BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adıyaman’da söylediği “Kan kanla yıkamakla temizlenmez” sözüne değer verdiklerini belirterek “Bu söyleminin arkasında dursun, politika üretsin ve CHP’nin politikası haline getirsin” diye konuştu.
ANKARA – BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, partisinin Meclis grup toplantısında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Herkesi derinden üzen, kaygılandıran zor günlerden geçildiğini, dört bir yandan ardı ardına çatışma ve ölüm haberleri geldiğini kaydeden Kışanak, “Toprağa düşen her bir canla birlikte, yaşadığımız acı ve üzüntü bir kat daha artıyor. Böylesi günlerde, her gün yeni can kayıplarının yaşandığı dönemlerde konuşmak, çok kolay bir şey değil. Bu tablonun vebalini taşıyanlar ise çok daha rahat konuşuyorlar. Türkiye hızla, kör bir savaşın içerisine sürükleniyor. Eğer hemen harekete geçilmez, bunun önü alınmazsa tıpkı 90’lı yıllardaki gibi içinden çıkılmaz bir hal alabilir” diye konuştu.
Son bir yıldan bu yana çözümsüzlük siyasetinin faturasının ağır olacağını anlatmaya çalıştıklarını ancak seslerini duyan olmadığını belirten Kışanak, ’barış, diyalog ve çözüm’ çağrılarını karşılıksız bırakan hükümetin Türkiye’yi savaşın eşiğine getirdiğini öne sürdü.
BAŞBAKAN’A TAŞERON TEPKİSİ
Hükümetin sorunu askere havale etme yaklaşımı içinde olduğunu kaydeden Kışanak, bugün yaşanan ölümlerin sebebinin savaşta, çatışmada ve şiddette ısrar olduğunu ifade etti. Kışanak, “Başbakan ‘Ne zaman Türkiye ayakları üzerinde dursa, dış güçler bunu engellemek için harekete geçmektedir’ diyor. Dış güçleri adres göstermek tekerleme haline dönüştü. Birileri taşeronluk yapıyor diye kendine sığınacak liman arıyor. Yıllardan beri iktidarlar bir ‘dış güçler’ masalı anlatarak, kendi çözümsüzlük siyasetlerine mazeret ürettiler. Aynı yola AKP Hükümeti de başvuruyor. O dış güçler dediğiniz devletlerle askeri anlaşmalar yaparak, bu çatışmaları derinleştiren bizzat siz değil misiniz? Heron uçaklarını İsrail’den, istihbaratı da ABD’den alan siz değil misiniz? Dış güçler, savaşmanız için size silah ve istihbarat desteği vermiyor mu? Genelkurmay Başkanı Heronları kullanabiliyoruz diyor. İsrailli personel çekilmiş gözüküyor. Demek ki bu savaşı yürüten personelin bir kısmı İsrail personeliymiş. Türkiye’nin çıkıp ‘kendi yurttaşlarımla savaşmayacağım, çekin elinizi üzerimizden’ desin. Bunu yapacak iktidara ihtiyaç var, taşeron edebiyatı yapan iktidara değil” diye konuştu.
“KİMİN KÖKÜNÜ KAZIYACAKSINIZ?”
AKP’nin 8 yıllık iktidarı döneminde Başbakan Erdoğan’ın bahsettiği silah tüccarlarına ne kadar para verdiğini açıklamasını isteyen Kışanak “son günlerde yine “kökünü kazımaktan” bahsedildiğini, tehdit, imha, intikam dilini kullananların sayısının her geçen gün arttığını kaydetti. Kışanak “Kimi yok edeceksiniz? Kimin kökünü kazıyacaksınız. Yok, etmeye çalıştığınız insanlar bu ülkenin yurttaşları değil midir? Eski Genelkurmay Başkanı ‘Bütün TSK’yla Kandil’e gitseniz yine ortadan kaldıramazsınız’ dedi. Bugün çözüm politikası üretme zamanıdır” diye konuştu.
“AÇILIM, ADLİYE KORİDORLARINDA SONA ERDİRDİ”
Başbakan Erdoğan’ın bir yıl önce açılım konusunda “Bedeli ne olursa olsun bu adımları atacağız” dediğini ancak bedel ödemek bir yana demokratik çözüm ve gerçek açılım isteyenlere bedel ödettiğini ifade eden Kışanak, KCK operasyonu ve iddianamesini hatırlatarak, “Bu iddianame baştan aşağı safsatayla, dedikoduyla hazırlanmış” dedi. Açılımla ilgili bir tek olumlu gelişme yaşandığını onun da Habur’dan gelen ‘barış grubu’nun serbest bırakılması olduğunu ancak gruptan 10 kişinin hafta başında tutuklandığını söyleyen Kışanak, “Orada tutuklanan aslında bu ülkenin barış umudu, çözüm umududur. Birileri bu halka barışı unutun, hapse attık diyor. Anlaşılan o ki, AKP Polis Akademisinde başlattığı açılım sürecini barış gruplarını tutuklayarak adliye koridorlarında sona erdirmiştir. Koordinatör Bakan Sayın Atalay, açılım için ‘Türkiye modelini oluşturacağız’ demişti. Gelinen noktada Türkiye modeli oluşmuştur. Bu modelin adı, dağdakini öldürme, ovadakini tutuklama, hapse atma modelidir. Böyle çözüm modeli oluşturamazsınız” diye konuştu.
BAHÇELİ’YE TEPKİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le dün Çankaya Köşkü’nde yaptığı görüşmeyi de gündeme getiren Kışanak, Cumhurbaşkanı’nın daha aktif bir tutum içinde olmasını istediklerini söyledi. Kışanak “Siyasi partilere de çağrıda bulunuyoruz, çözümün yeri parlamentodur. Bu parlamento sorumluluk almalı, kanı durdurmak için çaba ve çalışma içinde olmalı. Biz BDP olarak diyaloga sonuna kadar açık olacağız” dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terörle mücadele konusunda dile getirdiği önerileri eleştiren Kışanak, Bahçeli’nin Türkiye’yi 30 yıldır karanlığa mahkum eden politikaları çözüm olarak sıraladığını savundu.
Kışanak “Bir insanın oturup vicdan muhasebesi yapması lazım. Türkiye 80 yıllık cumhuriyet tarihinin yarısını OHAL, sıkıyönetim ve darbelerle geçirdi. Geldiğimiz nokta ortada. Bu yaklaşımdan ancak yine kan ve gözyaşı, katliam mantığı, çeteler, JİTEM’ler çıkar, devlet çürür, siyaset çürür. Siyaset belini doğrultamaz hale gelir” diye konuştu.
KILIÇDAROĞLU’NA DESTEK
Kışanak konuşmasında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adıyaman’da söylediği “kan kanla yıkanarak temizlenmez” sözüne destek verdi. Bu sözün eski DTP Genel Başkanı Ahmet Türk tarafından da dile getirildiğini hatırlatan Kışanak, “Bu söyleme değer veriyoruz, doğru olduğuna yürekten inanıyoruz. Ancak sayın Kılıçdaroğlu ana muhalefet partisinin lideri. Şimdiye kadar CHP, statükoyu korumak adına çözüm politikalarına engel oldu. Sayın Kılıçdaroğlu’na çağrımız; bu söyleminin arkasında dursun, politika üretsin ve CHP’nin politikası haline getirsin. Bu sözün ana muhalefet partisinin politikası olması gerektiğini düşünüyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu bir lider gibi davransın” dedi.
Radikal (ANKA)












Bu konu hakkındaki yorumunuz