Yargıtay 11. Ceza Dairesi, İlhan Cihaner’in Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde “Ergenekon terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla yargılandığı dava ile Yargıtay’daki davasının birleştirilmesine ve tahliyesine karar verdi. Cezavinden tahliye edilen Cihaner, “Yargıya güven kalmadığı söyleniyor. Böyle olmamalı. Bugün yaptığınız sıradan bir hareket yarın sizin karşınıza çıkma ihtimali, üstelik terör suçu gibi çıkıyorsa siyesette bunun adı faşizmdir” dedi.
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner’in “görevi kötüye kullanma,evrakta sahtecilik ve imar kirliliğine neden olmak” suçlamasıyla yargılandığı davaya Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nde devam edildi.
Davanın bugünkü duruşması, izleyicilerin çok olması nedeniyle Yargıtay Konferans Salonu’nda yapıldı.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Başkanı Ersan Ülker, Cihaner’in Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Ergenekon terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla yargılandığı dava ile “görevi kötüye kullanmak”, “evrakta sahtecilik” ve “imar kirliliğine neden olmak” iddialarıyla Yargıtay’da yargılandığı davanın birleştirilmesinin ardından duruşmaya verilen kısa aradan sonra ara kararı açıkladı.
Ülker, her iki dava dosyasının birleştirilmesinin ardından, birleştirilen dosyanın incelendiğini açıkladı.
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davada tutuklanan İlhan Cihaner, Recep Gençoğlu, Nedim Ersan, Ersin Erkut, Murat Yıldız, Sabri Barkın İnce, Kıvılcım Üstel, Şenol Bozkurt, Şinasi Demir ve Orhan Esirgen hakkında “isnatedilen suçlamaların tutuklama için tek başına yeterli olup olmayacağı gözetilmeden” tutuklama kararı verildiğini belirten Daire Başkanı Ülker, “dosyadaki hukuki bulgu ve belgeler gereği koşulları oluşmayan tutuklama kararının kaldırıldığını ve sanıkların koşulsuz tahliyelerine karar verildiğini” açıkladı.
Daire Başkanı Ülker, tüm sanıkların derhal salıverilmeleri için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına ve sanıklar hakkında adli kontrolu ygulanmasına yer olmadığına hükmetti.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, yargılama sürecinde Cihaner’in Erzurum’dayargılandığı dava dosyasının değişik aşamalarda istenmesine rağmen Yargıtay 11.Ceza Dairesi’ne göndermeyen Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi sorumluları hakkında yasal gereğinin yapılması için Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.
Cihaner: “Bunun adı faşizmdir”
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, bugün tutuklu bulunduğu Ankara Ceza İnfaz Kurumu’ndan 18.15 sıralarında tahliye edildi.
Yakınları ve kalabalık bir basın ordusu tarafından karşılanan Cihaner yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yer yer çok ağır hukuk ihlalleriyle özgürlüğümüz kısıtlandı. Duruşmalarda da belirtmiştim, ben hiçbir zaman kendimi tutuklu olarak görmedim. Bugüne kadar gerek insan hakları sözleşmesinin, gerekse anayasanın öngördüğü yetkili ve görevli mahkeme önüne çıkmamıştık. Bugün ilk kez çıktık.
Nitekim onlarda hukukun gereğini yaptılar ve ilk baştan itibaren yapılmaması gereken yanlışlar tespit edilip tahliye kararı verildi. Bu henüz devam eden süreç. Şimdiye kadarki süreçte en büyük zararın biz gördüğümüz halde, hürriyetimiz kısıtlandığı halde, yargıya olan güven kesinlikle sarsılmamalı.
Yargıya güven kalmadığı söyleniyor. Böyle olmamalı. Bugün yaptığınız sıradan bir hareket yarın sizin karşınıza çıkma ihtimali, üstelik terör suçu gibi çıkıyorsa siyesette bunun adı faşizmdir.”
Cihaner, ayrıca en kısa sürede görevine başlayacağınıda kaydetti.
İlhan Cihaner, Sincan Cezaevinden tahliyesinin ardından basın mensuplarının takibi üzerine, açıklamalarda bulundu.
İlhan Cihaner, gazetecilerin soruları üzerine, kendisini iyi hissettiğini belirtti. Bugün açıklanan kararın, “hiç yaşanmaması gereken büyük bir hukuki yanlışın düzeltilmesi” anlamına geldiğini ifade eden Cihaner, kararın, “şok edici, dramatik, dönüşüm ya da değişim sağlayan” bir karar olmadığını söyledi.
Hukukun yerini bulduğunu kaydeden Cihaner, “Ancak ülkemiz öyle bir hale geldi ki artık olması gereken bile sanki olağanüstü bir şeymiş gibi algılanmaya başladı. Onun için olağanüstü duygulanım yaşamadım” değerlendirmesinde bulundu.
“Erzurum’daki dosyanın niye gönderilmediğinin” sorulması üzerine Cihaner, bunların hepsinin hukuk içinde çözülebilecek şeyler olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Bir mahkemenin birleştirmek için incelemek üzere gönderdiği bir dosyayı, sadece Yargıtay için söylemiyorum, herhangi bir sulh hukuk mahkemesi Yargıtay’dan istese bile o dosya gönderilir. Üstelik bu birkaç kez istenip gönderilmeyince yüksek yargıçların da o yönde bir takdiri oldu. Müdafilerin de en azından bunun görevi ihmal olduğu yönünde tespitleri oldu. Bizim de o yönde başvurularımız oldu. O arkadaşların ne şekilde yorumlayarak işlerini icra ettiklerini bilmiyorum. Ama bizim bakış açımız bunun bir görevi ihmal olduğu, nitekim yüksek yargıçların da görüşü o yönde oluştu.”
Bir başka soru üzerine Cihaner, tutukluluk sürecini “kapatılma” olarak niteleyerek, bu süreçte vahim yanlışlar olduğunu ileri sürdü.
Gözaltına alınma anıyla ilgili sorular üzerine Cihaner, “çok dramatize edici özel şeylere cevap vermek istemediğini” belirterek, “yaşadığı sürecin en uç şeyleri bile insanın aklına getirdiğini” ifade etti.
Cihaner, “Babalar Gününde kızınızın yanında olacak mısınız” sorusunu, “Muhtemelen” diyerek yanıtladı.
Bundan sonra ailesiyle görüşeceğini belirten Cihaner, basın mensuplarının kendisini takip etmemesini istedi.
Cihaner, ayrıca tüm çözümleri hukuk içinde aramak ve yargıya güvenmek gerektiğini vurgulayarak, “Aksine çözüm sokaktır, şiddettir. Bunun için herkesin devam eden yargısal süreçlere saygılı olması lazım. Bu anlamda yurttaşlarımızın yargıya yönelik inançlarını yitirmemeleri çağrısını yapıyorum” diye konuştu.
6 askeri personele tahliye
Bu arada Erzincan’daki “silahlı terör örgütü” davasının Erzurum’da tutuklu bulunan sanıklarından, aralarında Kıdemli Albay Recep Gençoğlu’nun da bulunduğu 6 askeri personel tahliye edildi.
Erzurum Askeri Cezaevindeki resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Kıdemli Albay Recep Gençoğlu, Binbaşı Nedim Ersan, Üsteğmen Ersin Ergut ile astsubaylar Orhan Esirger, Şenol Bozkurt ve Murat Yıldız tahliye edildiler.
Tutuklu sanıklardan Ersin Ergut ve Orhan Esirger’in avukatı Yavuz Ertugay, cezaevi çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, tahliye için gerekli faksın ulaşmasının ardından, işlemlerin tamamlandığını belirterek, “Müvekkillerim kendilerine inanan, suçsuzluklarına inanan ve kendilerinden maddi, manevi desteklerini esirgemeyen TSK personeline, ailelerine ve dostlarına çok teşekkür ediyorlar” dedi.
Ardından tahliye edilen sanıklar, cezaevinin diğer çıkış kapısından minibüsle ayrıldılar.
Dava kapsamında MİT Erzincan Şube Müdürü Şinasi Demir’in de bulunduğu 3 MİT personeli de tahliye edildi.
İrticayla mücadele dosyası Erzurum’a gönderildi
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Daire’ye gönderdiği “irticayla mücadele eylem planı” dava dosyasının İstanbul’da duruşma gününün yaklaşması nedeniyle özel kuryeyle İstanbul’a gönderilmesinin kararlaştırıldığını açıklayan Ülker, birleştirme kararının bir örneğinin de Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek kayıtlara işlenmesine hükmetti.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, yargılama sürecinde Cihaner’in Erzurum’da yargılandığı dava dosyasının değişik aşamalarda istenmesine rağmen Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ne göndermeyen Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi sorumluları hakkında yasal gereğinin yapılması için Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dava dosyasında yer alan eksikliklerin tamamlanması ve istenen diğer dava dosyalarının gelmesinin beklenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.
Kararın ardından salonda bulunanlar, 11. Ceza Dairesi heyetini ve Cihaner’i alkışladı. Bazı kişiler de “Adalet budur” diye bağırdı.
Duruşmayı izleyenler, Yargıtay bahçesinde de bir süre bekledi, sloganlar ve alkışlarla kararı kutladı.
DAVA DOSYASININ 5 BİN KİLOMETRELİK YOLCULUĞU
Davanın dosyası, sürekli şehir ve mahkeme değiştirdi. Yargıtay’ın üç kez istediği dosya Ankara’ya gtimedi. Diyarbakır ve Erzurum’dan sonra bir kez daha İstanbul’a gönderildi. İşte cihaner dosyası’nın 5 bin kilometrelik yolculuğu.
Erzurum, İstanbul, Diyarbakır… Bu iller arasında mekik dokuyan çok önemli bir dava dosyası var.
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ile 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in yargılandığı silahlı terör örgütü davası. O dava dosyasının akıbeti yargıyı ikiye böldü. Dosyaya hangi mahkemenin bamacağı konusunda hukukçular arasında bile bir uzlaşma yok.
Karmaşanın sebebini anlayabilmek için başa en başa dönmek lazım. Tutuklu Başsavcı Cihaner iki davada sanık olarak yargılanıyor. İlki şahsi bir dava. Yani “görevi kötüye kullanma, evrakta sahtecilik ve imar kirliliğine neden olmakla” suçlanıyor.
Cihanerin hakkındaki diğer dava ise silahlı terör örgütü davası. Başsavcı, Erzincan’daki Ergenekon davasının 14 sanığından biri. “İrtica ile mücadele eylem planı”nın hayata geçirdiği iddiasıyla yargılanıyor.
Dosya adres bulamadı
Cihaner’in avukatı, iki dosyanın Yargıtay’da birleşmesini talep etti. Ancak bu talep bir türlü uzun süre karara bağlanamadı. Bağlanamadı, çünkü Yargıtay’ın Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi’nden istediği dava dosyası bir türlü Ankara’ya gönderilmedi.
Yargıtay’ın mahkemeye üç kez ilettiği talebe rağmen. Dosyanın yolculuğu bu taleplerle başladı, Erzurum İkinci Ağır Ceza Mahkemesi, Ergenekon dava dosyasını önce İstanbul’a gönderme kararı verdi.
Yargıtay dosyayı yine istedi, hatta Erzurum İkinci Ağır Ceza Mahkemesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu arada dava dosyanın itiraz nedeniyle Diyarbakır’a gittiği ortaya çıktı.
Yargıtay dosyayı bir kere daha istedi. Ama bir süre sonra Ankara’da beklenen o dosya, ikinci kez Diyarbakır’a gitti. Oradan da başladığı noktaya yani Erzurum’a yollandı. Son kararı veren Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi.
Mahkeme, davayla ilgili bir müştekinin yaptığı reddi hakim talebini karara bağladı. Reddi hakim talebiyle ilgili itiraz reddedildi. Dosya yeniden Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Erzurum’un gönderdiği dosya ise İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştı.
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz