Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Google ne kadar büyük olursa olsun bizi ilgilendirmez. Erişim engelini kaldırmak için herkes gibi aynı şekilde yargıya ve hukuka başvurması lazım.”
BTK Başkanı Tayfun Acarer: “Google, Youtube tarafından kullanılan IP’leri, IP havuzunda karıştırdı. Bu konuda bize ne bir yazı, ne bir faks ne de mail mesajı geldi.”
Telekomünikasyon İletişim başkanı Fethi Şimşek: “Bundan böyle kaç site yasaklandı, kaç siteye erişim engellendi bilgisini açıklamayacağız. Çünkü sayı verildiğinde farklı yorumlara yol açıyor”.
Engelli site sayısı: 6.071
Kahrolsun Google
Yaşasın sansür
Evvveeeeettt..
Aziz ve nezih Türk internet kullanıcıları. Ben “Internet Yasaklansın” diye yazdığımda şaka yapıyorum sandınız. Ama bakın görüyorsunuz, aklın yolu bir.
Ankara’daki demokrat görünüşlü, yasakçı arkadaşlar olaya yavaş yavaş girmeye başladı. Yakında Türkiye dışına kapalı, yurtiçinde de BTK’nın onayladığı özel sitelerle kamu kurum ve kuruluşlarının sitelerine ulaşma olanağı veren bir intranet’imiz olacak.
Zaten ne yapacaksınız google, facebook, youtube gibi sitelere girip de. Ben size o zaman da söyledim, heyecan arıyorsanız işsizlik rakamlarına bakın, Farmville’le vakit yitireceğinize Tarım Bakanlığı’na tıklayın, zinhar pornocuysanız bu zararlı alışkanlıktan kurtulmak için doğru Diyanet’in sitesine.
Yok ama, siz beni dinlemezsiniz. Hala yok Google yasaklanmış, Youtube’a girilemiyormuş. Bunlar azzzzzzzzzz bile azzzzzzzzzzz..
Aslına bakarsanız ben yukarıda alıntılar verdiğim devletimizin seçkin yöneticilerinin söylediklerine ilişkin gerçek görüşlerimi yazarsam, mazallah mahkeme mahkeme sürünürüm. Onun için sizin tahmin ettiğiniz gerçek görüşlerimi yazmıyorum.
Ayrıca bu yasakçı zihniyetin yüksek zihinsel faaliyetleri nedeniyle bedenleri aşırı oksijen tükettiği için, bizim gibi zavallı sıradan zihinlere oksijen kalmıyor. Bu nedenle son zamanlarda ben yeterli hızla düşünemiyorum. Eğer yazımda bazı hatalar varsa affedin beni.
Şimdi yasakçı önemli şahsiyetler için gerçek görüşlerimizi yazamıyoruz ama bunun tek nedeni, hakaretten mahkemelerde sürüm sürüm süründürülme korkusu değil. Aynı zamanda nereden başlayacağımızı da bilmiyoruz, bilemiyoruz.
“Efendim, şimdi her şey bir gaz ve toz bulutuydu” diye başlamak lazım. Ondan sonra da ciltler dolusu yazmak lazım. “Internet”in ne olduğunu, nasıl işlediğini, dünyayı nasıl dönüştürdüğünü bile anlayamayanlar var çünkü. Bilgisayar klavyesine dokununca kendini çağ atlamış sayanlar ancak ve ancak 19. yüzyıldan 20. yüzyıla atlayabilir. 21. yüzyıl bilgisayar klavyesine dokunmakla değil, zihniyet klavyesine dokunmakla olur.
Neyi mi kastediyorum?
Şimdi şuna bakın; Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım, “Youtube, Google Türkiye’de para kazanıyor ama vergi vermiyor” diyor.
Elbette her kazancın bir vergisi olmalı. İnternet üzerinden elde edilen kazançların vergisi meselesi o kadar büyük bir tartışma konusu ki, İngiltere bu konuda Google’a karşı yürüttüğü kavgada başarılı olamadı. Ama tabii onlar, Google’u yasaklayıp, sonra da “vergi bile vermiyor” demeyi akıl edemediler.
Ama ben size daha önemli bir soru sorabilir miyim? Türkiye’den Google çıkabilir mi? Ya Youtube bir Türk genci tarafından yaratılabilir mi?
Hayır yaratılamaz.. Çünkü biz çocuklarımızı, gençlerimizi yasakçı zihniyetlerle büyütürüz.. Büyüdüklerinde de sıradan vatandaş olurlarsa yasaklara boyun eğmelerini; yönetici, yetki sahibiyseler yeni yasaklar koymalarını bekleriz.
Sayın yöneticilerimiz,
İnternet üzerinden vergi geliri elde etmek mi istiyorsunuz?
O halde yasaklar getireceğinize, internetin önünü açın. Gençlerin kuracakları şirketlere kaynak aktarın.
Ama hepimiz biliyoruz ki öyle olmayacak.
Ya ne olacak: okuyun
Google’ın avukatı Gönenç Gürkaynak: “Bize ‘arama motoruna anahtar kelimenin verilmesi suretiyle belli konuların çıkmaması’ talebiyle geliniyor. Bu mümkün olan bir şey değil. Arama motorları içerik sağlayıcı kabul edilemez..”
Ahaaaaa… Şuna da bakın hele.. Eğer Sayın Gürkaynak yalan söylemiyorsa, Türkiye, Çin gibi Google’ı sansürlemek istiyor demektir. Google bunu kabul etmemek için koskoca Çin pazarından çekilme noktasına geldi.
Demek ki neymiş, olay hukuk falan değilmiş. Bu bir zihniyet sorunu. Bu bir algılama, yaklaşım sorunu. İfade özgürlüğü sadece kağıda basılan, ya da televizyon ekranlarında dile getirilen görüşler için değildir. Ki oralarda da ne kadar özgürlük olduğu ayrı bir konu.
Yazının sonunu bir önceki Internet Yasaklansın yazımdan bir alıntıyla bitirmek istiyorum.
“…yüreğimden gelen bir haykırışla büyüklerimize sesleniyorum; Türk gelenek ve göreneklerini tehdit eden, bu gavur icadı interneti toptan yasaklamak için ne duruyorsunuz? Vatan millet sizden hizmet bekliyor. Lütfen artık harekete geçin. Öyle tek tek kapatmakla olmaz. Sivrisinekleri tek tek avlayarak nereye varabiliriz? Hedefimiz bataklığı kurutmak olmalı. “
Internet toptan kapatılsın lütfen.. Yeter artık, her gün o site kapatıldı, bu site kapatıldı diye okumaktan fenalık geçiriyoruz. Bir seferde kapatın da siz sağ biz selamet olsun.
Not: Her konuda ahkam kesen bir çok insanın internet yasakları konusunda neredeyse hiçbir şey yazmadığına da dikkatinizi çekerim. Yahuu bu ülkede Google kapatılacak neredeyse.. Alooooo.. Bir yerlerde birileri var mı?
Not 2: Aslına bakarsanız benim en çok takıldığım konu Google, Youtube falan değil. Benim maaşını ödediğim bir takım adamların, beni bir salak olarak görüp, beni korumak için yasaklar getirmesine bozuluyorum. Aloooo sesim gelüüürr müü? Salak değilim ben. Vergi ve çocukların korunması meselesi ayrı, ama bir takım siteleri kapama hakkını kendinizde bulmanızdan nefret ediyorum.
Emin Çapa – CNN TÜRK Ekonomi Müdürü












Bu konu hakkındaki yorumunuz