Lider çıkışı!

Güngör Mengi

Kılıçdaroğlu halkın sesine ve içinden gelen sese uyarak adaylığını ilân etti.

Bu adımı atmak için başarıyı garanti altına almaya dönük bir tedbirlilikle hareket etmedi. Böyle davranmış olması, çıkışının değerini yükseltecektir.

Partinin geleceği için kariyerini tehlikeye atmıştır. Eğer başarılı olursa bu cesareti CHP’nin başına bir emanetçi değil, lider potansiyeli son derece yüksek bir siyasetçi getirecektir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladığı basın toplantısında ortaya koyduğu hedefler zaten siyasetin yükselen yıldızı olarak ona yakıştırılan beklentilerdi.

Eğer CHP’nin başına geçerse, halkın gerçekleşmesini talep edeceği vaatlerin merkezinde daima heyecanla izlenen bir lider olacaktır. İşte o sözler:

“Çalma, çırpma, korku ve baskı dönemini kapatıp yolsuzluk yapanlardan hesap sormalıyız.

İşsizlik ve çaresizliği yeneceğimizi haykırarak halka umut vermeliyiz.

Önümüzdeki seçimlerde iktidara gelebilmek için gerekli olan hazırlıkları zaman kaybetmeksizin başlatmalıyız.”

Kurultay’ın namusu…

Şartlar değişim için fazlasıyla olgunlaşmıştı.

Kılıçdaroğlu’nun cesaret göstermesi CHP’nin dar bir oligarşi kontrolünde “umutsuz vaka” olmadığını kanıtlama zemini yaratmıştır.

Partinin ağır topları, meclis grubunun büyük çoğunluğu Kılıçdaroğlu’nun adaylığına destek vermiştir.

Kılıçdaroğlu’nun Baykal yeniden dönmeye karar verse dahi adaylıktan vazgeçmeyeceğini söylemesi, “Biz ne olacağız tedirginliği” yaşayanları, mızıkçılık çıkarmanın artık hiçbir yarar getirmeyeceğine ikna edecektir.

Kılıçdaroğlu, kurultayın namusunu da kurtarmıştır.

Korku ve çıkar kaygıları ile bastırılmış olan demokratik aktivite hedefine doğru hareket edecektir.

Cumhuriyet değerleri ve kurumlarıyla kavgalı bir iktidar olan AKP’nin toplumda uyandırdığı baskı ve korkular, CHP’ye yeni bir kimlik kazandırmıştır.

Artık CHP laik demokratik rejimi tehlikede görenlerin buluştukları bir koalisyondur.

Üstün niteliklerine rağmen Baykal, bu koalisyonun tehdit unsurları ile paralel bir büyüme göstermesine imkân vermiyordu.

Baykal kumar oynuyor.

Kılıçdaroğlu çözümü, halkın özlemleri ile partinin buluşmasını önleyen sebebi ortadan kaldıracaktır.

Birlik, bütünlük nutuklarının anlam taşıması için Baykal yönetiminin taraf olduğu kavgalar ve kopuşlara da dönüp bakmak lâzım.

Sarıgül’ün anketlerde kendini göstermesi Genç Parti tecrübesini tekrar yaşamak sonucu doğurursa günah kimindir?

CHP’deki lider değişikliği bu ayrılıkları sebepsiz bırakacaktır.

Keşke Deniz Baykal kendisine atfedilen seçkin nitelikleri kanıtlayabilseydi. O zaman “Onursal Genel Başkan” rolü daha çok yakışırdı kendisine.

İstifa ettiği halde dönüşünü tezgâhlamaya uğraşan yandaşlarını itiraz etmeden izlemesi ve “Baykal dönmeli” açıklaması yapan MYK’yı sessiz kalarak desteklemesi kumardır.

Böyle bir maceranın başta kendisi olmak üzere kimseye hayrı dokunamaz.

Kılıçdaroğlu’na gönül koymasın. Çünkü tarih kendini tekrarlıyor.

Halkta oluşan umut, liderlerin iradesini her zaman aşıyor: Ecevit İnönü’ye, Mesut Yılmaz Özal’a, Tayyip Erdoğan Erbakan’a rağmen lider oldular.

Nehrin önüne çıkmasın.

Kendini sakatlamasın.

CHP’nin ve Cumhuriyet’in kendisinden yararlanma hak ve imkânlarına zarar vermesin.

gmengi@gazetevatan.com

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE