Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker‘in Anayasa değişikliği ile ilgili olarak, ”Biz inandıklarımızı söyleyeceğiz” sözüne yanıt verdi: “Yargının ‘inandıklarımızı söylemeye devam ederiz’ demeye hakkı yok.” Başbakan, Van’da CHP lideri Deniz Baykal’a yapılan yumurtalı saldırıda adı geçen Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in de dava açacağını söyledi.
Erdoğan, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’ya hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Anayasa teklifinin imzaya açılması
– Meclis tarihinden örnek vermeme gerek yok. Muhalefetin bazı hastalıkları, sıkıntıları var. Onları giderelim istedik. Arkadaşlarımız daha fazla imza toplayarak ve metinde küçük de bir değişiklik yaparak sıkıntıları giderdiler.
– Teklifte sadece, askeri idari mahkeme ile ilgili orada değişiklik var, çok fazla değil.
– Ben ve kabinedeki arkadaşlarımız imzalarını atttı.
Baykal’ın ‘televizyonda tartışalım’ önerisi
– Biz bu tür münazaraları lisede yaptık. Gençlik yıllarımızı değerlendirdik. Bazı siyasiler bunu şimdi gerçekleştirmek istiyor. Biz tadımız aldık. Böyle bir tadı da onlara tattırmak istemiyoruz. Görevimiz ağır. Yapacak işlerimiz var. Fazla vaktimiz yok.
Baykal’a Van’da yapılan yumurtalı saldırı
– İsmi geçen arkadaşımız Hüseyin Çelik konuyla ilgili dava açacak. Bizim teşkilatımız ve gençlik kollarımız bu tür saldırılara girmez. Ama CHP’nin geçmişinde bunlar var.
– Bana da bu tür saldırılar olmuştur. Her yerde bu tarz saldırılar oluyor. Kendi hemşerilerimin olduğu yerde bu tür bir saldırı olmuştur bana. Onların içinde de bunlar var onun için beyefendinin bu kadar rahatsız olmasına gerek yok. Masalarda ve fikirle çözülmeli bunlar.
– Muhalefet gündemi takip etmekten bitap düşmüş durumda. Anayasa değişikliği sadece bir tanesi. Bugün Bosna’ya yarın Fransa’ya gidiyorum. Sonra ABD’ye gideceğim. Bizi takip edemiyorlar. ABD’ye gideceğimize kılıf uyduruyorlar. Vagonlar böyledir. lokomotif de yoluna devam eder.
Balyoz soruşturmaları ve Yargıtay Başkanı Gerçeker’e yanıt
– Bu bir yargı süreci, yargı sürecinde olan olaylar bizim haklılığımızı çok açık net ortaya koyuyor. Niçin HSYK üzerinde bu anayasa değişikliğinde bu tür bir yaklaşımın olduğunu herhalde daha iyi görüyor anlıyorsunuz ve yargının bazı yaklaşım tarzını gayet iyi görüyorsunuz. Örneğin, yargı kalkar da ‘biz inandıklarımızı söylemeye devam edeceğiz’ derse bu çok tehlikeli bir yaklaşım tarzıdır. Yargının ‘inandıklarımızı söylemeye devam ederiz’ deme hakkı yok. İnandıklarınızı değil, anayasanın size tanımladığı alan içerisinde ne konuşmanız gerekiyorsa onu konuşma hakkına sahipsiniz.
– Bu noktada konuşma alanı en geniş olan siyasidir. Siyasi daha geniş alanda konuşması gerekir. Onun bile konuşma alanı ne ile belirlenmiştir? Yine anayasa ve yasalarla belirlenmiştir. Peki bunu kim takip ediyor? Bunu da yargı takip ediyor. Her şey bu kadar açık net ortada. İnandıklarımızı söylemeye böyle bir hak verilmiyor anayasa bu işin çerçevesini belirlemiş, yasalar çerçevesini belirlemiş, yasama için de bu bellidir, yürütme için de bu bellidir, yargı için de bu bellidir. Biz şu anda böyle bir sürece girmiş olan bu konulara bizim herhangi bir müdahalemiz söz konusu zaten olamaz. Biz bağımsız ve tarafsız, bakın bunun altını çiziyorum, bağımsız ve tarafsız bir yargının işlemesini bekliyoruz. Olay budur ve bunun her zaman destekçisiyiz.
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz