Kılıçdaroğlu yine belgelerle vuracak

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri e.V davasını Almanya’da ve Türkiye’de yakından takip ettiklerini belirterek, “Önümüzdeki hafta ilginç bazı belgeleri açıklayacağım. Islak imzalı belgeler, öyle diyelim” diye konuştu.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Gazetecilik Topluluğu’nun davetlisi olarak Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansta konuşan Kılıçdaroğlu, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, bir öğrencinin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın halkın isteklerini yerine getirip getiremediğini sorması üzerine “Bunu bilemem, buna karar verecek olan halk. Her siyasal parti lideri iktidar olmak için halkın beklentilerine uygun politikalar oluşturmak zorundadır. 600 yıllık Osmanlı geleneğini yıkmak zorundayız. ‘Padişahım gel bizi kurtar’ geleneğinden kurtulmak ve kurumlara önem vermek zorundayız. Siyasal partiler de kurumdur. Siyasal partiler kurum olarak ortaya çıkar ve kurum kültürünü yerleştirebilirlerse ‘padişahım gel bizi kurtar’ söyleminin dışına çıkmış olurlar” cevabını verdi.

Kılıçdaroğlu, “Örneğin Özal vardı, Anavatan vardı. Demirel, Tansu Çiller vardı, gitti. Neden? Siyasal partiler kurum kültürü içinde oluşmadığı ve bir kişiye endekslendiği için. O kişi gidiyor ve parti bitiyor. Her alanda kurum kültürü oluşturmamız lazım” dedi.

Deniz Feneri e.V davası ile Ergenekon davasındaki gelişmelerin sorulması üzerine Kılıçdardoğlu, Deniz Feneri e.V. davasının mahkemenin aldığı gizlilik kararı gereğince hukuka uygun olarak yürütüldüğünü belirterek, Ergenekon davasında aynı şeyin söz konusu olmadığını söyledi.

Parti olarak Deniz Feneri e.V davasını Almanya’da ve Türkiye’de yakından takip ettiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Önümüzdeki hafta ilginç bazı belgeleri ben açıklayacağım. Islak imzalı belgeler, öyle diyelim. Ergenekon davası siyasallaştırılmıştır. Hukuka aykırılıklar çok var. Pek çok insan hapiste, fakat neden hapse atıldıklarını onlar da bilmiyor. Yargı üzerinde müthiş baskı var” diye konuştu.

Genel başkan olmak isteyip istemediğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Benim genel başkanlık gibi bir niyetim yok. Bunu çok samimi olarak söylüyorum. Bir kişi ‘ben genel başkan olacağım’ demekle genel başkan olamaz. Bu, farklı bir şey. Halkın beklentisi, partilerin ve kitlelerin desteği olmalı. Lider olmak farklı bir olay” dedi.

CHP’nin uzlaşmaya karşı bir parti olarak gösterilmesinin ve AK Parti ile arasındaki kutuplaşmanın, her iki partinin de işine yarayıp yaramadığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şu cevabı verdi: “İktidar her yerde söylüyor. ‘Biz ne yapıyorsak CHP hep itiraz ediyor’ diye. Yandaş medya da bunu böyle söylüyor. Halkın belleğinde sürekli karşı çıkan bir parti konumunda gösterilmek isteniyoruz, oysa böyle değiliz. Doğru varsa doğruyu destekliyoruz. Yanlışsa yanlışa da karşı çıkacağız. Bizim dünya görüşümüz ve felsefemiz var. Devlet ayakkabı üretmesin ama Telekom’u da satmasın. Telekom stratejik bir alan. Bunun üzerine söylemlerimizi geliştiriyoruz. Kutuplaşmanın, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisinin işine çok geldiğini biliyoruz. O tuzağa zaman zaman düşüyoruz. Bu tuzağa düşmememiz gerekir diye düşünüyorum.”

CNN TÜRK

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE