3 gizli tanık 2 farklı iddia

Erzincan davasındaki gizli tanıklar Ankara’da ortaya çıktı.

1– CHP’li milletvekilleri gizli tanıkların ifade değiştirmeleri için aktif olarak devreye girdi.

2– Ortada bir tezgah var. Tanıklar kullanılarak CHP işin içine çekilmeye çalışıyor

3’üncü Ordu Komutanı Saldıray Berk ve Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in de aralarında bulunduğu 14 kişi hakkında Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan davanın gizli tanıkları önceki gün Ankara’da ortaya çıktı. Gizli tanıkların Ankara ziyareti sırasında CHP Milletvekili Erol Tınastepe’yle ve bir gazetenin muhabiriyle görüştüklerine ilişkin haberler, bazı gazetelerde ve internet sitelerinde gizli tanığın yüzü görülmeyecek şekilde fotoğraflı olarak yayınlandı.CHP’li milletvekillerinin gizli tanıklara ifadelerini değiştirmeleri yönünde baskı uyguladıkları ve menfaat sağlama vaadinde bulundukları iddia edildi. Erzurum Özel Yetkili Savcılığı’nca, “İfade değiştirebilecekleri belirtilerek bir an önce mahkemece dinlenmesi” istenilen tanıkların Ankara’ya gelişleri, karşılıklı ididalarla muammaya dönüştü. Bu haberlerde gizli tanıkları ifade değiştirmeye zorlamakla suçlanan CHP’liler ise, iddiaları “bilinçli bir tezgah” olarak nitelendirdiler.

’Mahkemede ifade verin’

Erzincan davasındaki gizli tanıkların Ankara’da kendisiyle görüştüklerini doğrulayan Tınastepe şöyle konuştu: “2 gün önce Erzincan’dan kendini daha önceden de tanıdığım bir seçmenim beni aradı. Ankara’ya geldiğini, görüşmek istediğini söyledi. Ankara’yı çok iyi bilmediği için Kızılay’da buluştuk. Olayı hiç yadırgamadım çünkü seçim bölgemden benim çok misafirim gelir. Buluştuğumuzda yanında başka kişiler de olduğunu gördüm. Onları göstererek ’Bu arkadaşlar davanın gizli tanıkları. Seninle özel birşey görüşmek istiyorlar’dedi. Bir yere oturduk konuştuk. Bana ’İfadelerimizi baskı altında aldılar. Emniyet tarafından olsun, savcılık tarafından olsun sürekli baskı altındayız. Bu baskıdan kurtulmak istiyoruz. Erzincan’da yeniden ifade vermek istedik, kimse ifademezi almak istemedi. Erzurumda, Erzincan’da bu baskıdan kurtulmanın yolu olmadığı için Ankara’ya geldik. Hukukçularla görüşüp bir yol çizmek istiyoruz bize yardımcı olur musun?’dediler. Ben de, ’Hukukçu arkadaşlarla görüşüp bilgi alayım, size haber veririm’dedim. Yanlarından ayrıldım. Avukat arkadaşlarla görüştüm, sonra beni arayan arkadaşa, ’Ben hukukçu arkadaşlarla görüştüm. Mahkeme günü belli, en doğru olanı gidip mahkemelerine herşeyi anlatmaları. Başka birşey yapmalarına gerek yok diyorlar. Sen arkadaşlara bunu söyle’dedim. O telefon konuşmasından sonra da ne arkadaşımla ne de o gizli tanıklarla bir başka görüşmem olmadı. Halen Ankara’dalar mı yoksa memlekete döndüler mi onu da bilmiyorum. Çünkü beni arayan arkadaş hep farklı farklı telefonlardan aradığı için kendisiyle irtibat kurmam da mümkün olmadı.”

’Demek ki takipteler’

CHP’li Tınastepe tanıkların Ankara’da gizlice çekilen ve ’Sonsayfa’adlı sitede yayınlanan fotoğraflarla ilgili olarak şöyle konuştu: “Madem bunlar takip ediliyor demek ki bilinçli olarak Ankara’ya gönderilmişler. Yani bu haberlerden, fotoğraflardan olayın içine CHP’yi de katma çabası açıkça ortaya çıkıyor. Belli ki emniyet bunları yönlendiriyor. Polis belli ki bazı meyda organları ile işbirliği içinde. Bu olay benimle, partimle ilgili bir olay değil ki niye gizli tanıklara ifade değiştirmeleri için baskı yapayım. Ne yetkimiz ne hakkımız var buna. Bunu savunmak CHP’nin işi değil ki.”

’Nasıl gizli tanıksa herkes tanıyor’

Erzincan’da “gizli tanık Munzur” ile görüşmesi nedeniyle iddiaların odağındaki bir başka isim olan CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ise şunları söyledi: “Otel restoranında gazeteciler, il teşkilatımızdan yöneticiler ile birlikte kahvaltı yaparken, birisi geldi. ’Özel birşey konuşmak istiyorum’deyince, hemen yan masaya geçtik. Can güvenliğinin olmadığını söyledi. ’Savcıya, polise başvur’dedim. Güvenmediğini söyledi. Ben de ’Yanında avukatla git, problem olmaz’dedim. Eğer bana Osman Şanal ile ilgili birşeyler anlatmak isteseydi dinlerdim O’nu. Ama abuk sabuk konuşunca, kendisine iş konusunda bir yardımım olamayacağını söyleyip, görüşmeyi bitirdim. 20-25 kişi olayın bu şekilde gerçekleştiğine şahittir. O görüşmede bu kişi bana ’İsmim şu, gizli tanığım’gibi bir açıklama yapmadı. Ama 2 saat sonra Erzurum Havaalanı’na gittiğimde 2 yerel televizyon muhabiri yanıma geldi. ’Gizli tanıkla görüşmüşsün’dediler. Eğer bütün gizli tanıklar bunun gibiyse, vay benim köse sakalım. Ortada hukuk diye birşey kalmadı.”

Bu fotoğrafları kim çekti?

Gizli tanıkların Ankara ziyareti sırasında CHP Milletvekili Erol Tınastepe’yle ve bir gazetenin muhabiriyle görüştüklerine ilişkin haberler, bazı gazetelerde ve internet sitelerinde fotoğraflı olarak yayınlandı. Fotoğraflarda gizil tanıklar, Ankara otobüs terminalinde dolaşırken ve banklarda otururken görülüyor.

Savcı, ‘Tanıklar ifade değiştirebilir’ demişti

HSYK tarafından “özel yetkileri” elinden alınan Savcı Osman Şanal’ın yerine görevlendirilen Cumhuriyet Başsavcı Vekili Taner Aksakal’ın imzasını taşıyan iddianamenin ana eksenini Erzincan, Can, Hazar, Taha, Kalem, X, Göyne, 1, Ethem, Çatalarmut, Munzur, Efe olmak üzere toplam 12 gizli tanığın ifadesi oluşturdu. Gizli tanıklara uygulanan baskı iddialarını iddianamenin satır aralarında sürekli vurgulayan Savcı Aksakal, iddianamenin sonunda şu notu düşmüştü: “Gizli tanıklar üzerindeki ifadelerini değiştirmelerine yönelik baskılar devam ettiğinden, soruşturma dosyasında önemli yeri olan gizli tanık delillerinin kaybolma olasılığı bulunduğundan ve mevcut delillerin şüpheliler hakkında dava açmaya yeterli şüphe oluşturduğundan, yargılamanın selameti açısından büyük önem arzetmesi nedeniyle mahkemenizce bu tanıkların en kısa süre içerisinde dinlenmesi gerektiği düşünülmüştür.”

Cihaner: ‘Tanıklar ikna edildi’

Gizli tanık ifadeleri üzerine tutuklanan Cihaner, yaptığı açıklamada, telefonlarının dinlendiğini ve kendisiyle irtibatlı olan gizli tanıkların bu sayede deşifre edilerek kendisi aleyhinde ifade vermek için ikna edildiğini öne sürmüştü.

İddianame gizli tanık ifadelerine dayanıyor

Şenol Komutan ‘savcının evine silah koy’ dedi

Ankara’ya gelen gizli tanıklar arasında olduğu ileri sürülen Munzur, Erzurum Özel Yetkili Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede şu ifadeyi vermişti:

“Erzincan İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevliyken geçen yıl Kahramanmaraş’a tayini çıkan Astsubay Şenol Bozkurt, samimiyetimiz belli bir seviyeye gelince söz arasında İliç Savcısı Bayram Bozkurt ile tanışıp tanışmadığımı sordu. Ben de savcı beyin iş yerime gelip gittiğini söyleyince, Şenol komutan bana ’Bizi savcı beyle tanıştırır mısın? Bunun için bize ortam hazırlar mısın’dedi. Bunun üzerine organize ettiğim bir gün İliç Savcısı ile Şenol Komutan ve ekibini buluşturdum, beraber okey oynadılar. Bu şekilde tanışmış oldular. Aradan bir süre geçtikten sonra Şenol komutan benden bir masa donatmamı isteyerek, ’İliç Savcısı’nı mutlaka çağırmanı istiyorum’demesi üzerine, İliç savcısını telefonla arayıp davet ettim. Savcı bey içeri girdiğinde Şenol Komutan’ın yanındaki bayanlarla beraber oturduğunu görünce bana ’Bunlar kim?’diye sordu. Ben de ’Savcım bu bayanları Şenol Komutan getirdi. Sizinle tanıştıracakmış’dedim. Bunun üzerine Savcı Bey Şenol Komutanın yanına hiç uğramayarak durumdan rahatsız olduğunu belirtip iş yerimden ayrıldı. Ortamlı hazırladığım sırada Şenol Komutan bana bir kalem kamera vererek ’Savcı Bey geldiğinde onun bayanlarla olan ilişkisini bu kalem kamerayla çekeceksin’dediği için üzerimdeki kalem kamera ile Savcı Beyi karşılamıştım. Ancak Savcı Bey ortama girmeyince çekim işi de ortada kaldı. Ayrıca plan gereği Savcı Bey bayanlarla benim hazırlamış olduğum ortamda birlikte olup eğlenseydi ilerleyen saatlerde benim daha önceden ayarlamış olduğum eve götürecektik ve Şenol Komutan’ın daha önceden bana vermiş olduğu siyah renkli 14’lü diye tabir edilen tabancayı da savcı beyin eğleneceği evdeki çekyatın bir kenarına bırakmamı söyledi. ’Biz, sen silahı koyduktan ve savcı bayanlarla eğlenmeye başladıktan sonra oraya operasyon yapacağız ve savcıyı fuhuştan dolayı alacağız, ayrıca ruhsatsız silah bulundurmaktan da işlem yapacağız’demişti.”

‘Mühimmatı koymazsan öldürürüz’

GİZLİ TANIK ’ERZİNCAN’: “Ben Erzincan’da okurken Murat isimli bir MİT mensubu, Nurcu Kurdoğlu Grubu’nun cemaat evi ile Gülen Cemaati’ne ait bir koleje silah ve mühimmat koymamı teklif etti. Bu iş karşılığında bana 800 bin TL vereceğini söyledi. Ben reddedince beni Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’le tanıştırdı. Savcı bana kendini Hüseyin olarak tanıttı ve ’Sen niye abilerini dinlemiyorsun, dediklerini niye yapmıyorsun, ailen var, enişten var, kardeşlerin memur, yaptığın hata onların hepsinin hayatına mal olabilir, bu işin içerisine giren herkes mezara kadar bizimle gelir, önemli olan senin deşifre olmaman, seni emniyet de biz de tanıyoruz, bizimle görüştüğünü kimsenin bilmemesi lazım, cemaatte gelişmeler nasıl, kaldığın yerde askerler var mı?’ dedi.

‘Yüzünü değiştiririz 10 bin lira veririz’

GİZLİ TANIK X: ” Ersin Üsteğmen Çatalarmut barajında mühimmat bulunduğunu söyledi. Olay yerine Emniyetin jandarmadan önce gittiğini, bu olayda bir film olduğunu bildirdi. Benim Erzincan Başsavcısına ’Gölde bulunan mühimmatları Erzincan polisinin daha önce bana ’Sana mühimmat verelim bir yere at biz de sonra gidip bunu bulalım’dediklerini söylememi teklif etti. Ancak kabul etmedim. Ersin Üsteğmen ’Mühimmatın polis tarafından konulduğu izleniminin verilmesi için benim ’gizli tanık’yapılacağımı söyleyince, ’Benim çoluk çocuğum var’dedim. Ersin üsteğmen bana ’Seni alay komutanıyla görüştüreyim. Senin yüzünü değiştiririz. Estetik ameliyat yaptırırız. Sana is buluruz. 10 bin TL para veririz’dedi

5 bin sayfalık ek klasörler kopyalanıyor

Erzincan davasında Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan delil ve gizli tanık anlatımlarının yer aldığı ek klasörler pazartesi günü sanık avukatlarına teslim edilecek. 14 klasörlük belgelerin fotokopilerinin çekilmesine başlandı. 2 Numaralı Ağır Ceza Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü’nce; sanık avukatlarına dağıtılmak üzere hazırlanan 14 klasörde gizli tanık anlatımları, yapılan aramalarda elde edilen deliller, ses kayıt dökümleri, kriminal yazışmalar ile sanıkların savunmaları yer alıyor. 14 ek klasörde yaklaşık 5 bin sayfanın yer aldığı belirtildi. Fotokopi işlemlerinin tamamlanmasının ardından önümüzdeki pazartesi günü öğleden sonra ek klasörlerin avukatlara dağıtılacağı bildirildi. Bu arada özel yetkileri HSYK tarafından alınan Osman Şanal, tutuklu bulunan Başsavcı İlhan Cihaner’in avukatı Turgut Kazan’ın bir konuşmasında, “Erzurum’da bir ’militan’ın dosyayı kaçırması olayı var” sözlerinden dolayı suç duyurusunda bulundu.

Kaynak : Vatan

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE