Yargıda deprem! Hükümetten sert açıklama

Adalet Bakanı Sadullah Ergin

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, HSYK’nın Erzincan özel yetkili Cumhuriyet Savcılarının yetkilerini kaldırma kararıyla “yetki gaspı yapmak suretiyle yargı sistemini kaosa sürükleyecek bir tutum sergilediğini” bildirdi.

Yargıda gerilim sürerken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i kabul etti. Başbakan Erdoğan’ın Ankara Subayevleri semtindeki konutunda gerçekleşen kabul, yaklaşık 45 dakika sürdü.

Başbakan Erdoğan bu görüşmeden sonra bakanlar, parti yöneticileri ve milletvekilleriyle bir araya geldi. Başbakanlık Resmi Konutu’ndaki toplantı saat 17.50’de başladı ve saat 21.00’da sona erdi.

Toplantıya, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ve AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik katıldı.

Adalet Bakanı’ndan sert açıklama

Bütün bu gelişmelerden sonra kameralar karşısına geçen Adalet Bakanı Sadullah Ergin, HSYK’nın yargısal görevleri bulunmayan idari bir kurul olduğunu belirterek, “İdari bir kurul olan HSYK’nın bu denetimi yapmaya kalkışması çok açık bir yetki gaspıdır. Anayasa ve yasalara tamamen aykırı bir hukuksuzluktur” dedi.

Ergin, Adalet Bakanlığı toplantı salonunda Müsteşar Ahmet Kahraman ile düzenlediği basın toplantısında, HSYK’nın bugün aldığı kararlara ilişkin basın açıklamasını okudu.

Yargıtay ve Danıştay başkanları ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının peşpeşe yaptığı açıklamaların ardından “üstlendikleri sorumluluk ve görevleri gereği mevcut gelişmeler karşısında daha fazla sessiz kalınamayacağını” belirten Ergin, kamuoyunu bilgilendirmek için açıklama yapma zarureti doğduğunu kaydetti.

Anayasa’nın 159. maddesinde ve 2461 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 4. maddesinde HSYK’nın görev ve yetkilerinin açıkça sayıldığını ifade eden Ergin, hakim ve savcılar ile mahkemlerin yargısal faaliyetlerinin denetiminin yargı mercilerine bırakıldığını anımsattı.

“HSYK’nın böyle bir görev ve yetkisi yoktur” diyen Ergin, şöyle konuştu: “HSYK yargısal görevleri olmayan idari bir kuruldur. Hakim veya savcı, hakim veya mahkeme kararlarına karşı kanun yollarına başvurma hakkı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya katılana aittir. Bunlardan herhangi birinin müracaatı olmaksızın, süreçte yargısal denetimi yapmakla görevli mercilerin bile bu denetimi yapması mümkün değil iken idari bir Kurul olan HSYK’nın bu denetimi yapmaya kalkışması çok açık bir yetki gasbıdır. Anayasa ve yasalara tamamen aykırı bir hukuksuzluktur.

Hiçbir yargısal görevi bulunmayan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun bu konuyu görüşmek üzere toplanarak, HSYK’nın yaptığının doğru olduğuna dair karar alması da yasal dayanaktan yoksundur, ihsası rey niteliğindedir, yargılama faaliyetine müdahale anlamını taşımaktadır. Danıştay Başkanı’nın görev alanıyla ilgili olmayan bu konuyla ilgili yaptığı açıklama bu yanlışlara katkı vermek anlamına gelmektedir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının devam eden yargısal bir faaliyetten dolayı siyaset kurumunu sorumlu tutmak anlamına gelen açıklamasının da kabul edilmesi mümkün değildir. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında yapılan arama, gözaltına alma ve tutuklama kararları üzerine yasada bu konuda hiçbir yetkisi ve görevi olmayan HSYK, aldığı kararla yürütülmekte olan soruşturmaya müdahale etmiş, doğrudan taraf olmuş, yetkisini aşmış, bağımsız yargının işleyişine engel olmuş, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve sonuçlandırılmasını tehlikeye sokmuştur.”

Yargıtay ve Danıştay’a tepki

Ergin, HSYK’nın bugün aldığı kararları ve Yargıtay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Danıştayın konuyla ilgili yaptıkları açıklamaları eleştirdi.

HSYK’nın aldığı kararla yürütülmekte olan soruşturmaya müdahale ettiğini söyleyen Ergin, “Bu ve benzeri girişimleri Adalet Bakanlığı olarak yargı bağımsızlığına büyük bir darbe olarak görüyoruz. Yargının bağımsız ve tarafsız şekilde görevini yapması engellenmiş, bu sürece dahil olanlar görevlerinden alınmak suretiyle diğer görevlilere açıkça gözdağı verilmiştir” diye konuştu.

Yürütülen soruşturma kapsamında ilgililerin hukuk ihlali yapıldığı yönündeki varsa itirazları ve başvurularının çözüm yerinin HSYK değil, bu işle görevlendirilen mahkemeler olduğunu ifade eden Ergin, bu yönde yapılan itirazın ilgili mahkemece reddedildiğini anımsattı.

Ergin, şöyle konuştu: “HSYK, soruşturmanın tamamlanmasını beklemeksizin ve varsa hukuk ihlallerini araştırma gereği duymaksızın ve hangi somut verilere ve dosyalara dayanarak böyle bir karar aldığını da açıklamaksızın yetki gasbı yapmak suretiyle sürece çok vahim bir müdahalede bulunmuş, yargı sistemini kaosa sürükleyecek bir tutum takınmıştır.

Yetkileri değiştirilen Cumhuriyet savcılarının hakim tarafından verilen kararları yerine getirdikleri göz ardı edilmiştir. Savcıların yaptıkları işlemlerin yetki ve görevleri kapsamında kaldığı mahkeme tarafından da kabul görmüştür. Bu durumda Cumhuriyet savcılarına atfedilen suçun ne olduğu ve bunu ne şekilde işlediklerinin de yine kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir.”

“138. madde ihlal edildi”

Ergin, HSYK tarafından alınan karar ve yapılan açıklamalarla Anayasa’nın 138. maddesindeki “Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz” hükmünün ihlal edildiğini, hakim ve savcılara yargısal süreçle ilgili müdahalede bulunulduğunu söyledi.

Anayasa’nın bu hükmünün sadece yürütmeyi ve bu anlamda bakanlığı değil aynı zamanda yüksek mahkemeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını ve HSYK’yı da bağladığını vurgulayan Ergin, şöyle devam etti: “Bu bağlamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan basın açıklamasında ‘Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Habur, Erzincan ve Erzurum adli yargı çevrelerinde yargıyı yıpratan, yargıya olan güveni sarsan adli tahkikatlar incelemeye alınmıştır…’ şeklinde değerlendirmelere yer verilerek, bu konuya ilişkin hiçbir yetkisi ve görevi olmadığı halde doğrudan bu makamca da HSYK gibi soruşturmaya müdahale etme girişiminde bulunulmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve HSYK’nın açıklamaları ve bu konuda aldığı kararlar TCK’nın 288. maddesindeki ‘Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hakim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi …. cezalandırılır’ hükmü uyarınca adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs girişimidir. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılıkları ve tedbir kararlarını veren mahkemeler yüksek mahkemelerin ve HSYK’nın ağır baskısı altına alınmıştır. Bu şartlar altında bağımsız ve tarafsız bir yargılama yapmak son derece zorlaşmıştır.”

Şemdinli örneği

Bakan Ergin, HSYK’nın Şemdinli olaylarına ilişkin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı hakkında verdiği meslekten çıkarma kararının Avrupa Birliğinin Türkiye hakkında düzenlediği ilerleme raporlarında “yargıya ağır baskı” olarak nitelendirildiğini belirtti.

Ergin, aynı konunun yine Avrupa Birliği adına düzenlenen Türk Yargısının İşleyişine İlişkin İstişari Ziyaret Raporlarının sonuncusunda yargıya yönelik “iç tehdit” olarak değerlendirildiğini ifade etti.

Adalet Bakanı Ergin, açıklamasını şöyle tamamladı: “HSYK ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yargılama sürecine yaptığı bu müdahaleden sonra yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından yargı reformunun acilen hayata geçirilmesi zorunluluğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bakanlığımız, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yargı bağımsızlığı ile hakimlik ve savcılık teminatının ihlali anlamına gelebilecek her türlü girişimlere karşı herkesin hukuk sınırları içerisinde kalması için gerekli uyarılarını yapmaya devam edecektir.”

Soruları cevaplandırdı

Bakan Ergin, Adalet Bakanlığında düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir soru üzerine Ergin, Başbakanlık Resmi Konut’taki görüşmede, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yapısının değiştirilmesi konusunun değerlendirilmediğini söyledi.

Bakan Ergin, “19 Şubat Cuma günü yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısına bu konu taşınacak mı?” sorusu üzerine, Milli Güvenlik Kurulu toplantısının gündeminin belirlendiğini ve o gündem üzerinde çalışılacağını ifade etti.

Ergin, “Ama gündem dışı bu konuyu gündeme getiren üye olursa ayrıca değerlendirilir” dedi.

HSYK kararının Erzurum’a tebligatının yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Ergin, kurulun aldığı karara karşı itirazlarını dile getirdiklerini ifade ederek, “Ama ortaya çıkan bir karar var ve bu kararın yasal gerekleri de yapılacaktır” diye konuştu.

Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman’ın yarın yapılacak HSYK toplantısına katılıp katılmayacağı sorusuna Ergin, “Biz kuruldaki çalışmalarımızı aksatmadan devam ettiriyoruz” yanıtını verdi.

Bir gazetecinin, “Müsteşar katılmasa Kurul bu kararı alamazdı, neden katıldı?” şeklindeki sorusu üzerine Ergin, şunları söyledi: “Bizim çok net açık muhalefetimiz var bu konuya. Bu karar yargı bağımsızlığını gerçekten sonuna kadar zorlayan bir karar olmuştur. Maalesef tarih de bu kararı ayrıca bu boyutuyla ayrı değerlendirecektir. Van Savcısıyla ilgili karar nasıl ki bugün beş sene sonra hala Türkiye’nin önüne getirilen bir konu ise üzülerek ifade edeyim ki bu karar da Türkiye’nin önünde yargı bağımsızlığın ihlali olarak çokça önümüze çıkacak maalesef konulardan bir tanesi haline gelmiştir.”

“Savcı ve hakimler üzerinde ciddi bir baskı oluşturulacak”

Bakan Ergin, “Bir hukukçu olarak Erzurum’da yürütülen bu soruşturmadan artık bir sonuç çıkmasını bekliyor musunuz?” sorusuna, “Devam etmekte olan bir soruşturmayla ilgili alınan bir tedbir kararından sonra kurulun bu tasarrufu bundan sonra bu dosya, bu tahkikat üzerinde görev yapacak savcı ve hakimler üzerinde ciddi bir baskı oluşturacaktır. İzan sahibi, vicdan sahibi hiçbir aklı selim sahibi kişi bu gerçeği yadsıyamaz, inkar edemez diye düşünüyorum” yanıtını verdi.

HSYK toplantısına Müsteşar Kahraman’ın neden katıldığı sorusunun yinelenmesi üzerine Ergin, şunları kaydetti: “Bizim dönemimizde müsteşarımızın katılmadığı bir toplantı olmamıştır. Kurul çalışmalarında biz gerekli itirazlarımızı gündeme getiriyoruz. Sonuna kadar da yargı bağımsızlığı ve hakimlik teminatının çiğnenmemesi noktasında yaz dönemi kararnamesinde de belli girişimler olmuştu biliyorsunuz. O zaman da devam etmekte olan soruşturmaların hakim ve savcılarının bir şekilde hizaya getirilme anlamına gelecek, ibret olsun diye yapılacak bir takım tasarrufların Türk yargısına yapılacak en büyük haksızlık ve müdahale olacağını ifade etmiştik.”

Bakan Ergin, “HSYK kararının yargı bağımsızlığına müdahale olduğunu belirttiniz. Erzincan Başsavcısı Cihaner, HSYK’ya gönderdiği savunmasında, İsmailağa cemaati ile ilgili soruşturma kapsamında Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in kendisini aradığı ve bazı şüphelilerin bırakılması yönünde talimat verdiği bilgisi basında yer aldı. Bu da yargıya müdahale olarak algılanamaz mı?” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Yargılama aşamasındaki olayların, efendim ‘yetkisi vardı yoktu, Erzincan, Erzurum yapacaktı, Yargıtay yapacaktı’ gibi değerlendirmeler, hukuki değerlendirmelerdir. Onların içeriğine hiç girmedim dikkat ederseniz. Burada yapılan yargılama faaliyetinden dolayı kurulun bu süreç devam ederken bu soruşturmada görev almış tüm savcıların yetkilerini kaldırmak suretiyle yapmış olduğu müdahaledir.

Diğer sorunuza gelince de Sayın Başbakan Yardımcımızın yapmış olduğu o arama kendisi de ifade etmiştir, o süreçte bilgi alma mahiyetinde bir müracaattır, girişimdir. Onun ötesinde yargılama faaliyetine yapılacak hiçbir müdahaleyi, baskıyı tasvip etmemiz, kabul etmemiz mümkün değildir. Bunu zaten bizzat Başbakan Yardımcımız da ifade etmiştir.”

“(Yargı reformunun acilen hayata geçirilmesi gerekli) dediniz. Bununla ilgili bir takvim var mı?” sorusu üzerine Ergin, “Hükümet çalışmaları içerisinde ayrıca değerlendiriyoruz. Orada bir sonuç çıkması halinde sizinle onu ayrıca paylaşacağım” dedi.

Ergin, “Yarın ki HSYK toplantısına siz veya Müsteşar katılacak mı?” sorusuna, “Haftalık bizim mutat toplantılarımız Salı ve Perşembedir. Yarın da perşembe, o mutat toplantı devam edecektir. Kurul çalışmalarına müsteşarımız her zamanki gibi iştirak edecektir” yanıtını verdi.

TEPKİLER

CNN TÜRK muhabiri Sema Ecer’e konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Adalet Bakanı Ergin’in açıklamalarıyla ilgili olarak, “Vahim bir durum, hukuk ayaklar altına alınıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Baykal, detaylı açıklamaları yarın saat 11.00’de yapacağı basın toplantısıyla duyurucağını açıkladı.

“Hukuk devletine karşı bir eylem” diyen Baykal, savcının tutuklanmasını yetki gaspı olarak yorumladı.

HSYK’nın aldığı kararın doğru olduğunu savunan Baykal, “tarikatlara dokunursan sonun böyle olur mesajı verilmeye çalışıyor” görüşünü savundu.

CNN TÜRK’e konuşan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkan Vekili Kadir Özbek, Sadullah Ergin’in sert açıklamalarını “esef verici” olarak değerlendirdi. Başkan Vekili Özbek, “Adalet Bakanı Sadullah Ergin kamuoyunda yanlış algı yaratmaya çalışıyor” dedi.

Özbek, “Kendisi de hukukçu olan Adalet Bakanı’nın tüm yargı camiasını çok ağır şekilde, isnat altında bırakacak şekilde açıklama yapması üzüntü vericidir” diye konuştu.

Özbek, HSYK’nın yaptığı her işin gerekçesi olduğunun altını çizdi.

Bakanın açıklamalarına yönelik ağır itham var değerlendirmesi yapan HSYK Başkanı Özbek’in yarın geniş çaplı bir açıklama yapması bekleniyor.

CNN TÜRK’e konuşan CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay “Bakan’ın açıklamaları talihsizdir, Başbakan’la görüştükten sonra yargıyı teslim almak için yeni bir süreç başlattılar. Yürütmenin yargıya müdahalesedir. Yargıyı AKP’lileştirmenin ifadesidir bu, hazin bir tablodur. Kurumlar arası çatışma had safhaya ulaşmıştır. Yargı reformu konusunda Meclis’ten destek alamazlar” dedi.

Programa katılan emekli askeri hakim Ümit Kardaş ise “Bu aşamadan sonra yürütülen soruşturmanın sağlıklı sonuca ulaşması mümkün değildir” dedi. Kardaş’a göre HSYK’nın meşruiyeti sorgulanıyor.

Tutuklanan İlhan Cihaner’in avukatına göre ise “Kendimizi koyu karanlığın içinde bulmamak için yapılanın tekrarlanmasına engel olmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

Bu arada konuyla ilgili olarak Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da yarın saat 12.00’de basın açıklaması yapacağını açıkladı.

CNN TÜRK

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE