“Ergenekon” soruşturması kapsamında, darbe iddialarıyla ilgili ifadeye çağırılan 2004 yılının Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman, Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek savcılıkça serbest bırakıldı. Örnek, Yalman ve Fırtına suçlamaları reddetti.
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde saat 10.00’da başlayan ve öğle yemeği için verilen yarım saatlik aranın ardından devam eden ifade verme işlemi, saat 21.00 sıralarında sona erdi.
Emekli Oramiral Özden Örnek’in ifadesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı, Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz ve Fikret Seçen, emekli Orgeneral İbrahim Fırtına’nın ifadesi Cumhuriyet Savcısı Murat Yönder, emekli Orgeneral Aytaç Yalman’ın ifadesi de Cumhuriyet Savcısı Ercan Şafak tarafından alındı.
“Ergenekon” soruşturması kapsamında savcılıkta ifade veren 3 eski kuvvet komutanı serbest bırakıldı ve komutanlar adliyeden ayrıldı.
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinden eski kuvvet komutanlarının özel araçlarıyla ayrılmaları sırasında polis yoğun güvenlik önlemleri aldı.
Emekli Orgeneral İbrahim Fırtına’nın avukatı Hasan Fehmi Demir, gazetecilere yaptığı açıklamada, “şüpheli” sıfatıyla sorgulanan müvekkilinin, savcılıkta kendisine yöneltilen iddiaları reddettiğini söyledi.
Gazetecilerin, “Savcının Fırtına’ya nasıl hitap ettiği” sorusuna Avukat Demir, “Paşam dediler” yanıtını verdi.
Eski kuvvet komutanlarının adliyeden ayrılmasının ardından, sorgulamayı gerçekleştiren Cumhuriyet savcıları ile sorgulamaya katılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı da adliyeden ayrıldı.
Çolakkadı, adliyeden ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün kendisi de dahil Cumhuriyet savcılarıyla birlikte 3 eski kuvvet komutanının ifadesini aldıklarını ve eski kuvvet komutanlarının serbest kaldıklarını söyledi.
Gazetecilere bir şeyi açıklamak istediğini ifade eden Çolakkadı, “Az önce bir TV kanalında, ‘başsavcıvekili ile sohbet ediyorlar’ denildi. Öyle bir şey olmadı. 3 ayrı yerde ifadeler alındığı için, ifadesi bitenler benim sekreteryada oturup, sonucu beklediler. Son kişi de bitince işlemlerini yaptık. Biz içeride değerlendirme yaptık, onlar dışarıdaydı. Yani öyle sohbet yok. İfadelerini aldık, biliyorsunuz. Bekleniyordu ve serbest bıraktık” dedi.
“Eski kuvvet komutanlarının hangi suçtan sorgulandıkları” sorusunu Çolakkadı, “Suçları soruşturmanın sonunda tam olarak anlaşılır. Ama özü bu. Bildiğiniz günlüklerle ilgili sorgulamaydı esası. Başka sorularımız da var. Bunun dışında ifadenin içeriğine giremeyiz, o kısmı gizli. Günlüklerle ilgili şüpheli olarak sorguladık. Başka bilgilerimiz de var tabii. Bu soruşturmada başka bilgileri de sorduk, ama bunları açıklayamayız. Soruşturma devam ediyor” şeklinde yanıtladı.
CNN TÜRK’e konuşan Özden Örnek’in avukatı Dinçer Eskiyerli, Örnek’in eski beyanlarına paralel ifadeler verdiğini ve günlüklerin kendine ait olmadığı ifade ettiğini söyledi.
Eskiyerli, “Gayet rahat bir şekilde ifade verdik ve ayrılıyoruz. Darbe günlğkleri diye iddia edilen belgelerle ilgili sorular soruldu.
Delil yetersizliği nedeniyle mi serbest bırakıldığına dair birşey söylemek için erken. Şüpheli olarak ifade verdi. Komutan gibi eski duruşlarını segilediler. Bundan sonraki gelişim hakkında savcılar karar verecek. Günlüklerin içeriğine dair sorular vardı” dedi.
Bu arada, Görüntü almaya çalışan gazeteciler ile polis ekipleri arasında arbede yaşandı.
Savcı Öz: “Pijamalarınızla gelin”
Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz, ifadeye çağırılan eski kuvvet komutanlarına sözlü tebligat yapmadığını söylemişti.
Milliyet gazetesindeki habere göre Savcı Öz, “Ben kimseyi aramaya tenezzül etmem. Tebligat yazılı yapıldı” ifadesini kullandı.
Ergenekon savcısı, kuvvet komutanlarının adliyeye gidiş saati ile ilgili soruya da “Pijama ve uyku tulumlarınızla gelin” cevabını verdi.
“Ayışığı”, “Yakamoz”, “Sarıkız” ve “Eldiven” darbe günlüklerinin sahibi olduğu iddia edilen Oramiral Özden Örnek, hakkındaki iddiaları kesin bir dille yalanlamıştı.
2003-2005 yılları arasındaki dönemi kapsayan günlükler, 29 Mart 2007’de Nokta dergisinde yayımlanmıştı.
Gazeteciler komutanların sorgusunu CNN TÜRK’e değerlendirdi
Milliyet gazetesi yazarı Fikret Bila: “Mahkemeye sevkedecek yön bulamadı savcılar. Dolayısıyla tanık sıfatına yakın bir işlem yapılmış gibi yorumlanavbilir. Özden Örnek’in verdiği ifade önemlidir. Günlüklerin kendine ait olmadığını daha önce söylemişti. Aynı ifadeyi yine verecekti…”
Hürriyet gazetesi yazarı Tufan Türenç: “Günlüklerin komutanlara ait olduğuna dair bir delil yok. Ama bu savcıları tatmin etmedi. Günlükler Özden Örnek’e ait dediler… Bu ifadelerin alıması çok iyi oldu. ‘Bunların üzerine gidilemiyor mu?’ soruları giderildi. Bu defteri kapamak lazım. İnsanların huzurunun bozulmaması lazım. TSK’yı rencide edici şeyler bunlar. Bu orduya muhtacız. TSK’yı bu kadar rencide edersek bu ülkenin sokaklarında dolaşamaz hale geliriz.”
Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu: “Örnek, günlüklerin kendine ait olmadığını söylüyor ama daha önce de ‘başıma birşey gelmesin diye yok ettim’ demişti. Yargı kararını verecektir. Bu süreci kimse kesmemeli. Kafes planı var… Korku filminin bin beteri… Bunların gerçeklik payı olup olmaması yargıyla ortaya çıkacak. Bırakılmaları suçsuz oldukları anlamına gelmez, suçlu oldukları anlamına da…”
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol: “Türkiye’de hiç kimsenin dokunulmazlığı olmamalıdır. Yargı gerçeği ortaya çıkarmalıdır. Bu açıdan baktığımızda komutanlar ifade vermesi doğaldır. Bu sürece kimse müdahale etmemelidir. Ancak görülen bu davada bir bilgi karartılması, kamuoyunun yanıtılması gibi bir dönemi yaşıyoruz. Davanın önündeki en büyük engel budur. Bilgiler basına servis ediliyor… Askerlerin de dokunulmazlığı yoktur. Sıra politikacılar geçmiştir. Hakkında dosya olan bütün milletvekilleri aklanma hakkını kaçırmamalıdırlar.”
Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk: “(İfadeye çağrılmalrı) Biraz gecikmiş gibi görünüyor. Daha önce olmalıydı. Hiçkimsenin demokratik ülkede suç işlemeye hakkı yoktur. Bu suç işlenmiş anlamına gelmez. Tutuklama kararı verilmemiş. Her ifade verenin tutuklanması gerekmez. Suç işlendiğine dair kuvvetli deliller olması gerekir. Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlüklerin Örnek tarafından tutulduğu kanıtlanmalı ve bu tek başına da yeterli omayabilir. Başka deliller de bulunmalı.”
Milliyet gazetesi yazarı Taha Akyol: “Darbe günlükleri iddiaları ve bu belgeler tek başına tutuklama için yeterli değil. Demek ki darbe günlüklerini doğrulayan başka deliller elde bulunmamaktadır ve bu nedenle tuuklama talebinde bulunulmadı.”
CNN TÜRK’ün yayınına katılan eski DGM Savcısı Mete Göktürk, “Komutanların iddialar hakkında ifade vermeleri normaldir” dedi.
Milliyet gazetesi yazarı Hasan Cemal: “Günlüklere bakılınca darbe planları görülüyordu. AK Parti 2002’de tek başına iktidar oldu. Anlaşılan o ki o tarihlerde düğmeye basıldı. Hükümetin ayağını kaldırmaktı amaç. Ergenekon ile gelinen bir yer var. Özden Örnek darbe iddialarını kabul etmedi. Ancak Hilmi Özkök bunun aksini iddia etti. Öylesine açık ki her şey. Türkiye’de asker ne kadar hukukun içine çekilirse o kadar yere basar.”
Milliyet gazetesi yazarı Tufan Türenç: “Komutanların ifadelerinin alınmasını olumlu buluyoruz. Ortada bir suç varsa açığa çıkarılmalı. Neyin doğru olduğuna inanmak güç. Günlüklerin gerçek olmadığı bile söyleniyor. Darbe hazırlığı yaptığı iddia edilen 3 komutanın söyleyecekleri önemli. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök gayet açık, dürüstçe bu duyumları ben de aldım araştırdım ama somut bir şey bulamadım.
Defteri kapattık dedi. Ama o defterler yeniden açılıyor. Ben Hasan Cemal gibi düşünmüyorum. O çok önyargılı. Suçlular cezalarını çeksinler istiyor. Duygusal ve önyargılı olmamak lazım. İçeride suçsuz 2.5 yıldır yatan insanlar var. İddianameler saçma sapan. Sami Selçuk bile söyledi. Ben böyle iddianame görmedim diyor. Bu dava bitmez. Orduyu yıpratmak kimseye yarar getirmez. Ordunun içinde ters bir şeyler varsa onu hukuk çerçevesi içinde ele almak gerek. Ortada Ergenekon diye bir örgüt var mı onu incelemek lazım önce. Ben bu davanın bu kadroyla Türkiye’ye fayda getireceğine inanmıyorum.”
Gazeteci yazar Saygı Öztürk: “Bir gecede askere yargı yolu açıldı. Ben Özden Örnek ile 2 gün önce konuştum. Hukuka olan bağlılıklarını iletti. ‘Herkes bana küfürler etti ama ben ağzımı kapadım ve konuşmadım’ dedi. ‘Ben o günlükler bana ait değil dediysem öyledir. İçim son derece rahat. Kendime güveniyorum’ dedi. Bundan sonrası önemli. Cumhuriyet savcısı ya takipsizlik kararı verecek ya da dava devam edecek. Bu süreç normal ama gecikmiş bir durum. Darbe iddialarıyla ilgili hiçbir komutanın bilgisine başvurulmaması ilginçtir. Demek ki planlı programlı bir sistem hazırlandı geceyarısı yasasıyla. Bana göre önce Örnek’in iafedsi alınacak. Çünkü darbe günlükleriyle suçlanıyor.”
Hürriyet gazetesi yazarı Cüneyt Ülsever: “Şimdiye kadar bu insanlara hiç dokunulmayacağı genel kanıydı. Bugün bu kırılıyor. Çok ağır iddialar var. Suçlu olup olmadıklarını söyleyecek ne yetkim var ne de haddim. Ama konunun mahkemeya taşınması önemli. Darbe yapanlara soru sorulacak mı merakla bekliyorum.”
Radikal gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan: “Bu çok geç kalınmış bir karar. Ne sıfatla çağırıldıkları bile belli değil. Soruşturmanın geç de olsa başlamış olması önemli.”
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz