DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, “Güvenlik güçleri, DTP’ye karşı adeta ‘derslerini alsın’ gibi bir mantıkla yaklaşırlarsa, bu ülkede kargaşanın doğmasına neden olurlar” dedi. Türk, “Bu saldırılar devam ederse, biz bunu kabul etmeyeceğiz. Biz Türkiye’nin her yerinde kendimizi koruyabiliriz. Ama böyle bir yol açılırsa, bunun sonu nereye gider, bunu düşünmek lazım” diye konuştu.
Türk, Aydın Osman Yozgatlı Mahallesi’ndeki Aymek Kavşağı’nda DTP Aydın İl Başkanlığı tarafından düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, demokrasi mücadelesinin büyük bir emek ve bedel istediğini, bugüne kadar özgürlük, barış, kardeşlik için büyük bedeller ödediklerini ve omuz omuza, yürek yüreğe mücadelelerini sürdüklerini söyledi.
Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesinde mutlaka başarıya ulaşacağına inandığını, çünkü haklı olduklarını ve taleplerinin de meşru olduğunu öne süren Türk, “Halkımız bugüne kadar inkarcı, asimilasyoncu siyasetlere, anlayışlara, operasyonlara karşı hiçbir zaman taviz vermedi. Başını her zaman dik tuttu” diye konuştu.
Ahmet Türk, barışın, kardeşliğin, Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözümünün tartışıldığı bir dönemde, Türkiye’de ırkçı, milliyetçi bir mantıkla karşı karşıya olduklarını öne sürdü.
“Kürt halkı-Türk halkı…”
“Bugün iktidar partisine baktığımızda, sorunun çözümü adına getirdiklerinin tamamen boş bir proje olduğunu yavaş yavaş görmeye başladık” iddiasında bulunan Türk, “Bu konuda görüşlerimizi açık bir şekilde ortaya koyduk. Barışa ‘Evet’, kardeşliğe ‘Evet’, çözüme ‘Evet’ ama tasfiyeye ‘Hayır’ diyoruz. Tasfiye mantığına ‘Hayır’ diyoruz. Bu mantık, tamamen bir tasfiye mantığıdır. Biz başından beri Kürtler olarak, barışı esas alıyoruz. Bizim Türkiye halkı ile bir sorunumuz yok. Türk kardeşlerimizle bir sorunumuz yok. Biz Türk halkının da özgürleşmesini, demokrasiye kavuşmasını istiyoruz. Kürt halkının talepleri, Türk halkına zarar veren talepler değildir. Tam tersine Türk halkının daha da özgürleşmesine ve demokrasiye kavuşmasına dair taleplerdir” diye konuştu.
DTP’nin sorunun çözümünü sağlamaya yönelik her türlü çabanın için olduğunu savunan Türk, Abdullah Öcalan’a “Sayın” diye hitap ederek PKK’nın ve Öcalan’ın bu süreçteki rollerinin yok sayılmasıyla sorunun çözülmeyeceğini iddia etti.
Önemli bir süreç içinde olduklarını ve bu sürecin barışa çevrilmesi için çaba gösterdiklerini, dua ettiklerini dile getiren Türk, “Bin yıldır birlikte yaşamış, kader birliği yapmış halkların artık kardeşçe, özgürce yaşaması için koşulların yaratılması için çaba gösteriyoruz. Amacımız budur” dedi.
Mitingde, DTP milletvekilleri Akın Birdal, Sırrı Sakık, Özdal Üçer ve Sevahir Bayındır da hazır bulundu.
Turgutlu’da sert konuştu
Ahmet Türk, Aydın’daki ziyaretlerinin ardından, Manisa’ya geçti. Manisa’ya Turgutlu üzerinden gelen Türk ve bazı DTP milletvekillerini, ilçe girişinde partililer araç konvoyuyla karşıladı.
Manisa’ya kadar konvoyla devam eden partililer, daha sonra il içinde Nurlupınar ve Horozköy’de konvoy halinde tur attı.
Geniş güvenlik önlemlerinin aldığı turun ardından Ahmet Türk ve beraberindekiler, Manisa il örgütü tarafından düzenlenen toplantıya katıldı.
DTP Genel Başkanı Türk, gazetecilere yaptığı açıklamada, dün İzmir’de DTP konvoyunda yaşanan olayla ilgili şunları söyledi: “Böyle bir hassas dönemde, gereken hassasiyeti göstermemiz lazım. Tabi devlet güçlerinin, polislerinin o alanda müdahale etmemesi, orada çoluk, çocuk, yaşlı, kadın demeden yapılan saldırıları, ‘öldürün’ diye bağırmalarına rağmen polisin suskun kalması ve polise ‘niye müdahale etmiyorsun’ diye oradaki insanlar tepki gösterince müdahale etmek. Güvenlik güçleri, yani bu kadar gayri ciddi, bu kadar Demokratik Toplum Partisi’ne karşı adeta ‘derslerini alsın’ gibi bir mantıkla yaklaşırlarsa, bu ülkede kargaşanın doğmasına neden olurlar. Bunu da çok iyi bilsinler.”
Türk, partisinin Manisa Atatürk Spor Salonu’nda düzenlediği toplantıda, konuşmasına Kürtçe başladı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne kadar görülmemiş derecede önemli, önemli olduğu kadar tehlikeli ve umutlu bir süreçten geçtiğini bildiren Türk, Türkiye’de geçmişte Kürt ve farklı kimliklerin inkar edildiğini söyledi.
Ana dilde eğitimin bir halk için vazgeçilmez bir talep olduğunu kaydeden Türk, “Eğer Kürtçe, bir eğitim dili olmazsa, bu dilin kamusal alanda bir işlevi olmazsa, bu dilin yaşama, gelişme şansı var mıdır? Yoktur” diye konuştu.
Türk, Kürtlerin bu ülkede Türk halkının değerlerine karşı olmadığını belirterek, “Özgürlük, var olma mücadelemiz halka karşı değil. Biz başından beri halkların kardeşliğini savunuyoruz. Olumsuzlukların ortadan kalkmasını istiyoruz” dedi.
“Kendimizi koruyabiliriz”
Kürt halkının düşüncesini, iradesini yok sayarak, Kürt sorunun çözülemeyeceğini kaydeden Türk, sorun çözülmek isteniyorsa, bütün aktörlerin görülmek zorunda olduğunu kaydetti. “Dünyada hiç bir sorun, muhatapları dışlanarak çözülmemiş” diyen Türk, DTP’nin halkın oylarıyla parlamentoya geldiğini, Kürt sorununun çözümü için muhatap olduğunu söyledi.
İzmir’de parti konvoyuna yönelik girişime de değinen Türk, partilileri provokasyonlar konusunda uyardıklarını belirterek, “Bu saldırılar devam ederse, biz bunu kabul etmeyeceğiz. Biz Türkiye’nin her yerinde kendimizi koruyabiliriz. Ama böyle bir yol açılırsa, bunun sonu nereye gider, bunu düşünmek lazım. Yarın farklı alanlarda, farklı bölgelerde diğer liderler böyle bir şeyle karşılarsa gerçekten üzülürüz. Türkiye’de kardeş kavgasını getirmiş oluruz” diye konuştu.
Herkesi hassas davranmaya çağıran Türk, Türkiye’nin gelişmek ve değişmek zorunda olduğunu ifade etti. Türkiye’deki farklı kimliklerin ve kültürlerin, bu ülkenin zenginliği olduğunu kaydeden Türk, tarihi gerçeklerin araştırılması gerektiğini söyledi.
Yaşananların açığa çıkması için gerçekleri araştıracak bir komisyonun oluşturulması gerektiğini de bildiren Türk, “Elbette Türkiye’de sağlıklı bir yaklaşım gösterirsek, inanıyorum ki bu sorun 3 ay içinde çözülür. 3 ay sonra da gerçekten bu tartışma ve şiddet ortamı, silahlar Türkiye’nin gündeminden kalkar. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Bu ülkede barışı isteyen tek partiyiz” diye konuştu.
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz