Kürt açılımının TBMM’deki genel görüşmelerinde muhalefet liderlerinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan cevaben bir konuşma yaptı. Erdoğan’ın, “Bu açılımın sonunda rant kapıları kapanacak olanlar var. Bunlar tabii ki bu sürece karşı çıkıyorlar. Hatta şehitler gelsin de daha fazla bağıralım diyenler var” sözleri üzerine CHP salonu terk etti. MHP’li bazı vekiller bu sözler üzerine ayağa kalktı, Erdoğan “MHP’ye güle güle” dedi ama Bahçeli salondan çıkmadı.
Atatürk’e atıf
– Atatürk’ün en büyük başarılarından biri her türlü farklılığı TBMM çatısı altında, ardından vatandaşlık paydasında birleştirmektir. (Bu sözlerin ardından Atatürk’ün Meclis’te vekillere hitap ettiği, kökenlere de atıf yapılan sözlerinden alıntı yaptı)
– Türkiye’nin en önemli sorunlarını Meclis’te konuşmak zorundayız. Bu Meclis 89 yıl öncesinin gerisine düşemez. Hükümet kendini anlatmasın diye çaba sarfetmek doğru değildir.
Yurtta sulh, cihanda sulh
– Atatürk kin gütmemiş, intikam hissi içinde olmamış, küsmemiş. Tam tersine işgalci ülkelere Kurtuluş Savaşın’nda gereken cevabın verildiğini düşünerek yeni bir dönem başlatmıştır. Yurtta sulh, cihanda sulh demiştir. Yurtta sulhu tesis edemeyenler, cihanda sulhu tesis edebilir mi? Bunu başarmak lazım. Bizim anlayışımız bu.
– Eğer bizi eleştiren anlayış o dönemde olsaydı ne Kurtuluş Savaşı, ne Lozan olurdu, ne Cumhuriyet ayakları üzerinde doğrulurdu. Emin olun; bu anlayış Türkiye’ye de karşı gelir, ayak diretirdi.
Hayali tehditler
– Düşman üretmek değil, dost kazanmak anlayışındayız.
– Kimse bu Meclis’e birşey dayatamaz. Bu Meclis’e yıllarca hayali tehditler dayatıldı. Dış güçlerin talimatlarıyla. Büyük Ortadoğu Projesi gibi ifadelerle. İçinde ne olduğunu sorsanız bilmezler. Belgeye, bilgiye bağlı olarak konuşamazlar çünkü o kapasiteleri yok. Bu ülkenin enerjisi varolmayan tehditler nedeniyle israf edildi.
Meclis’teki protesto
– Vatandaşlarımızı siyasette tutarlılık istiyor. İzleyici tribünlerine eli tutularak getirilenler olursa bunlar Meclis’in asaletiyle bağdaşmaz.
Sadece Kürt sorunu değil
– Açılımı sadece Kürt sorunu olarak algılamak yanlıştır. Bu milli birlik ve beraberlik projesi. Öncelikli sorun terörle mücadele. Ziya Gökalp döneminde projeler geliştirilmiş.-
– 25 yıldır devam eden terör meselesine statükocu, ezberini değiştirmeyen bir anlayışla çözemeyiz. Menfaatimiz varsa devam ettirelim ama görüyoruz ki yok.
– Bu açılımın sonunda rant kapılar kapanacak olanlar var. Bunlar tabii ki bu sürece karşı çıkıyorlar. Hatta şehitler gelsin de daha fazla bağıralım diyenler var.
Küçümseme mantığı
– Farklılık zenginliktir, renktir. Gökkuşağı ne kadar güzelse, farklılık da o kadar güzel, etkilecidir. Bu ülkenin dağlarını Ağrı, Munzur, Kaçkar, Erciyes, Uludağ’ı döşeyen onbinlerce çiçek farklı renkleri, kokuları, güzellikleriyle bizi mest eder. Hepsinin kökü bu topraktadır. Bunu benim grubuna sormaya kimsenin hakkı yoktur.
– Kürt vatandaşıma birisi şu Kürt, Laz vatanşu Laz der. Bu tür ifadeleri yakıştırmak bile yanlış. Burada bile küçümseme mantığı var.
Güneydoğu’da AKP oyları
– Güneydoğu ve Doğu’da aldığınız oylar ortada. Sizin bölge partisi olduğunuz ortada. Benim milletim size niçin oy vermiyor? Biz oralarda birinci partiyiz. Dışlamak, ayrımcılık bizim anlayışımızda yok. Halepçe’de hayatını kaybedenlerin acısını duyan bir milletiz.
Ayşe Hanım-Fatma Hanım
Bu Meclis askerde oğlunu kaybeden Ayşe Hanım’a da dağlarda oğlundan haber bekleyen Fatma Hanım’a birşeyler söylemek zorunda. Birileri kinine kin katarak büyümemeli.
İkinci, üçüncü sınıf insan
– Bir çocuk bebek anne babasının ırkından olduğu için dışlanabilir mi, eleştirilebir mi, ötelenebilir mi? Bu insanlar ikinci, üçüncü sınıf insan muamelesi görebilir mi? Bizim güvenlik güçlerimiz 25 yıldır terörle mücadele ediyor. Sonuna kadar da edecek.
Sizin hiç yavrunuz öldü mü?
– Sizin hiç köyleriniz boşaltıldı mı, tarlalarınız yasak bölge ilan edildi mi, geceyarısı kurşun yağdırıldı mı, malınız, mülkünüz alındı mı, sizden haraç toplandı mı, köy yollarınıza mayın döşendi mi? Analar tabii ki ağlayacak diyenler sizin hiç oğlunuz, yavrunuz öldü mü?
Dersim’i savunanlar
– Dersim’de olanları savunanları ben insanlık noktasından nasibini almamış olarak değerlendiriyorum.
AK Parti-PKK benzetmesi
MHP’nin bizi terör örgütüne benzetmesini çok sakil buluyorum. Bunların hepsini hukuğa havale ettim.
Sayın Baykal
Muhalefet sıralarından gelen tepkilere cevap
– Size gelmiyor bu sorunlar çünkü kimse sizi muhatap kabul etmez.
– Sayın Başkan, diğer liderler konuşurken en ufak müdahalede bulunmadılar. İki grup sürekli laf atıyor. Lütfen anlayın ki, anlatabilesiniz. Dinlemediğiniz sürece hiçbir şeyi anlayamazsınız.
– Ben sana anlatmak zorunda değilim; gözün var görmüyorsun, kulağın var duymuyorsun, dilin var konuşmuyorsun.
– Sayın Baykal grubunuza hakim olun. Siz konuşurken ben bir terbiyesizlik yaptırdım mı?
– Gazete gösteren MHP’liye: Onu kendine sakla, lazım olur.
Konuşmasının sonunda AK Partili milletvekilleri Erdoğan’ı ayakta alkışladı.













Bu konu hakkındaki yorumunuz