Türk Silahlı Kuvvetleri, Taraf gazetesinde yayımlanan irtica eylem planı konusunda, “Sahte belge üretenler adalet önüne çıkarılsın” açıklamasını yaptı. TSK, PKK’nın 13 Nisan 2009 tarihli sözde eylemsizlik ilanının ardından da eylemlerine aynı şekilde devam ettiğini bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki haftalık basın bilgilendirme toplantısında, açıklamalarda bulundu.
İrtica eylem planı
Bir gazetede 12 Haziran 2009 tarihinde yayımlanan “İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlıklı haberle ilgili olarak, Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını hatırlatan Tuğgeneral Gürak, soruşturma sonucu askeri savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini bildirdi.
Tuğgeneral Gürak, ayrıca doğruluğu ortaya konulamayan belgeyi üretenler, sızdıranlar ve yayımlayanlar hakkında gerekli soruşturmanın yapılması amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin kararlaştırdığını da anımsattı.
Tuğgeneral Gürak, “Devam eden süreçte, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın; belgenin sahte olarak tanzim edilmesine ilişkin soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, bunun soruşturma dosyasından sızdırılması ve bir gazetede yayınlanması ile ilgili soruşturmanın ise Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesine yönelik olarak, 7 Ağustos 2009 tarihinde yetkisizlik kararı verdiği öğrenilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, özellikle iddia edilen belgeyi maksatlı olarak üreten ve basın organlarına sızdıran kişilerin tespit edilmelerini ve adalet önüne çıkarılmalarını beklemekte, gelişmeleri yakından takip etmektedir” ifadelerini kullandı.
PKK’nın sözde eylemsizlik kararı
Gürak, PKK’nın 13 Nisan 2009 tarihinden itibaren ilan edilen sözde eylemsizlik döneminde eylemlerine aynı şekilde devam ettiğini belirtti.
Bu dönemde güvenlik güçleri ile bölücü terör örgütü mensupları arasında 45 çatışma meydana geldiğini, 116 el yapımı mayının güvenlik güçlerince patlamadan bulunarak etkisiz hale getirildiğini belirten Tuğgeneral Gürak, 3 Temmuz 2009 tarihinde yapılan son basın bilgilendirme toplantısından bugüne kadar geçen sürede, 31 teröristin kendiliğinden teslim olduğunu söyledi.
Tuğgeneral Gürak şunları kaydetti: “Bu dönemde de bölücü terör örgütünden kaçışlar dikkat çekmektedir. Dönem içinde kendiliğinden teslim olan 31 kişi ile yapılan mülakatlarda; ‘Kandırılma sonucu örgüte katıldıklarını, katıldıktan kısa bir süre sonra bölücü terör örgütünün gerçek yüzünü gördüklerini ve kaçmaya karar verdiklerini, aileleriyle görüştürülmediklerini, bu konuda tehdit edildiklerini, ailelerini ve özellikle annelerini çok özlediklerini, son dönemde bölücü terör örgütü içindeki anlaşmazlıkların arttığını, bu durumdan bilgisi olan ailelerin, çocuklarını dağdan kurtarmak için girişimlerini artırdıklarını’ belirttikleri görülmüştür” dedi.
Son iki ayda teslim olan 31 teröristin 11’inin serbest, 10’unun tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığını bildiren Tuğgeneral Gürak, teröristlerin 8’inin tutuklandığını 2’sinin adli soruşturmasının ise devam ettiğini belirtti.
“Şanlıurfa’da alev kuyusuna atlanmaya zorlanma” iddiası
Toplantıda açıklamalarda bulunan Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreteri Tümgeneral Ferit Güler ise dün medyada, “Şanlıurfa’da erlerin alev kuyusuna atlamaya zorlandığı” iddialarına yer verildiğini hatırlatarak olayın haberde belirtildiği şekilde gerçekleşmediğini söyledi.
Tümgeneral Güler, “Mıntıka temizliği sonunda toplanan otların çöp yakma yerinde araçtan indirilmesi esnasında çıkan yangın sonucu iki erimiz hafif olarak yaralanmıştır. Konuyla ilgili hemen idari soruşturma yapılmış ve sorumlular hakkında gerekli yasal işlem başlatılmıştır” dedi.
“Güçlü Ordu Güçlü Türkiye”
Tümgeneral Ferit Güler, “Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye” teması ile ilgili olarak, “Bizce hangisinin önde olduğu konusu önemli değil. Çünkü ‘güçlü ordu’ ve ‘güçlü Türkiye’ kavramları tamamen birbirine bağlıdır” dedi.
Tümgeneral Güler, bunun Zafer Haftası’nın sloganı olarak tespit edildiğini belirterek, bu sloganla ilgili birkaç gündür ‘Hangisi önde olmalıdır?” tartışmalarının yürütüldüğünü dile getirdi. Tümgeneral Güler, “Bizce hangisinin önde olduğu konusu önemli değil. Çünkü ‘güçlü ordu’ ve ‘güçlü Türkiye’ kavramları tamamen birbirine bağlıdır. Güçsüz ordunun olması durumunda güçlü Türkiye’den söz edilemez. Aynı şekilde, güçsüz Türkiye’de güçlü ordunun varlığı söz konusu olamaz diye düşünüyoruz” dedi.
Başbakanlık’ta dün yapılan “güvenlik toplantısı” ile ilgili sorular üzerine, Tümgeneral Güler, toplantı sonrasında Başbakanlık’ça gerekli açıklamanın yapıldığını, buna ilave edecekleri bir husus bulunmadığını kaydetti.
Tümgeneral Güler, benzer toplantıların ihtiyaç oldukça zaman zaman yapıldığını söyledi. Bir gazetecinin “Türkiye’de bir savaş ortamı mı var ki barıştan söz ediliyor?” sorusu üzerine de, Tümgeneral Güler, “Bu konuda komutanımızın 25 Ağustos 2009 tarihinde yaptığı Zafer Haftası ile ilgili mesajında konu açık olarak ifade edilmiştir. Buna ilave edeceğimiz herhangi bir husus yoktur” dedi.
Hakkari’deki mayın patlaması
Toplantıda, Genelkurmay Başkanlığı Hukuk Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu ise hukuki konulara ilişkin soruları yanıtladı. Tuğgeneral Çubuklu, 27 Mayıs’ta Hakkari’de 6 askerin şehit olduğu mayın patlaması ile ilgili soruyu yanıtlarken olaya Çukurca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhal el konularak soruşturma başlatıldığını belirtti.
Daha sonra yapılan soruşturma neticesinde eylemin “ölümle sonuçlanan terör olayı” kapsamında değerlendirilerek, 23 Haziran 2009 tarihinde Ceza Muhakemesi Kanunu 250. maddesi ile yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, halen yargı sürecinin devam ettiğini bildirdi.
Elazığ’da 4 askerin şehit olması
Elazığ’da 4 askerin şehit olduğu olayla ilgili soru üzerine Tuğgeneral Çubuklu, yapılan soruşturma neticesinde 31 Ağustos 2009 tarihinde iddianame düzenlenerek mahkemeye gönderildiğini, 3 Eylül 2009 tarihinde 8. Kolordu Askeri Mahkemesi tarafından iddianamenin kabul edildiğini kaydetti.
Tuğgeneral Çubuklu, ilk duruşmanın 14 Ekim 2009 tarihinde yapılacağını söyledi. Askeri yargıda yapılacak düzenlemelerle ilgili bir çalışma başlatılıp başlatılmadığına ilişkin soruyu yanıtlarken de Tuğgeneral Çubuklu, CHP’nin bir yasanın anayasaya aykırılığı konusunda Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusu yaptığını hatırlattı.
Tuğgeneral Çubuklu, o başvurunun sonucunun da beklendiğini belirtti.
DİĞER SORULAR
Bir gazetecinin “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” haberleriyle ilgili soruşturma konusunda açıklama yapılmasına niçin gerek duyulduğunu sorması üzerine Tuğgeneral Çubuklu, iddialar bir gazetede yer aldıktan sonra “çok büyük kıyamet koparıldığını” belirterek, Genelkurmay Askeri Savcılığının çok süratli bir şekilde hukuka, usul yasalarına uygun olarak bir hafta kadar kısa bir süre içerisinde soruşturmayı tamamladığını hatırlattı.
Tuğgeneral Çubuklu, “Zaman zaman basında farklı bilgiler yer alıyor, bu bilgileri bertaraf etmek ve bu işin, Sayın Genelkurmay Başkanımızın basın toplantısında da söylediği gibi, takipçisi olduğumuzu belirtmek için bir açıklama ihtiyacı duyduk” dedi.
Afganistan
Afganistan’a Kabil Bölge Komutanlığı dışında Türk askeri gönderilip gönderilmeyeceği yönündeki soru üzerine de Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, Türkiye’nin daha önceden yapılan plan çerçevesinde 1 Kasım 2009 tarihinden itibaren Kabil Bölge Komutanlığı liderliğini üstleneceğini söyledi.
Liderlik döneminde lider ülkelerin sorumluluklarını yerine getirebilmek için diğer ülkelerden daha fazla asker gönderdiğini belirten Tuğgeneral Gürak, Türkiye’nin 2002 yılında ISAF-2’de, 2005 yılında ISAF-4’te ve 2007 yılında Kabil Bölge Komutanlığı liderliği döneminde asker sayısını artırdığını daha sonra bu sayıların eski düzeyine düşürüldüğünü ifade etti.
Tuğgeneral Gürak, Kabil Bölge Komutanı olarak Türkiye’nin hangi sınırlarda görevi üstleneceğinin belli olduğunu kaydetti.
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz