MHP lideri Devlet Bahçeli, hükümetin Ermeni açılımını yaptığı yazılı açıklama ile sert biçimde eleştirdi. Ermeni taleplerine boyun eğildiğini söyleyen Bahçeli, iç siyasi istişare sürecinin “diplomaside örneği olmayan bir garabet” olduğunu söyledi. Bahçeli, TBMM’nin protokolleri değiştirme yetkisi olmadığını belirterek, “TBMM ya aynen kabul edecek ya da reddedecektir” dedi.
Bahçeli, hükümetin protokolleri müzakere ettiğini, içeriğini kabul ettiğini ve paraf ederek iç hukuka göre bağlanma iradesini ortaya koyduğunu, bu noktadan sonra protokollerin içeriğinin değiştirilemeyeceğini vurguladı.
Bahçeli, “İmza ve onay için TBMM’ne sevk edilmesi Anayasa gereği olan son aşamadır. Bu bakımdan Başbakan’ın Meclis onayı olmadan protokollerin işlerlik kazanmayacağı sözleri malumun ilanı olup, kafa ve kavram kargaşası yaratarak, hedef saptırarak ayıbını saklama çabasından başka bir anlam ifade etmemektedir. TBMM’nin protokolleri değiştirmek yetkisi bulunmamaktadır. Ya aynen kabul edecek ya da reddedecektir” dedi.
AKP vekillerine: “Sadık noterler”
“Başbakan’ın sadık ve sessiz noteri haline gelen AKP milletvekillerinin oylarıyla protokoller onaylanacaktır. Başbakan’ın kurguladığı senaryo adım adım uygulanmaktadır” diyen MHP lideri, “Altı haftalık iç siyasi istişare süreci bu bakımdan bir göz boyamadır. Başbakan ve arkadaşları bu süreyi Türkiye’deki Erivan lobileri, gönüllü ‘soykırım’ avukatları ve bu projeyi dayatan dış mihrakların ortak çabalarıyla kamuoyunun tepkilerini dindirmek ve psikolojik açıdan şartlandırmak için kullanacaktır. Bu süreç esasen başlamış, sözde demokratik açılımda olduğu gibi aynı melanet cephesi sahnedeki yerini almıştır” dedi.
Bahçeli, “Dış baskılara boyun eğen, komşularla sıfır sorun gibi klişe sloganlarla dış politikada maceradan maceraya koşan Başbakan ve hükümeti, Türkiye’nin onurunu, itibarını ve haysiyetini sıfırlamıştır” dedi.
“Boyun eğdi”
Ermenistan ile diplomatik ilişki kurulması ve sınırın açılması sürecinin başlatılmasını, hükümetin ilkesiz ve teslimiyetçi dış politika anlayışının yeni bir tezahürü olarak niteleyen Bahçeli, Ermenistan ile paraf edilen iki protokolün hukuk dışı Ermeni talepleri karşısında boyun eğildiğini tescil ettiğini, AKP hükümetinin lekeli dış politika siciline bir utanç vesilesi olarak geçtiğini kaydetti.
Bahçeli, “tarihi bir dönüm noktası olarak pazarlanmaya çalışılan protokollerin siyasi ve hukuki sakatlıkları” olduğunu belirtti.
Bahçeli, “Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleştirilmesinin önündeki engellerin, Ermenistan’ın uluslararası hukuka aykırı talep, politika ve uygulamalarından kaynaklandığı çok iyi bilinmektedir. İki ülke arasında diplomatik ilişki kurulması, bunun zemininin ve dayanacağı ilkelerin açık ve somut olarak ortaya konulmasını gerekli kılmaktadır. Bu kapsamda, başta sınırların ve toprak bütünlüğünün karşılıklı tanınması, ilişkilere yön verecek ilkelerin genel ve soyut planda değil somut yükümlülükler olarak belirlenmesi uluslararası hukukun temel gereğidir” dedi.
Bahçeli’ye göre protokoldeki “sakatlık”lar
Bahçeli, “Ermenistan iki ülke arasındaki sınırı belirleyen 1921 Kars Antlaşması’nın ve bundan kaynaklanan yükümlülüklerinin geçerli olduğunu açıkça tanımaya yanaşmamaktadır. Paraflanan protokolde bu hayati konu genel ifadelerle geçiştirilmiş, 1921 Kars Antlaşması’na açıkça atıfta bulunulmamıştır. Protokolü geçersiz kılan birinci temel sakatlık budur. Ermenistan Türkiye’nin toprak bütünlüğünü sorgulamakta ve Doğu Anadolu topraklarına Batı Ermenistan olarak atıfta bulunmaktadır. Ağrı Dağı’nı da resmi devlet amblemi olarak kabul etmiştir. Bu toprak talepleri Anayasa hükmü haline getirilmiştir. AKP hükümetinin kabul ettiği protokollerde Ermenistan’ın bu konularda Anayasasının ilgili hükümlerini gözden geçirerek uluslararası hukuka uygun hale getireceğine ilişkin somut bir yükümlülük yer almamaktadır. Türkiye’nin toprak bütünlüğünü sorgulayan ve bu düşmanca tutumunu inatla sürdüren Ermenistan’la diplomatik ilişki kurulması AKP’nin başlattığı sürecin ikinci temel sakatlığıdır” dedi.
Dağlık Karabağ
“Soykırım yalanı etrafında hayasızca sürdürülen uluslararası kampanyanın ilişkilerin geliştirilmesinin önündeki bir diğer engel” olduğunu ifade eden Bahçeli, söz konusu protokollerde Erivan yönetiminin bu konudaki tutumunu terk etmesine hiç temas edilmediğini kaydetti.
Bahçeli, “Türkiye’nin 1915 olayları konusunda ortak tarih komisyonu kurulması önerisi protokolde sulandırılmış ve anlamını kaybetmiş bir çerçevede yer almıştır. Kurulması öngörülen ilişkilerin tarihi boyutunu ele alacak alt komisyonda 1915 olaylarının soykırım olup olmadığının hiçbir şekilde tartışılmayacağını, bunu Ermenistan’ın kabul etmeyeceğini Cumhurbaşkanı Sarkisyan ilk baştan açıklamıştır. Protokollerin diğer bir sakatlığı da budur” ifadesini kullandı.
“Ermenistan’ın dost ve kardeş Azerbaycan topraklarının yaklaşık beşte biri üzerindeki askeri işgali hala sürmektedir. Dağlık Karabağ dışında yedi Azari rayonu işgal altında olup, bir milyona yakın Azeri kardeşimiz kendi vatanında mülteci konumuna düşürülmüştür” diyen MHP lideri, “Türk-Ermeni kara sınırı 1993 yılında Ermeni işgali nedeniyle kapatılmıştır. AKP hükümetinin TBMM’ye sunmaya hazırlandığı protokollerde bu konuyu hiçbir şekilde değinilmemiş, Ermeni işgali yok farz edilmiştir. Protokollerin paraf edilmesinden hemen sonra bir açıklama yapan Ermenistan Cumhurbaşkanı, Türkiye ile yürütülen sürecin Dağlık Karabağ konusundan bağımsız olduğunu ilan etmiştir. Bundan kısa bir süre önce 13 Mayıs 2009’da ‘Ermenistan’ın Dağlık Karabağ işgali sona ermeden sınırın açılmayacağı’ konusunda kamuoyu önünde açık bir siyasi yükümlülük altına giren Başbakan Erdoğan, bu konuda hiçbir gelişme beklenmediği bir dönemde sınırın açılması kararını içeren ve bunu somut bir takvime bağlayan protokollerle Türk milletinin karşısına çıkmıştır. Türkiye’nin bu konuda izlediği haklı ve meşru siyasette çok ciddi bir kırılma noktası olan protokollerin sakatlıkla malul diğer bir yönü de budur” dedi.
“Diplomaside örneği olmayan garabet”
Böyle bir zeminde Ermenistan ile başlatılan sürecin Türkiye’nin milli çıkarlarına aykırı, hukuki ve siyasi meşruiyetten yoksun olduğunu iddia eden Bahçeli, “Dış baskılara boyun eğen, komşularla sıfır sorun gibi klişe sloganlarla dış politikada maceradan maceraya koşan Başbakan ve hükümeti Türkiye’nin onurunu, itibarını ve haysiyetini sıfırlamıştır” dedi.
MHP’nin bu konudaki düşüncelerinin ve duruşunu açık olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Bugüne kadar Ermenistan ile yürütülen sürecin sakatlık ve yanlışlıklarına ilişkin tespitlerimiz maalesef bütünüyle doğrulanmıştır. Bu uyarılarımıza duyarsız kalan AKP hükümeti Türkiye’yi çok tehlikeli bir yola sokmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi, Ermenistan’ın Türkiye’nin toprak bütünlüğünü sorgulayan hasmane politika ve uygulamaları değişmediği süreci diplomatik ilişki kurulamayacağını ve Azerbaycan topraklarının işgali sona ermeden de sınırın açılmayacağını sonuna kadar savunacaktır. Paraf edilen protokoller imzalanarak onay için TBMM’nin önüne getirildiği takdirde Milliyetçi Hareket Partisi bütün gücüyle karşı çıkacak, Başbakan ve arkadaşlarının tarih ve millet önündeki vebal ve sorumluluklarını bütün açıklığıyla ortaya koyacaktır” diye konuştu.
Mutabakat sağlandı
Türkiye ve Ermenistan mutabakata vardı, açıklamayı iki ülkenin dışişleri bakanlıkları yaptı. İlişkilerin normalleşmesi için takvim belirlendi.
İki ülke siyasi istişarelerini 6 hafta içinde, yani 14 Ekim Türkiye-Ermenistan milli maçına kadar tamamlayacak.
İmzalanacak 2 protokol Türk ve Ermeni meclislerinin onayına sunulacak. Taslak metne göre protokolün yürürlüğe girmesinden iki ay sonra sınırlar açılacak.
Protokolde neler var?
– Sınırların açılması (Protokolün yürürlüğe girmesinden 2 ay sonra)
– İki ülke dışişleri bakanlığında çalışma grubu kurulması (Protokolün yürürlüğe girmesinden 2 ay sonra)
– Hükümetlerarası komisyonun ve alt komisyonların çalışacağı koşullar, temel statülerin bakanlar düzeyinde onaylanması (Protokolün yürürlüğe girmesinden 3 ay sonra)
– Hükümetlererası komisyonların ilk toplantısının düzenlenmesi (Çalışma koşulları saptandıktan hemen sonra)
– 7 alt komisyon kuruluyor: Siyasi İstişare Alt Komisyonu, Ulaştırma, İletişim ve Enerji Altyapı ve Şebekeleri Alt Komisyonu, Hukuki Konulara İlişkin Alt Komisyon, Bilim ve Eğitim Alt Komisyonu, Ticaret, Turizm ve Ekonomik İşbirliği Alt Komisyonu, Çevre Sorunlarına İlişkin Alt Komisyon, Tarihsel Boyuta İlişkin Alt Komisyon (Bu Komisyon ile karşılıklı güveni yaratmak için bir diyalog mekanizması kuruluyor. Tarihi belgeler incelenecek, bu incelemeye Ermeni, Türk, İsviçre ve diğer uluslardan katılım olabilir. Bununla şu deniliyor aslında; Ermenistan kapı kapı dolaşıp ‘soykırım’ demeyecek) (Hükümetlerarası Komisyon’un ilk toplantısından en geç 1 ay sonra)
Protokolün Tam Metni İçin Tıklayın (Türkçe-pdf)
CNN TÜRK












Bu konu hakkındaki yorumunuz