Halk Ataköy'de Rant Projesine Karşı

TOKİ’nin, 124 dönümlük Bakırköy-Ataköy sahil şeridi arazisini satışa çıkarması ve ‘konut alanı’ olan Ataköy’ün ‘turizm- ticaret alanı’na alınarak ‘pazarlanmaya çalışılması’ projelerine karşı, halk cephe aldı.

İstanbul Ataköy’de taşlar yerinden oynuyor. Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ), Bakırköy-Ataköy sahil şeridindeki, 124 bin 980 metrekare büyüklüğündeki araziyi satışa çıkardığını duyurmasıyla beraber, inşaat alanı 249 bin 960 metrekare olarak belirlenen arsanın sadece 68 bin metrekarelik kısmının yeşil alana ayrılarak halka açık tutulacak olması Ataköylüleri harekete geçirdi.

Ataköy Konakları ile Marmara Denizi arasında kalan ve bugüne kadar halkın faydalandığı dev araziye, TOKİ’nin ihalesi sayesinde; otel, apart otel, gazino, marina, yat kulübü, alışveriş tesisleri, lokantalar, kongre tesisleri, akaryakıt satış üniteleri, sağlık kulübü, gösteri spor ve eğlence tesisleri kurulabilecek olmasına karşı örgütlenen Ataköylüler, ‘Sahili ve Yeşili Koruma Platformu’ çatısı altında birleşti.

TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın, “Arazinin imar planı sorunu yok. Yerli ve yabancı yatırımcıların büyük ilgi göstermesini bekliyoruz” sözleriyle piyasayı kızıştırmaya çalıştığı araziye sahip çıkan Ataköylüler, sahil yolu üzerinde kurdukları çadırda projeye karşı imza toplamaya başladı.

DOSYA KILIÇDAROĞLU’NUN ELİNDE

Ataköy sahilini satışa çıkaran projeye karşı kolları sıvayan Yeşili ve Sahili Koruma Platformu yönetiminden İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayfer Kaynar, durumu bildirdiği CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Konuyla ilgileneceğim” yanıtı verdiğini söyledi.

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Kaynar, Ataköy’ü rant için parçalama projesinin temellerinin 2007’de çıkarılan meclis kararlarıyla atıldığını ve Ataköy 1. Kısım olarak geçen mevkiinin Türkiye’de turizme açılan ilk konut alanı olduğunu söyledi. Türkiye’nin örnek konut projesi olan bölgenin, adeta bir gecekonu bölgesi gibi sunularak, halkın gözünün ’evlerinizi yenileyeceğiz’ gibi vaatlerle boyandığını belirten Platform üyesi, “Bahsi geçen alanların Turizmi Teşvik Kanunu şemsiyesi altında ikamet eden nüfusa emsal değer ödeyerek ya da farklı yöntemlerle sattırılarak boşaltılması ve ilgili yerin bilemediğimiz şirketlerce ele geçirilmesi olasılığı son derece yüksek” diyerek tehlikeye dikkat çekti. Kaynar, TOKİ’nin yeşil alanları imara açma ve sahili pazarlama projesinin yanı sıra, konut alanı olarak belirlenen yerlerin turizm-ticaret alanına alınmasıyla, kamulaştırma adı altında insanların evlerinden edilebileceğinin altını çizerek, bahsi geçen plan ve projeleri durdurmak için yargıya başvurduklarını ve dava sürecinin devam ettiğini söyledi.

‘TOKİ MÜHENDİSLERİ ÇADIRI BASTI’

Ataköy sahilinde geçtiğimiz cuma günü kurdukları imza çadırıyla, 2 bini aşkın imza topladıklarını ancak TOKİ’nin tacizine uğradıkları için tedirgin olduklarını söyleyen Prof. Kaynar, imza kampanyasıyla başlayan gelişmeleri şöyle anlattı:

“Topladığımız imzaları en sonunda Başbakan’a göndererek, buraların satışını iptal etmesini isteyeceğiz, ama imza toplama aşaması bile kolay olmuyor. Önceki gün, yani imza çadırını kurduğumuz ilk gün TOKİ’nin mühendisleri olduğunu söyleyen ama isimlerini vermeyen bazı şahıslar yanlarında işçileri olduğu anlaşılan kişilerle beraber çadırımıza daldı. Alaylı davranışlarla imza sirkülerimizi “TOKİ’yi destekliyoruz” gibi cümleler yazarak tahrip eden bu kişilerin tekrar gelme ihtimali bizi tedirgin ediyor ama biz Ataköy’ü, sahilimizi ve yeşil alanımızı seven insanlar olarak mücadelemize devam edeceğiz.”

Onurkan Avcı – BirGün

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE