‘Hizaya getirmek için özel yayın yapılıyor’
YARSAV Başkanı, hizaya getirilmek istenen yargı mensuplarının tek yanlı yayınlarla baskı altına alınmak istendiğini ileri sürdü. Eminağaoğlu’na göre Ertosun’un fotoğrafını da basın çekmedi.
ANKARA – Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, bugün başlayan adli tatil nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi. YARSAV’ın Dünya Yargıçlar Birliği’ne üye olma talebinin kabul edildiğini bildiren Eminağaoğlu, YARSAV’nın hukukun üstünlüğünden ayrılmadığını ama hep etiketlenmeye çalışıldığını söyledi. Eminağaoğlu şöyle konuştu:
RUANDA MODELİ: Yargıda reform yapılması gereksinimi vardır. Yargı Reformu Yasası çıkarılmalı ve yasada çıkartılması gereken yasalar gösterilmelidir. Siyasi etkinin olmadığı bir komisyonun hazırlayacağı taslaklar TBMM’de tasarı olarak görüşülüp yasalaşmaladır. Ruanda’da bile yargı reformu bu yöntemle yapılmıştır. Gerçek reforma gidilmesi için bu yöntem kullanılmalıdır.
HİZAYA GETİRİLMEK İSTENENLER: Yargı üzerindeki baskılar artarak devam etmektedir. Ülkemizdeki en güvenceli Kurul HSYK’ya yapılanlar gözetildiğinde, yerel mahkemelerde çalışan yargıç ve savcıların ne kadar güvencede olabildiklerini ifade etmeye gerek yoktur. Hangi yargıç, savcı, yargı organı ya da kurul hizaya getirilmek isteniliyorsa, tek yanlı yayınlarla, baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Yargı yargıya bırakılmalı, yargı da rahat bırakılmalıdır. Yargının hukuk devletinin yaşaması için gerekli olduğunu hatırlatmaya gerek olmamalıdır.
FOTOĞRAFLARI BASIN ÇEKMEDİ: Benim bir gazetede 9 Temmuz 2009 tarihinde Ankara’nın ortasında, halka açık bir ortamda, geniş katılımlı ve tamamen hukukçuların yer aldığı açık bir yemekteki resmim, uygun bir zaman dilimi beklenilerek basılmış ve HSYK kararnamesi ile ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. Bu hiçbir hukuk ve ahlak kuralı ile bağdaşmamaktadır. Bana işin gerçeğinin ne olduğu bile sorulmadan, vur kaç niteliğindeki yayınlar, basın için etki altında kalmadan yayın yapabileceği bir ortamın tartışılmasını ivedilikle gerekli kılmaktadır. Yapılan yayınlar, kronolojik ve içerik yönünden çelişkili ve gerçek dışıdır. Aynı açıdan ve karşı binadan teleobjektifle çekilen birden fazla resim, farklı gazetelerde basılıyor ve bu haberler yapılıyorsa, basın özgürlüğünün gereği olarak haber kaynağının açıklanmama hakkı var ise de, burada haberin kaynağının basın olmadığı açık seçik ortadadır.
YARSAV ÜYELİĞİ GİZLİ FAALİYET Mİ: HSYK tarafından çıkartılan kararnameye yönelik olarak bir çok isim basında ortaya atılarak, YARSAV üyesi oldukları vurgulanmıştır. Kararname kapsamına YARSAV üyeleri girebilir. YARSAV üyesi olmak ne bir ayrıcalık ne de bir ayrımcılık konusu olarak görülmemelidir. YARSAV üyeliğinin adeta gizli bir faaliyet gibi sunulması, hukuk devleti yönünden manidardır.
BAĞIMSIZ YARGININ GÜVENCESİ: HSYK kararnamesi ile ortaya çıkan tablo ve alınan kararlar, objektif ve hukuksal yönden yorumlanmalıdır. HSYK toplumda yaratılmak istenen ayrışmaya rağmen, hukukun ve bağımsız yargının güvencesi olduğunu göstermiştir. HSYK, yargı ve hukuk devleti için vazgeçilmez bir kurumdur.
TELEKULAK BAKANLIĞI: Ülkemizde disiplin incelemesi ve soruşturmasında telefonları dinlenen tek meslek grubu yargıç ve savcılardır. 2007’de çıkartılan Teftiş Kurulu Yönetmeliği bu konuda Teftiş Kurulu Başkanlığını yetkilendirmiştir. Bu yola sıklıkla başvurulmaktadır. Buna ivedilikle son verilmelidir. Adalet Bakanlığı adeta Telekulak Bakanlığı durumuna sokulmamalıdır.
Dosyaları inceliyorlar
Yüksek Mahkeme’de halen 23 raportör görev yapıyor. Raportörler, Anayasa Mahkemesi’nin önündeki dosyaları inceleyerek kapsamlı raporlar hazırlıyorlar. Raporlarda konu her yönüyle ele alınırken raportörlerin kişisel görüşleri de ler alabiliyor. Raporların Anayasa Mahkemesi kararlarında bağlayıcılığı bulunmuyor, ancak özellikle uzmanlık gerektiren konularda yazılan raporların kararlarda büyük etkisi olduğu biliniyor.
Kaynak : Vatan












Bu konu hakkındaki yorumunuz