
Can Ataklı
AKP’nin ve yandaşlarının sloganı artık biliniyor. Eğer AKP’ye destek veriyorsan demokrasiden yanasın. Sivilleşme için çabalıyorsun. Değişim senin için vazgeçilmez bir koşul.
Eğer AKP’li değilsen, hele hele AKP politikalarını eleştiriyorsan, üstüne üstlük AKP’yi laiklik ve Cumhuriyet ilkelerinin korunması konusunda zayıf buluyorsan demokrasi düşmanısın. Sivilleşmeden, haktan, hukuktan yana değilsin. Statükocusun. AB ve değişim karşıtısın. Darbecisin, Ergenekoncusun.
Türkiye’nin aklı başında kesimleri bu çirkin oyunu tabii ki biliyor ama, hedefi Türkiye’nin temel yapısını değiştirmek olanlarla bunlara destek verenler bu Hitler’vari propaganda yöntemlerini çok iyi kullanıyorlar ve özellikle cahil halkı etkilemeyi başarıyorlar.
AKP ve yandaşları bu çifte standardı “yargı” alanına da taşımıştı biliyorsunuz. Darbe belgesi hazırladığı ileri sürülen bir albayın sivil yargı tarafından tutuklanmasını zafer çığlıkları ile kutlayan AKP ve yandaşları kararın yine sivil mahkeme tarafından bozulması üzerine tam tersi davranarak ağır hakaretlerle dolu protesto yazıları yazmışlardı.
AKP ve yandaşlarının “sivil yargı” üzerindeki oyunları şiddetini artırarak devam ediyor.
Üstelik bu kez sivil yargı protesto edilmiyor yargının temeline “darbe” vurulması amaçlanıyor.
Dinci ve yandaş medya birkaç gündür manşetlerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu çıkarmış durumda. Bu kurul hâkim ve savcılar arasındaki yaz dönemi atamalarını yapacak. İktidar bu atamalar sırasında bazı Ergenekon hâkim ve savcılarının değişeceğini ileri sürerek bu kurulun karar almasını engelliyor.
Durum şudur: Yargı bağımsızlığı ve Anayasa’daki hâkim teminatı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun varlığı ile sağlanıyor. Yargıdaki en üst konumda olan bu bağımsız kurul hâkim ve savcı atamalarını yaparak, hukukun siyasetin gölgesinde kalmasını önlüyor.
Ancak bu bağımsız olma karakterine rağmen Adalet Bakanı da bu kurulun üyesi. Adalet Bakanı kurula katılmayarak yapılacak atama kararnamelerinin imzalanmayacağını ihsas ediyor. Bu durumda kurulun çalışması sabote edilmiş oluyor.
İktidar bu operasyonla “çalışamaz duruma geldiği” iddiası ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısını değiştirmeye hazırlanıyor.
Eğer iktidar arzu ettiği yapıyı kurabilirse, hukuk ve adalet sistemi tamamen iktidarın güdümüne girecek. Hâkim ve savcı atamaları hükümetin isteğine göre yapılabilecek.
Durum öyle olduğu halde özellikle AKP yandaşlarının hedef tahtasına bu kurulu oturtmaları, bazı üyelerinin üzerinden yine bildik propagandayı yapmaları, siyasetin içine düştüğü ahlaki çöküntünün son örneğidir.
***
İtirafçı ile çalışırken düşünecektiniz
İki gündür gazete manşetlerini Albay Cemal Temizöz işgal ediyor. Albay Temizöz 1992-93 yıllarında Güneydoğu’daki bazı operasyonlarda gözaltına alınan veya kaçırılan kişilerin öldürülmesinden sorumlu tutuluyor. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın iddianamesinde albay Temizöz için 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor.
Albayla ilgili suçlamaların çok büyük bir bölümünün “gizli tanık” sıfatıya dinlenen eski “itirafçıların” ifşaatlarına dayandığı anlaşılıyor.
“İtiraçı” denilen şu: Adam dağa çıkmış, PKK terör örgütü militanı olarak birçok eyleme katılmış. Köy basmış, askeri karakollara yapılan saldırılara karışmış, pek çok cinayet işlemiş. Sonra yakalanmış. Bu olayların geçtiği yıllarda “idam” istemiyle yargılanacak olan bu teröristlere son bir şans tanınmış ve “eğer suçlarını itiraf eder, örgütün ele geçirilmesini sağlarsan, ceza almayacaksın, özgür kalacaksın” denilmiş.
Bu teklifi kabul edenlerden bazıları itiraflarda bulunup sonra kaybolup gitmişler. Bazıları ise devletin elemanı gibi operasyonlarda görev almış, terörle mücadele eden birimlere, bilgi verdiği gibi rehberlik de yapmış, hatta bazı eski silah arkadaşlarının öldürüldüğü operasyonlara katılıp “tetik” çekmiş. Büyük ihtimalle bu itirafçılar “maddi” yönden de çok kazanmışlar.
Artık dönem değişti. Bir kere idam cezası kalktı. Olağanüstü hal bittiği için terörle mücadele yöntemleri de değişti. İtirafçıların görevleri bitti, kendi hayatlarına döndüler.
Belli ki şimdi başka güçler bu itirafçıları bulup yine bazı maddi imkânlar sağlayarak bu kez daha önce kendilerini kullanan güvenlik güçlerini suçlamak için kullanıyorlar. Mesele bu kadar basittir.
Kimsenin ağlamaya, üzülmeye, kızmaya ve en önemlisi “biz vatan için kendimizi feda ettik, bu mu reva görülecekti?” demeye hakkı yoktur.
Terörle mücadele adı altında da olsa hukuk dışına çıkılması, cinayetler işlenmesi affedilemez. Bu hukuk dışı işler için kendi yoldaşına ihanet edenleri kullananlar, aynı kişilerin bir gün kendilerine karşı kullanılacağını bilmelilerdi.
***
Savcılar Deniz Feneri’nin süper tankerini saptadı
Zamanında Kanaltürk’te, şimdi de Biz TV’de belgeli “yolsuzluk” programları yapan Tuncay Mollaveyisoğlu kendi çıkardığı “Bağımsız” isimli derginin son sayısıyla birlikte bir de mektup göndermiş. Dergisindeki en önemli haberi anlatan Mollaveyisoğlu şöyle diyor:
“Türkiye’de süren Deniz Feneri soruşturmasında iki önemli tespit yaptı savcılar. Biri Kanal 7’nin gemisinin yardım paraları ile alınması tespitiydi. Hatırlayacaksınız; Kanal 7’nin Almanya şubesi Euro 7, Atlas 1 adlı bir gemi satın almıştı. Ben “yolsuzluk ve yoksulluk” programında bu geminin yardım paraları ile alındığını 2007 yılında haber yapmıştım. Gemiyi o dönemde kaçırıp Türkiye’ye getirmişlerdi. Alman savcılar geminin izini sürerken, Haydarpaşa limanında demirleyen gemiyi görüntüleyip yine haber yaptık ve bu haberler üzerine gemi Türk sularından kaçırıldı.
İşte o geminin yardım paraları ile alındığı bilgisine Türk savcılar da ulaştılar. Kanal 7, gemiyi, Almanya’daki Vakıfbank’ın şubesinden kullandıkları kredi ile satın aldıklarını açıklamıştı. Ancak savcılar geminin yardım paraları ile alındığını tespit ettiler ve bu nedenle o dönemde krediyi veren ve daha sonra apar topar Türkiye’ye çağırılan banka memurunu sorguladılar.
Türkiye’deki Deniz Feneri soruşturmasında bir başka önemli gelişme ise Türk savcıların Aytaç AŞ ile Deniz Feneri arasındaki açıklanamaz mal transferini tespit etmeleri. Aytaç AŞ; Yimpaş şirketlerinden biri..”











Bu konu hakkındaki yorumunuz