'Bıçak Timi', Albay'ın ensesine tek kurşun sıktı

İhbar mektubuyla gelen şok iddia.

Diyarbakır’da özel yetkili bir savcı, 90’larda faili meçhul cinayetler işledikleri ileri sürülen 10 kişilik bir timi araştırmaya başladı. ’Bıçak Timi’ adı verilen ve aralarında PKK itirafçılarının da olduğu bu timi ise bir ihbar mektubu ortaya çıkardı. Mektupta, 1995’te çatışmada öldüğü söylenen Albay Rıdvan Özden’i de ’Bıçak Timi’nin öldürdüğü iddia edildi.

Güneydoğu’da görev yapan Jandarma Albay Rıdvan Özden, 14 Ağustos 1995’te Mardin yakınlarında şehit olmuştu. Özden’in Savur ilçesi Ormancık Köyü kırsalında PKK ile girdiği çatışmada hayatını kaybettiği açıklandı. Genelkurmay’dan yapılan açıklamada, “Özden, takviye olarak bölgeye sevk edilen Jandarma Asayiş Komando Bölüğü’nden bir komando timi ve bölük komutanı ile birlikte en ön saflarda çarpışmıştır. PKK bölücü terör örgütü mensuplarınca açılan ateş sonucu, önce jandarma özel harekat timinden bir astsubay, bir uzman erbaş, devamında saat 17.30 sularında Jandarma Albay Rıdvan Özden şehit olmuştur. Aynı çatışmada 3 er ve 1 geçici köy korucusu yaralanmış, 5 terörist silahları ile birlikte ölü olarak ele geçirilmiştir” denmişti.

Eşi Ergenekon savcısına gitti

Ancak Albay Özden’in eşi Tomris Özden yıllarca eşini PKK’lıların değil, ’çete’nin öldürdüğünü iddia etti. Hatta geçen yıl Ergenekon savcılarından eşinin cesedine otopsi yapılmasını istedi. Tam 14 yıl sonra, Tomris Özden’in bu iddiasını destekler nitelikte bir ihbar mektubu, Diyarbakır’da başka bir soruşturmayı başladı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunan bir kişi, aralarında terör örgütü PKK itirafçılarının da bulunduğu 10 kişilik ‘Bıçak Timi’nin 1990’lı yıllarda işlediği ileri sürülen cinayetleri anlattı.

Pınardere’de dört öğretmeni katlettiler

Savcılığa yapılan ve soruşturma dosyasına konulan ihbar mektubunda, ‘Bıçak Timi’nin, “en tehlikeli PKK itirafçılarından oluştuğu” iddia edildi. Mektupta, 5 Kasım 1994 günü, Mardin’in Savur ilçesi Pınardere Köyü yolu kesilerek araçtaki 4 öğretmenin katledilmesi olayının da Bıçak Timi tarafından gerçekleştirildiği ileri sürüldü. İşte mektuptan çarpıcı iddialar:

“O dönemde Mardin Jandarma Alay Komutanı olan Albay Rıdvan Özden, ’Bıçak Timi’ne karşı çıkıyordu. Öğretmenlerin öldürülmesi olayıyla ilgili onlarla bir toplantı yaptı. Toplantıda, ’Neden öğretmenleri vurdunuz?’ diye çıkışan Albaya, itirafçılar ağza alınmayacak küfürler etti ve tehditler savurdu. 14 Ağustos 1995’de, Mardin’in Savur ilçesine bağlı Ormancık köyü kırsal kesiminde ’Bıçak Timi’, aldığı iyi bir istihbaratla teröristlerle çatışmaya girdi. 6’sı ölü 11’i sağ olmak üzere 17 örgüt üyesi etkisiz hale getirildi. Bıçak Timi, sağ ele geçen 11 kişiyi de kurşuna dizerek öldürdü. Olay yerine korumalarıyla gelen Albay Özden de ensesine tek kurşun sıkılarak öldürüldü. Rahmetli bu time hep karşı çıkardı ve sürekli kavga ederdi.”

’5 köylüyü öldürüp mağaraya gömdüler’

“Bıçak Timi Kızıltepe’de de 5 köylüyü sorguladıktan sonra öldürdü. Kızıltepe’de Sema mağarası diye bir yer var. Onun tam önünde 5 kişinin mezarı var. Bu tim, bu şahısları köyden alıp öldürdükten sonra oraya gömdü. Herkes o mağarayı bilir. Orası kazılırsa, o zaman bana inanırsınız.”

PKK-JİTEM ilişkisini ortaya çıkarmıştı

ALBAY Rıdvan Özden, şaibeli bir helikopter kazasında şehit düşen Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in ekibindeydi. Mardin’e gitmeden önce görev yaptığı İstanbul’da kaçakçılık faaliyetlerinin üzerine gitti. Akaryakıt kaçakçılığında kullanılan araçların Jandarma’ya ait tesislerden birinde saklandığını belirledi. Olay yargıya taşındı. 1994’te tayini Mardin’e çıktı. Mardin’de görev yaparken sınırda JİTEM’in PKK ile koordineli yaptığı kaçakçılık ve uyuşturucu sevkıyatını ortaya çıkardı. Bazı görevliler hakkında dava açılmasını sağladı. Özden’in bölgedeki bu faaliyetleri onunla JİTEM’in arasını açtı. 1997’de JİTEM adına tetikçilik, çek-senet tahsilatçılığı yaptıklarını, bir çok cinayet ve işkence olayına karıştıklarını anlatan PKK itirafçıları Murat Demir ve Murat İpek, Albay Özden’i JİTEM’in öldürdüğünü itiraf etmişlerdi. Sanatçı Şanar Yurdatapan’ın kaydettiği itiraflarda Murat İpek, Rıdvan Özden’in bölgedeki silah ve uyuşturucu kaçakçılığını fark edince kendi bölgesini temizlemeye karar verdiğini belirterek şunları anlatmıştı: “Mesela elimizde ERNK makbuzları vardı. Bir gece Midyat’ta elektriği kestirip, bütün ev, otomobil, dükkanların önüne bu makbuzları bıraktık ve hepsinden ikişer bin dolar istedik. Kimi verdi, kimi vermedi. Rıdvan Albay bunu öğrenmişti. Bu işlere karşı olduğunu hepimiz biliyorduk. Rıdvan Albay bu yüzden harcandı. Bu işlerin başında da Yarbay C. K. vardı. Özden’i vuran kişinin ’Zeki’ kod adlı İ. Y. olduğunu biliyoruz. Zaten o bölgede bütün infazları Zeki yapardı. Bir başka kod adı da ’Zana’ydı. Biz ona öyle derdik, aramızda.”

Yıllarca, ‘Eşimi PKK öldürmedi’ diye bağırdı

Tomris Özden, yıllarca eşini PKK’nın öldürmediğini kanıtlamaya çalıştı. Resmi açıklamalarda Albay Özden’in PKK kurşunuyla alnından vurulduğu söyleniyordu. Tomris Hanım, eşinin ensesinden vurulduğunu ve vurulduğu günden iki gün sonra şehit edilmiş gibi rapor tutulduğunu öne sürerek otopsi yapılmasını istedi. Ancak bu talebi sonuçsuz kaldı. Albay Özden’in silahı diye eşine teslim edilen silah ile Özden’in her zaman taşıdığı silahının seri numaraları birbirini tutmuyordu. Tomris Özden, silahı teslim ederek balistik incelemesinin yapılmasını istedi ancak bu da yapılmadı. Olay esrarını korurken PKK itirafçısı İ. Y., Tomris Özden’e giderek, Albay Özden’in PKK değil, JİTEM tarafından öldürüldüğünü söyledi ve ilginç detaylar verdi. Tomris Özden, bunun üzerine askeri savcılığa şikayette bulundu. Ancak bu şikayeti de takipsizlikle sonuçlandı. Tomris Özden, eşine Veli Küçük ve çevresinden “JİTEM’e gir” baskısı yapıldığını ileri sürerek, “İTEM’de çalıştı mı tam olarak bilmiyorum. Bir kere Kuzey Irak’a kod adı kullanarak göreve gitmişti. Ancak, Veli Küçük ve ekibinin kendisine JİTEM’e gir yönünde baskı yaptığını ima etmişti” diyordu. JİTEM’in kurucularından Ergenekon sanığı Albay Arif Doğan’ın da eşine JİTEM için baskı yaptığını söyleyen Tomris Özden, geçtiğimiz aylarda, “Eşim sınırda kaçakçılık ve uyuşturucu işinden çok rahatsızdı. JİTEM ve örgütler beraber yapıyordu bu işi. ’Bu işlerin kökünü kazıyacağım’ diyordu. Ama kendisinin sonu oldu” demişti. Tomris Özden, geçen yıl Kasım ayında Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’e 5 saatlik bilgi verdi ve eşine ait günlükleri Öz’e teslim etti. Özden, Savcı Öz’ün “Artık Albay Özden dosyasını Mardin‘den isteyelim. Otopsi yapılmasını da sağlayalım” dediğini söyledi. Dosya bu şekilde Ergenekon soruşturmasına dahil edildi.

Kaynak : Vatan

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE