'İmralı'yı unut, muhatap değil'

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun çözümünde yol haritası açıklayacak olmasıyla ilgili soru üzerine “İmralı falan, onları unut. Onlar muhatap değil” dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan’ın Türkiye’nin BM Nezdinde Daimi Temsilciliği’ne atanması nedeniyle verdiği resepsiyona katılan Gül, gazetecilerin soruları üzerine özetle şu mesajları verdi:

Muhatap değil: (“Kürt açılımı ile ilgili gelişmeler oluyor. İçişleri Bakanı’nın temasları devam ediyor. Bir yandan da İmralı’dan bir yol haritası…” sorusu üzerine) “İmralı falan onları unut, geç. Sen soruyu başka türlü sor. Onlar muhatap değil. Türkiye’de bir mesele var. Herkesin kendi meselesini, problemini kendisinin çözmesi gerekir. Bir ülke kendi sorunlarını kendi inisiyatifiyle çözmezse başkaları günü gelir daima bunu istismar eder. Vaktiyle de istismar etmişti.

‘İsmailağa Cemaatini Kayırmaca ' Ergin'in Önünde

Cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu

İsmailağa Cemaatini’nin korunduğuna yönelik iddialar meclise taşındı. Kamer Genç, Adalet Bakanı Ergin’in yanıtlaması istemiyle, ‘cemaati soruşturan Erzincan Başsavcısıyla ilgili soruşturma açılmasının suçluyu koruma kapsamına girip girmediğini’ sordu.

CHP Mersin Milletvekili İsa Gök ve Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç verdikleri soru önergeleriyle Erzurum Başsavcılığı’nın İsmailağa Cemaatine yönelik soruşturmayı engellediği iddialarını Meclis gündemine taşıdılar.

CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İsmailağa cemaatinin kentin ilçeleri ve köylerinde okul öncesi çocuklara Medine Vakfı’na ait evlerde yatılı olarak eğitim verdiği ihbarı üzerine harekete geçtiği ve Erzincan İl Jandarma Komutanlığı’na istihbarat toplaması talimatı verdiğini hatırlattı.

Adalet Bakanlığı fişlemeyi kabul etti

Hakim ve savcı adaylarının bilgilerinin arşivlendiği yönündeki haberlere yazılı açıklama ile yanıt verildi. Bakanlık 2 yasaya atıfta bulundu, “Hakim ve savcı adayları için arşiv araştırması kaldırılmamıştır” dedi. Ama adayların mülakatlarda başarısız olmasının sicillerinden kaynaklanmadığı belirtildi.

Adalet Bakanlığı, açıklamasında Hakimler ve Savcılar Kanunu ile güvenlik soruşturması yasasını hatırlattı.

Bakanlık, iki yasaya dayanarak, devletin güvenliği ve ulusal varlığını gerekçe gösterdi.

Gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatında çalışacak personel hakkında arşiv incelemesinin yapılabileceğini belirtti.

Hakimlik sınavlarını kazanan M.D’nin, “öğrenciliği sırasında örgütsel eylemlere katıldığı” bilgisi halen bakanlığın elinde olduğu için mülakatlarda elendiği iddia edilmişti.

86 yıl önce, üç ay sonra!

Altemur Kılıç

Altemur Kılıç

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Kararlıyız, bu işi (açılımı) yılbaşına kadar bitirmemiz gerek” diyor. Yani, 86 yıllık Türkiye Cumhuriyetinin 3 ayda bitirilmesi lazım! Yalakaları da, “Bu fırsat kaçmasın, açılımın gazı kesilmesin” diye telaşlanıyorlar! Haklılar; acele edilmezse, Apo-PKK-DTP elbirliğiyle giderek azarak “açılımın gazının” artık neden kesilmesi gerektiğini millete gösteriyorlar…

İhanet-ibret kareleri

İşte dünden kareler; PKKbaşı Karayılan, Kandil dağından meydan okuyor, devleti, gittikçe sayıları artan “ordusuyla” tehdit ediyor… Eruh ve Şemdinli’de de azdılar. Türkler için ihanetin başlangıç noktası ve cinayet meydanları olan bu yerler, bölücüler için kutsal alanlar! Eruh- Şemdinli’de askerlerimizi şehit ettiği için iftihar eden alçak kahraman gibi alkışlanıyor! Ve terör eylemleri, kırda, kentte devam ediyor: Adana’da PKK gösterileri esnasında, gencecik bir polis memuru, bir PKK’lı tarafından, alçakça bıçaklanıyor!

Alemi sersem milleti körmü sanıyorsunuz

SÖZDE “açılım” adı altında sahnelenen tehlikeli oyunda bölücü terör örgütü PKK ve onun siyasi kanadı DTP ile birlikte rol kapma yarışına giren işbirlikçiler, Türkiye’yi gerdi.

40 bin kişinin katili

DÜNÜ unutturacaklarını sanan hainler, Türkiye’de 25 yıldır, çoğu kadın ve çocuk 40 bin kişinin kanını döken çetebaşı Abdullah Öcalan için “demokratik lider” pazarlaması yapıyor.

İŞTE CANİ

* AKP İktidarının açılım çalışmalarından cesaret alan İmralı canisi Öcalan’ın dili çözüldü, demokrasi nutukları havada uçuştu!

* Binlerce insanın katili olduğunu unutan Abdullah Öcalan, barış ve kardeşlik için projeye herkesin destek vermesini istedi!

Binlerce insanın katili olan Abdullah Öcalan, “Demokrasi havarisi” kesildi. Ömür boyu hapse mahkum edildiği İmralı’dan avukatları aracılığıyla, iktidarın açılım projesi hakkında mesajlar gönderen cani, AKP’ye destek verdi. Tıpkı Başbakan Erdoğan gibi çözümün yıl sonuna bırakılamayacağını ifade eden bebek katili, “Kürtlerin demokratik ulus olma hakkının” kabul edilmesi gerektiğini öne sürdü. PKK’ya yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı’nın haberine göre Öcalan şunları söyledi:

Katar Emiri'ne yakın ilgi

Erdoğan Katar Emiri’ni uçağının merdivenlerinde karşılayıp, Rixos Otel’e götürdü..

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Milas- Bodrum Havalimanı’na inen Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife El Tahani’yi uçağın merdivenleri başında karşıladı. Erdoğan ile Tahani ayaküstü 3- 4 dakika sohbet ettikten sonra aynı otomobille Rixos Otel’e geçti.Bugün saat 13.15’te, İstanbul’dan Airbus A-330 tipi özel uçakla Milas- Bodrum Havalimanı’na inen Katar Emiri Şeyh Hamad Bin Halife El Tahani’yi, apronda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muğla Valisi Ahmet Altıparmak, Milas Kaymakamı Şahin Arslan ve kalabalık grup karşıladı. Başbakan Erdoğan, 25 kişilik kafileyle gelen Katar Emiri Tahani’yi karşılamak için uçağın merdivenleri başına kadar gitti.

Türk ordusunu PKK’ya yenik ilan ettiler

Savaş Süzal

Savaş Süzal

Üstteki başlığın sizleri tedirgin ve rahatsız ettiğini çok iyi biliyorum. Amacım bu değil. Ayrıca kimseyi de gücendirme gibi bir niyetim de yok. Yalnız ortada oynanan orta oyunu ile nereye varılacağını ve sonucun ne olabileceğini anlatmaya çalışıyorum. Evet, acı ama gerçek bu. Ne yazık ki Türkiye’de işbaşında bulunan iktidar kendi ordusunu, kendi askerini yenik ilan etmiş bulunuyor, hem de teröristlerin ve Türkiye düşmanlarının beceremediği ölçüde. Bu yalnız benim görüşüm değil, Amerikalı bazı çevrelerin de bu konuda görüşü aynı.

Televizyonlarda görmüşsünüzdür, hatırlayın, boks maçlarında bir kural vardır. Ringdeki boksörlerden birinin menajeri boksör ne kadar dövüşmek isterse istesin havluyu ringe attı mı maç durur ve o boksörü hakem yenik ilan eder. Bizdeki durum ise bundan daha ciddi ve ağır bana göre.