
Yılmaz Özdil
Ahali “evet” dedi.
HSYK reformu yapıldı.
*
Bismillah.
20 makam aracı alındı.
Hepsi sıfır kilometre.
Henüz 2010’dayız.
![]()
![]() Derya Sazak Gül, 12 Eylül döneminde kendisine işkence yapılmadığını, ancak gözleri bağlı sorgulandığını ve siyasi şubede işkence görenlerin önünden geçtiğini anlattı. Gül, “Kardeşim Macit çok daha ağır şartlarda içeride kaldı, işkence gördü” dedi New York Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, BM Genel Kurulu Toplantıları’na katılmak üzere üç bakanla ABD’ye giderken, uçakta gazetecilerle sohbet etti. Anayasa referandumu ardından 12 Eylül 1980 darbesinde yaşadıklarını anlatırken, “Geçmişin yargılanmasından çok, geleceğe bakmak gerektiğini” söyledi.
![]() Yılmaz Özdil Pazar akşamı televizyonlardan aradılar, “sonuç için ne diyorsunuz?” diye… “üçüncü periodu görmek lazım” dedim! Maçtaydım çünkü… (Daha çok referandum yaparız, final bi defa gelir.) Cumhurbaşkanı’yla Başbakan yuhalandı, Türkiye laiktir laik kalacak sloganları atıldı, goriller kadının birini tekme tokat dövdü, tribün gorillere pet şişe fırlattı, VIP salonunda hır çıktı, bertarafçı badem bıyıklının teki “görürsünüz siz, hepinizi tek tek biliyorum” diye bağırıyordu. Yanımda duran 2.21’lik Sabonis’i gösterip “bak bu İzmir’den geldi” dedim…
![]() Oktay Ekşi REFERANDUMA birkaç gün kala ister istemez insanın aklına, sandığa giren oyların başına bir şey gelip gelmeyeceği sorusu geliyor. Malum, bizim demokrasi “kör”dür, “topal”dır ama yeterince gelişmemiş demokrasilerle kıyaslarsanız bizde seçimler göreceli olarak “temiz” geçer. Elbet istisnaları var. Onlara değineceğiz. Ama “göreceli olarak temiz” seçim yapma geleneğini, demokrasi tarihimizin en kirli seçimi olan 1946’dan alınan derslere borçlu olduğumuzu kaydetmeliyiz.
![]() Ruşen Çakır Hanefi Avcı’nın kitabının ana ekseninde Fethullah Gülen cemaatinin devlet içindeki kadrolaşması ve bu kadrolar aracılığıyla yürüttüğü yasadışı faaliyet iddiaları olduğu ortada. Her ne kadar kitaptan hoşlanmayan çevreler “belge yok” dese de 557-563. sayfalarda yer alan ve cemaatten birileri tarafından daha üst bir merciye yollandığı ileri sürülen raporvari şikayet mektubu başlıbaşına yeterlidir. Avcı’nın, cemaatin Emniyet içindeki “imamı”nın “Kozanlı Ömer” kod adını kullanan Osman Hilmi Özdil adlı bir şahıs olduğunu ileri sürmesi de, bu iddiaların doğru ya da yanlış olduğunu anlayabilmek için çok önemli bir ipucudur.
![]() Oral Çalışlar ‘Arkadaşlar, Anayasa Mahkemesi’ne Cumhurbaşkan’ın seçtiği yeni yobaz üyeyi takdim ediyorum. Tüm Türkiye bu yobazlar tarafından ele geçirilmiştir. Şair Eşref der ki, ‘Bir soğan soyuluyor, yaşarıyor gözler, bir devlet soyuluyor, aldırmıyor öküzler.’ Bu bana gönderilen bir mail. Altına da ‘yobaz’ denilen kişinin görüntülü bir konuşması eklenmiş. Bu kişinin adının Alparslan Kuytul olduğunu google’u araştırarak öğrendim. Kuytul, Furkan Vakfı’nın kurucusu. Kuytul, bu konuşmasında bir dindarın yargıç ve savcı olup olamayacağını kendine göre yorumluyor.
| |||||||||||
64 sorgu. 0,130 saniye. | |||||||||||