|  Safile Usul Ben İstanbul’da hergün en az 2 saat yol yapıyor dolayısıyla bir sürü yoldan, yerden geçiyor… Seçim nedeniyle şu sıralar bir sürü de parti afişi görüyorum. Çok sayıda da AKP’li aday afişi gördüm ve artık şunu rahatlıkla söyleyebilecek kadar gözlem yaptım ki… AKP adaylarının çoğu metroseksüel denen erkek tipinden. Yani… Kendine çok bakan, süslü, parlak… 
 Yılmaz Özdil Pelee… Yanardağ. Karayipler’deki Fransız sömürgesi Martinik Adası’nda. * Sene 1902. * Seçim yapılacak. Ahaliyi temsilen Paris’e mebus gönderilecek. İki parti var. Biri kodamanların, öbürü garibanların… Ada’da bi de vali var. Fransız. Güya demokrasi filan ama, aslında bu arkadaş yönetiyor. Ve, istiyor ki, hep kodamanlar kazansın. Malum, avanta alıyor. * 
 Bülent Serim 12 Haziran seçimleri, Atatürk Cumhuriyeti yönünden “köprüden önceki son çıkış”tır. Türkiye Cumhuriyet’i son hızla “Federal İslami Cumhuriyet”e doğru yol almaktadır. Eğer bu seçimlerde, referansı “İslam” olan bir siyasal parti anayasayı tek başına değiştirecek sayıda milletvekiline sahip olursa, özgürlükçü, tam bağımsızlıkçı, ulusal, üniter, demokratik ve laik Atatürk Cumhuriyeti tarihe karışacaktır. 12 Haziran seçimleri bu gidişten kurtulmanın son şansını sunmaktadır. Bu şansı kullanmak, Atatürk Cumhuriyeti’nin kurucu kazanımlarının ülkeye yeniden egemen olmasını sağlamak elimizdedir. “Köprü”, Federal İslami Cumhuriyet’e giden dönülmez yolu; “önceki son çıkış” ise, Atatürk Cumhuriyeti’ne dönüş kavşağını simgelemektedir. 
 Yılmaz Özdil Başbakanlık falan filan kurulu, karikatürlerin maneviyatı bozduğu gerekçesiyle, bi mizah dergisini poşete soktu, 18 yaşından küçüklere satılmasını yasakladı. * Karara poposuyla gülen bir grup ilkokul öğrencisi, gaz bombasıyla dağıtıldı. * Kabataş Lisesi’nin yatakhanesine düzenlenen operasyonda, yastıkların altına gizlenmiş halde 327 mizah dergisi ele geçirildi. Yatakhane ilaçlanıp, mühürlendi. Öğrencilere fıkra anlattığı iddiasıyla tutuklanan kimya öğretmeni, gülmekten fenalık geçirerek hastaneye kaldırıldı. * 
 Ahmet HAKAN Diyelim ki… Gazetelerden birinde azıcık sert bir ‘ Tayyip Erdoğan analizi ’ yayınlandı. Başbakan Erdoğan, bunu tamamen ‘şahsi’ algılıyor. İçinden, “Ben ne yaptım bu adama?” diyor. “Biz gece gündüz demeyip koştururken şunun oturduğu yerden kestiği ahkâma bak” diyor. Yazıyı yazanın üstünü çiziyor. Gazetenin patronuna düşman oluyor. ¡ 
 Yılmaz Özdil Hopa İlçesi Kemalpaşa Beldesi Köyün adı Dereiçi * Gene böyle bi haziran Hoşgeldin bebek… Çileye hazırlan. * 
 Özcan Yeniçeri Haksızlık yapma imkânı bulamadığı için haksızlığa karşı çıkan, aldatma fırsatı bulamadığı için de aldatanları yeren, çalamadığı için hırsızlığa karşı çıkan nice insan vardır. Onlar, sözde erdem, ahlak ve fazilet kokan düşüncelere sahip görünenler, ellerine geçen ilk fırsatta velinimetlerini dahi linç etmeye kalkarlar. Riyakârlığa, kara kalpliliğe, birbirini aldatmaya alışan insanlardan vefalı bir davranış beklemek yanlıştır. Eğer insanlar aldatıldıklarını bile bile kendilerini aldatanlarla kucaklaşıp, öpüşerek vedalaşıyorlarsa o zaman bu sonuca katlanmaktan başka çareleri olmaz. Kendileri de seciyeleri de beş para etmeyecek türden ahmaklardır ki arkadaşlık etmek için seciyesi kendilerinden daha bozuk insan arar. Düşük karakterlilerle düşüp-kalkan insanların muhatap olacakları muamele çoğu kez başından bellidir. 
| |