Emre Kongar : “Yeni Anayasa’ya Gerek Kaldı mı?”

Emre Kongar

Cumhuriyet gazetesi yazarı Emre Kongar, bugünkü köşesinde yeni anayasa hazırlanması konusuna değindi. Kongar, ‘Yeni Anayasa’ya ne Gerek Kaldı’ başlıklı yazısında, AKP’nin Türkiye’deki tüm resmi ve yarı resmi kurumlarına son vererek, bakanlıklara bağladığına vurgu yaptı.

Yasama, yürütme ve yargının artık iktidara bağımlı hale geldiği koşullarda yeni anayasa ile neyin düzenleneceği sorusunu soran Kongar, AKP’nin çoktan kendi anayasasını yaptığını yazdı.

İşte Emre Kongar’ın yazısı:

AKP, Meclis’te yaptığı düzenlemelerle ve referandumlarla çoktan kendi anayasasını yaptı ve yürürlüğe koydu bile.

Karargahın sürpriz ev sahibi

Murat Çelik

Devletin zirvesi, bu yılki Zafer Bayramı kutlamalarında, hipodromdaki ‘geçit töreni’nden önce Genelkurmay Karargâhı’nda bir araya gelecek.

30 Ağustos 2011 Salı günü…

Hipodromdaki tören saat 11.00’de.

Öncesinde ise saat 09.45’te, Genelkurmay Karargâhı’nda ‘tebrik töreni’ var.

Ve işte o törende, bu yıl karargâhta bir ‘ilk’ daha yaşanacak.

Zafer Bayramı tebriklerini bugüne kadar olduğu gibi Genelkurmay Başkanı değil, Cumhurbaşkanı kabul edecek.

Bağımsız Kurumlar ‘Baş ağrıtıyordu (!)’Müjde: Kurtulduk

Güngör Uras

Geçen hafta Resmi Gazete’de yayınlanan Avrupa Birliği Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 649 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname’nin 65 maddesinden birinde, şunlar yazılı: “MADDE 45 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunun 19/A maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. Bakan, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların (5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan kurumlar dâhil) her türlü faaliyet ve işlemlerini denetlemeye yetkilidir.”

Somali bienali

Yılmaz Özdil

Müjdat Gezen.

Usta…

Sapına kadar Atatürkçü, altı okka yurtsever, doğru bildiğini gözünü budaktan sakınmadan söyleyen, adam gibi adam… Malını mülkünü öz evladına bırakmak varken, sanat eğitim merkezi kurup, bu ülkenin çocuklarına bağışlayan öğretmen… Sahnelerimizin, maddi sıkıntı içine düşen, hayatının son demlerinde evsiz barksız kalan çileli emekçilerine elini uzatan, tapulu evlerini onlar için ücretsiz huzurevine dönüştüren, masraflarını cebinden karşılayan, üstelik, kendisinin reklamı yapılmasın, onlar da rencide olmasın diye, gazetecilerin o huzurevinde haber yapmalarına bile izin vermeyen,

Masa’l

Yılmaz Özdil

Bakanlar Kurulu’nun “oval” masa düzeninde, Orman Bakanı’na zurnanın son deliği muamelesi yapılıyor, taaa en sona oturtuluyordu.

Derhal gerekli önlemler alındı, “u” şeklindeki masaya geçildi, bakanlarımız alfabetik sırayla oturtuldu. A’nın avantajını kullanan Adalet Bakanı, en baş köşeye kuruldu. “Ben AB bakanıyım kardeşim, d’den önce b gelir, adaletin önünde olmam lazım” diyen AB Bakanı’nın itirazı reddedildi. Çünkü, bakanlığın orijinal adı Avrupa Bakanlığı olduğu için, Adalet Bakanı’nın önüne geçeyim derken, anca Aile Bakanı’nın arkasında yer bulabildi. Hayvanlardan Sorumlu Bakan, Milli Eğitim Bakanı’nın önüne geçti. Orman Bakanı bi sandalye yana kayarak, dış kapının mandalı psikolojisinden kurtulurken… “U” şeklindeki masa düzeni “U”laştırma Bakanı’nı vurdu, mecburen başbakan yardımcılarının yanındaki en faça sandalyeden kalkıp,

en sona gitti. Böylece, memleketin en önemli meselesi halledilmişti ki…

*

Citius, Altius, Fortius

Yılmaz Özdil

Hayaldi gerçek oldu, 2020 olimpiyatları İstanbul’da başladı.

*

Açılışı, biri İngiltere Kraliçesi’nin elinden, biri Suudi Kralı’nın elinden olmak üzere, iki altın madalyası bulunan Cumhurbaşkanımızın yapması bekleniyordu. Ancak, olimpiyatlar illa Kayseri’de yapılsın istediği için küstü, gelmedi. Böylece, açılış kurdelesini, dünya güreş tarihinde hiç güreşmeden altın kemer kazanan tek sporcu olan başbakanımız kesti.

*

Bir hayalim var ama…

Mehmet Y.Yılmaz

KENDİMİ bildim bileli Afrika’da dönemsel açlık olayları oluyor. Kimi zaman iklimden, kimi zaman soykırıma kadar varan iç savaşlar yüzünden insanlar bir yudum su ve bir dilim ekmek bulamadıkları için ölüp gidiyorlar.

Çocukken evimizde konuşulan en önemli meselelerden biri Biafra’daki açlıktan ölen çocuklar konusuydu. Tabakta bırakmaya çalıştığımız yemekler babamın bizlere Biafra’yı hatırlatmasına neden olurdu. Öyle bir duruma gelmiştik ki uzun süre Biafra’daki açlığın sorumlusu gibi vicdan azabı çekerdik.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE