| Cem Küçük’ün, 2010’da Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisi hakkında söyledikleri tartışma yarattı. Cem Küçük, yanlış anlaşıldığını söyleyerek özür diledi. Cem Küçük’ün, 2010’da Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisi hakkında söyledikleri tartışma yarattı. Küçük’ün, 1ANtv’de 16 Nisan’daki referandum sonrası sürece ilişkin yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AKP başına geri döndükten sonra “Radikal İslamcılarla ve Mavi Marmara’daki manyak tiplerle” yollarının ayrılması gerektiğini söylemesi büyük tepki gördü. İsrail komandoları, 31 Mayıs 2010’da ambargo uygulanan Gazze’ye insani yardım götüren ‘Özgürlük Filosu’nun Türkiye bandıralı Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda helikopter ve botlarla baskın yapmış, baskında 9 Türkiye vatandaşı hayatını kaybetmiş, 50’den fazla kişi de yaralanmıştı. 
 Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven ( Fotoğraf: DHA ) İstanbul Barosu, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven ve YSK üyeleri hakkında görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Mevcut yasada aksi yazılmasına rağmen, referandumda sandıklar kapatıldıktan kısa süre sonra mühürsüz oy pusulası ve zarfların da geçerli sayılacağını duyuran YSK’ya muhalefet tepki göstermiş, seçimin ‘şaibeli’ olduğu yorumları yapılmıştı. 
 Fotoğraf: Twitter Muş Valisi Seddar Yavuz, Dağdibi köyünde referandum sandıklarının kurulduğu okulda tüfekle fotoğraf çektirip paylaşan kişiyle ilgili tartışmaları yanıtladı: “O fotoğrafın o gün çekildiğine dair elimizde bir bilgi yok. Kaybedince ‘çamura yatmak’ denir buna. Bunlar tamamıyla dış güçlere hizmet eden yaklaşımlar.” Söz konusu fotoğraf referandum günü özellikle sosyal medyada tepki çekmiş, HDP Sözcüsü Osman Baydemir partisinin dünkü grup toplantısında fotoğrafı gösterip, “Yurttaşlarımız silahların gölgesinde sandığa gitti” demişti. 

CHP 2 buçuk milyon mühürsüz oy kullanıldığını iddia ediyor, YSK ise sandıklardaki mühürsüz oylar için ‘münferit’ diyor. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 16 Nisan referandum sonuçlarını şaibeli hale getiren “mühürsüz oylar geçerlidir” kararıyla ilgili birçok çelişki ve soru işareti ortaya çıktı. Mühürsüz oy kullanılmasının suçunu sandık kurullarına yıkarak işin içinden sıyrılmaya çalışan YSK; bu zamana kadar yapılan seçimlerde yasal şekilde “mühürsüz oylar geçersizdir” kuralını uygularken; bu kararından, yönetim sisteminin değişikliğinin oylandığı referandum sırasında ve “hayır” çıkma ihtimalinin arttığı bir anda vazgeçmesi şüphe yarattı. Kararında mühürsüz oyların “münferit de olsa bazı sandıklarda” olduğunu öne süren YSK, buna ilişkin tam rakam veremedi. 

Kılıçdaroğlu, “Gerekirse AİHM’e kadar götüreceğiz” demişti. CHP, HDP ve Vatan Partisi’nin 16 Nisan’daki referandumda “tam kanunsuzluk” iddiasıyla yaptığı başvurular Yüksek Seçim Kurulu’nca (YSK) reddedildi. Karar oy çokluğuyla alındı. Kurulda 10 kişi başvuruların reddine karar verirken bir kişi kabul edilmesi yönünde görüş bildirdi. YSK’da oy çokluğuyla verilen karara muhalif kalan isim Cengiz Topaktaş oldu. Topaktaş, referandum günü “mühürsüz oy” kararını imzalayan isimler arasında bulunuyor. 

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, referandumdaki ‘şaibe’ tartışmalarının ardından ülkenin birçok noktasında düzenlenen protestolar için, “Sokağa çağrılar, Batı’nın kışkırtmalarıyla yapılıyor ama kimse sokağa dökülmez. PKK’nın çağrılarına kimse itibar etmeyecektir” dedi. YSK, referandumda sandıklar kapatıldıktan kısa süre sonra mühürsüz oy pusulası ve zarfların da geçerli sayılacağını duyurmuştu. Bunun ardından ‘şaibe’ tartışmaları gündeme gelmişti. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok il ve ilçelerdeki yurttaşlar, YSK binalarına giderek mühürsüz oy pusulası ve zarfların kabulüne ilişkin itiraz dilekçeleri götürmüş ve sokağa çıkarak yaşananları protesto etmişti. 

YSK kararı ve referandum üzerine bir değerlendirme… CHP İstanbul Milletvekili ve eski Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) referandumda mühürsüz oyların da geçerli sayılacağına dair kararına ilişkin olarak bir değerlendirme yazısı yazdı. Cihaner, mühürlerin kasıtlı olarak basılmadığını söylerken bunun sebebinin “referandum sonucunda ‘Hayır’ çıkması durumunda 2014 yerel seçimlerinde Bitlis Güroymak’ta yapıldığı gibi iptal edilme alternatifinin rezerv tutulduğunu” ifade etti. 
| |