| 
Mahkeme, Ağar’ın 5 yıllık hapis cezasının gerekçeli kararını açıkladı: “Silahlı örgüt yöneticisi Ağar, kamu gücüyle çete oluşturdu.” ANKARA – Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Mehmet Ağar hakkında verdiği hapis cezası kararının gerekçesini tamamladı. Gerekçeli kararda, Ağar’ın eylemlerinin, Susurluk Çetesi’ne “yardım boyutunu aşarak ‘yöneticilik’ konumunda olduğu kaydedildi. Kararda, ‘terörle mücadele adı altında hukuk dışı oluşumların devleti hukuk devleti olmaktan çıkaracağı’ anlatıldı. 

Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani, BDP’lilerle yaptığı görüşmede ‘Kardeş kanının daha fazla akmaması için üzerime düşeni yaparım’ dedi. İSTANBUL – Başbakan Erdoğan’ın daveti üzerine iki günlük resmi ziyaret için Türkiye’ye gelen Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, BDP ve DTK eş genel başkanları ile bir araya geldi. 

N.Ç. davasına ilişkin yerel mahkemenin verdiği “kendi rızasıyla” şeklindeki kararı onaylayan Yargıtay’a karşı kadınların isyanları devam ediyor. Yargıtay’ın verdiği kararla adil yargılama ilkelerini bir kez daha hiçe saydığına dikkat çeken kadınlar, yargıya “Rıza, tahrik arama suçluları yargıla” diye seslendi. 

Susurluk, Musa Anter cinayeti gibi derin davalarda karşılaştığımız ‘devlet sırrı’ artık AKP’nin, hatta Başbakan Erdoğan’ın tekeline giriyor. Demokratik kitle örgütlerinin yıllardır kaldırılmasını istediği ‘çok gizli’ ve ‘devlet sırrı’ ifadelerinin kapsama alanı, her fırsatta şeffaflık ilkesini ağzından düşürmeyen AKP tarafından genişletiliyor. Bilgi edinme hakkı ve herkesin yasalar önünde eşit olması ilkesine teğet geçecek bu uygulama, Meclis’e gönderilen Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı’nın kabul edilmesiyle hayata geçecek. 

KCK tutuklamalarının ardarda geldiği günlerde, “silahlı örgütle, şiddetten uzak siyaset yapanları birbirine karıştırmayalım” mealinde tepki gösteren eski solcu-yeni sağ liberalleri izliyor musunuz? Belli ki bir yerlerden balans ayarı yemişler; KCK’nın esasen PKK’nın şehir örgütlenmesi, dolayısıyla şiddetin bir parçası olduğuna dair psikolojik savaş argümanının arkasına dizilmeye başladılar. Meselenin artık PKK ya da KCK’dan çıktığını, silahlı-silahsız, yasadışı-yasal demeden bütün bir Kürt muhalefetini “etkisiz hale getirme” operasyonuna dönüştüğünü görmüyorlar; ya da görüyorlar ve gizlemeye çalışıyorlar. 

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemeleri eleştirerek “Bu anlayışı, hekimliği, müşteri peşinde koşan tezgahtarlar haline getiren bu çerçeveyi, temel felsefesiyle reddediyoruz” açıklamasında bulundu. 

Murat Karayılan, KCK’nin bir örgüt değil, bir sistem olduğunu belirterek, tutuklananların hiçbirinin de KCK’li olmadığını söyledi. Özel yetkili savcıların cemaat adamları olduğunu kaydeden Karayılan, “Varsa bu insanların KCK’ye üye olduklarına dair belge, göstersinler” dedi. 
| |