|  Tuncay Özkan “Çok para kazandım” deyip Ülker’i adres gösteren Tayyip’i Ülker grubu yalanladı: “Bizim distribütörlüğümüzden o kadar para kazanamaz” Konumuz Recep Tayyip Erdoğan’ın serveti… Ankara – İstanbul uçağında mal beyanıyla ilgili olarak bana “13 yıldır bir arkadaşımla ortak şirketimiz var, iş yapıyorum, para kazanıyorum diye davul mu çalacağım yani; Ülker Bisküvileri’nin Anadolu yakası distribütörlüğünü yapıyorum. Çok iyi para kazandım, şirketim de 13 yıldır çok iyi para kazanıyor” açıklamasını yaptı. Recep Tayyip Erdoğan servetinin büyüklüğündeki etkenlerden birini de bu şirketten önce çalıştığı özel sektörde kazandığı paralar olarak gösterdi. Ama asıl zenginlik bu “Ülker distribütörlüğünden” geliyordu. Bana göre makul bir açıklamaydı. Ülker büyük bir firmaydı. Erdoğan bu firmaya yakın olabilecek bir ideolojik çizgideydi. Ülker zenginliğini Erdoğan ile paylaşmak istemiş olabilirdi. Doğaldı. 
 Tuncay Özkan Recep Tayyip Erdoğan ile dobra dobra Ankara’dan uçağa bindim. Ön koltukta Recep Tayyip Erdoğan oturuyordu. Yanına oturdum. Hal hatırdan sonra, başladık konuşmaya. Erdoğan: “Sizden hiç beklemezdim. Yazdığınız yazılarda öyle şeyler var ki inanılmaz” dedi. “Bu ülkenin yolsuzluk durumunu, nasıl yönetildiğini benden iyi biliyorsunuz, ama bana haksızlık ediyorsunuz, biz sizinle konuşuyoruz, bana bir sorsaydınız” diye sitem etti. 
 Tuncay Özkan Albayrak şirketi ve Recep Tayyip Erdoğan’ın birlikte götürdükleri siyasi hareketin finansal gücünün 1 milyar dolar olduğunu Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren’in raporundan aynen alarak bu köşede yayımlamıştım. Candan Eren ve diğer müfettişler yaptıkları incelemelerde 1994 ile 2001 yılları arasında Albayrak şirketinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aldıkları dolaysız, yani aracısız, bir başka firma üzerinden olmayan ihaleleri ve diğer bulguları değerlendirerek bu sonuca ulaşmışlar. Tek tek döküm yapıp, listesini de tutmuşlar. Örneğin son birkaç yıl içinde Albayrak şirketinin belediyeden aldığı saptanabilen ihale sayısı 53. Bu ihalelerin toplam bedeli 470 milyon doları aşıyor. Ama bunu Albayrak şirketi ilanlar yoluyla şöyle açıklıyor: “Bizim aldığımız ihale tutarı 11 milyon dolardır.” İyi de dört kez iptal edildikten sonra Albayrak şirketinin konsorsiyumuna verilen metro ihalesinin sadece ihaleye çıkış bedeli 180 milyon dolar. Bu kadarı ayıp olmuyor mu? 
 Tuncay Özkan Dr. Ali Erdemir, sürtünme katsayısını sıfıra yakın bir oranda ortadan kaldıran müthiş buluşun sahibi olan müthiş Türk. Artık Chicago’da yaşıyor. Peki ama Dr. Ali Erdemir neden ve niçin Türkiye’de değil de Amerika’da müthiş Türk oldu? Türkiye’de değil de niye Amerika? Bu sorunun yanıtları aslında içinde bulunduğumuz açmazın da yanıtlarını içeriyor. Şimdi NASA’nın, Amerikalı bakanların, sanayicilerin ve üniversitelerin peşinde koştukları bu müthiş Türk, az bir zaman önce Türkiye’de ve Türk üniversitelerindeydi. Fark nerede? 
 Tuncay Özkan Metro İstanbul için bir rüyaydı. Sonuçta dünyanın en kısa mesafeli ama en pahalı metrosuna kavuştuk. Metro ile Albayrak firması ne alaka diyeceksiniz. Öyle demeyin, çünkü metro ile Albayrak firması tam 180 milyon dolara çok zor şartlar altında buluştu. Buluşurken yanına Cengiz İnşaat ile Cegelec Division’u da aldı. Ama dedik ya, buluşma çok zor oldu. İhale tam dört kez ertelendi. Çok kavga verildi. Diğer katılımcılar çekildi. Albayrak için bunca erteleme neden? Neden metro? Bu konuda soruşturma bitince bu soruların yanıtı da ortaya çıkacak. Bu fiyata, bu metro nasıl yapılmış? İhaleler ertelenirken devletin 30 milyon dolar kaybetmesine neden göz yumulmuş? Neden? 
 Tuncay Özkan Bugün önemli bir ifadeye yer vereceğim. İstanbul Belediyesi’nin Recep Tayyip Erdoğan dönemindeki en önemli projesi. Ağaçlandırma seferberliği. Sadece dikim için açılan çukurlarına trilyonlar yatırılan bu projeyle ilgili gerçekleri duymaya hazır mısınız? İşte 32 kısım tekmili birden ağaç dikmenin öyküsü. Hem de eski bir RP milletvekili adayının ağzından: “Bilgisine başvurulan İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski park ve bahçeler müdürü ve aynı zamanda kapatılan Refah Partisi Antalya milletvekili adayı Ali Karakoç’un ifadesinden: Söz konusu 200.000 ağacın alınması işi ben gelmeden önce belediye iktisadi teşekküllerinden olan İSTAÇ’a ihale edilmiş idi. 
 Tuncay Özkan Albayrak şirketlerinden biri olan Yeni Şafak gazetesi benim müthiş bir servetim olduğunu ve bu serveti 1996 yılından sonra İstanbul’a gelince edindiğimi yazdı dün. Ve bana servetini açıkla diye çağrıda bulundu. Memnuniyetle kabul ediyorum. Derhal. Ama ben de buradan çağrıda bulunuyorum Albayrak kardeşler ile Recep Tayyip Erdoğan da servetlerini açıklasınlar. Hodri meydan diyorum. Eğer açıklamazlarsa üzerlerinde şaibe kalacaktır sonra haklarında pek çok iddia var. Onları aydınlatmak istemiyorlar mı? İşte benim müthiş diye niteledikleri servetimi ortaya döküyorum, onlar da açıklasınlar bir karşılaştıralım, haydi artık bu yoldan dönüş yok kim geri kaçarsa ahlaksız da, erdemsiz de, şerefsiz de odur. 
| |