"IMF olmazsa ölmeyiz"


”SAYGI BEKLERİM…”

Başbakan Erdoğan, ”Almanya’dan iktidarınıza karşı bir tavır mı sezinliyorsunuz?” sorusu üzerine, ”Ben iktidarıma karşı olayı görmek istemem ama ülkeme karşı saygı beklerim. Ben bunu Sayın Merkel’in kendisine de söyledim. Ülkeme karşı saygı beklerim. Oradaki vatandaşlarıma karşı saygı beklerim” dedi. Erdoğan, konuyla ilgili bir soru üzerine bunu Avrupa Birliği bağlamında söylediğini dile getirdi.
AB konusunda imtiyazlı ortaklık konusunu, mevcut Alman yönetiminin gündeme getirdiğini kaydeden Erdoğan, eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder döneminde böyle bir konunun olmadığını ifade etti.
Erdoğan, şöyle devam etti:

”AB müktesebatında da böyle bir şey yok. Dün, Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier’in açıklaması oldu. ‘Ben bunu anlamıyorum’ dedi. Şimdi aynı hükümetin içinde, dışişleri bakanı… ‘Ben bunu anlamıyorum’ diyor. Anlamak mümkün değil ki. Çünkü AB müktesebatı içerisinde böyle bir şey yok. Ama Merkel, tutturmuş ‘imtiyazlı ortaklığı’ gündeme getiriyor. Yanında da Sarkozy, o da çıkmış aynı şeyi şu anda söyleyip duruyor. Bir taraftan da Fransa’da Türkiye günleri gibi bir şeyi güya bize lütfediyorlar. Mesela ben şu anda onun üzerinde düşünüyorum, yapıp yapmamayı, gidip gitmemeyi değil. Arkadaşlarıma, ‘bir değerlendirelim bu işi’ dedim. Çünkü, Türkiye’ye böyle yaklaşan bir yönetim ile böyle bir konuda ne yapabiliriz? Fransa halkının ne kadarı gelecekte bu tanıtımdan istifade edecek ve yahut da gelip bu tanıtımı yerinde görecek? Şimdi tabii farklı bazı yönleri de var. Bundan dolayı değerlendirmesini yapıyoruz.

Bazı şeylerin görülmesi lazım. Türkiye küçük bir ülke değil, sıradan bir ülke değil. Yani Türkiye’yi bir defa herkes bulunduğu yerde kabullenmek durumunda. Türkiye, NATO’nun, OECD’nin bir ülkesi. NATO’nun en güçlü ülkelerinden bir tanesi. Sen Türkiye’yi nasıl yok farz edersin? Türkiye’yi bir kenara nasıl atmaya kalkarsın? Kalkıyorsun, 500 bin, 600 bin nüfusu olan, 1 milyon, 1.5 milyon nüfusu olanlar, AB’ye girebilir, kalkıp da 71.5 milyon nüfusu olan Türkiye girerse acaba ne olur? Şimdi gündeme gelen bu, tartıştıkları konu bu. Bütün bunlara rağmen, AB içerisinde Türkiye dostları ülkeler de var. Bunlarla tabii dostluğumuz gayet iyi. Fakat Sayın Sarkozy, yaptıklarından er ya da geç pişman olacaktır. ”

İSTİKLAL MARŞINI OKUYAN AFRİKALI ÇOCUKLAR

”Hafta sonunda da Kayseri’de iki tane Afrikalı genç size İstiklal Marşı okumuş, gözleriniz doldu, duygulandınız hoşunuza gitti galiba” şeklindeki sözler üzerine Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
”Nasıl gitmesin, onlar Ankara’da okumuşlardı, Ankara’da ben yetişememiştim. Onların, Kayseri Şehir Stadı’nda programları varmış ve stat tıklım tıklım dolmuş. O gün, o program öncesi, ben Ankara’ya dönerken yolumuzu çocuklar ağırlıklı olarak kesiyorlardı. Bir baktım onlarda bir grubun içerisindeydiler. Önce tanımadım, sonra dediler ki ‘Bunlar İstiklal Marşı’nı okuyan Kongolu yavrular’ İkisini kucağıma aldım ve İstiklal Marşını tekrar okutalım dedim. Otobüsün mikrofonundan 10 kıtayı maşallah hiç eksiksiz okudular.”

RİJKAARD, DAUM, DENİZLİ VE LİG

”Spora meraklı bir Başbakansızın, biliyorsunuz Galatasaray Rijkaard’ı getirdi. Fenerbahçe ‘Daum’ dedi. Başiktaş, Mustafa Denizli ile devam ediyor. Bir Fenerbahçeli olarak Daum transferini yeterli görüyor muzunuz?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

”Sadece herhalde teknik direktörle bu iş olmaz, yani geçen yıl Aragones’i aldılar. Ama Aragones’in bana göre, alınışında zamanlaması çok yanlıştı. Adamcağız geldi elinde kimleri bulduysa onlarla yola devam etti. Türk futbolunu, futbolcuları tanımıyor. Geldiğinde transferler ondan önce yapılmıştı. Çünkü Aragones geldikten sonra aklımda kaldığı kadarıyla transfer falan yapmadı, mevcut futbolcularla sezona girdi ve sezonu öyle götürdü. Şimdi ise Daum’un gerek Fenerbahçe’yi tanıma noktasında gerek Türk futbolunu tanıma noktasında… Hatta Türk futbolcularının bir kısımını tanıma noktasında geçmişe göre bir deneyimi var. Bu bakımdan sanıyorum Daum’un intibakı çok daha rahat olacak, çok daha faydalı olabilir. Şu anda da yeni transferler yapmak istediğini herhalde yönetime bildirmiş, onunda şu anda gayreti içindeler.
Ben bu yıl da ligin çok renkli olacağı kanaatindeyim çünkü Rijkaard da çok başarılı bir teknik direktör, futbolculuğu da başarılı bir insan bu bakımdan bu yıl inanıyorum ki lig maratonu çok daha heyecan dolu olacak. Temenni ederiz ki Fair Play yine galip gelsin başarılı bir sezonu hep birlikte yaşayalım.”

HİDAYET TÜRKOĞLU VE MEHMET OKUR’UN BAŞARILARI

”Futbola gösterdiğiniz ilgiyi basketbola da gösteriyor musunuz? Örneğin Hidayet Türkoğlu?” sorusuna da Erdoğan, ”Basketbola da ilgi göstermeye başladım. Hidayet kardeşimi de bugün telefonla arayacağım, şans dileyeceğim” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Amerika’da bir Türk’ün, Türkiye’yi tanıtımı noktasında çok büyük bir rol üstlendiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

”Hidayet ile ilgili orada dolarların bile çıkarılıp reklamda kullanılmış olması… Çok önemli bir fotoğraf, bundan dolayı ben kendisine sevgilerimi gönderiyorum, bugün kendisiyle telefonla görüşeceğim. Kendisiyle gurur duyuyoruz. Tabi Mehmet’in (Mehmet Okur) de aynı şekilde başarıları var. Yurt dışında her alanda, bilim dalında da başarılı olan bir çok hocalarımız, bilim adamlarımız var. Sağlıkta var, her alanda var. Gerçekte Hidayet, özellikle son final maçlarında çok büyük bir performans gösteriyor. Sadece attığı basketlerle değil, aynı zamanda asist noktasında da başarıları var. Onun için kendisini kutluyoruz”

Kaynak : Sabah

Sayfalar: 1 2 3 4 5

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE