Yalçınkaya'ya göre hükümetin yöntemi

-”TÜRKİYE BAŞSAVCILIĞI İŞLEVİ”-

Yalçınkaya, ”Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın fiili olarak ‘Türkiye Cumhuriyeti Başsavcılığı’ işlevini yerine getirdiğini” ifade ederek, Türkiye genelinde faaliyet gösteren ve çoğu zaman uluslararası boyutları olan organize suç örgütlerinin mevcudiyeti karşısında, bu suçlarla etkili bir mücadele yürütmeye yetkili bir savcılık yapılanmasının bulunmadığını kaydetti.

İrticai veya bölücü terör amaçlı suç örgütleri ile çıkar amaçlı suç örgütlerinin eylemleri, insanlar arasında panik yaratarak kamu düzenini bozmayı ve devlet otoritesini zayıflatmayı hedeflediğini anlatan Yalçınkaya, laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan, devlete ve rejime yönelmiş olan diğer irticai terör örgütlerinin eylemleri ile bölücü terör örgütünün, ülkenin bölünmezliğine ve ulusun birliğine yönelik yoğun eylemlerinin uluslararası bağlantılarının mahkeme kararları ile tespit edildiğini hatırlattı.

Yalçınkaya, ”Gerçek ve tüzel kişilerin haklarının ve anayasal düzenin korunması, ülkenin egemenliğini ve güvenliğini tehlikeye sokan ve yasaları ihlal eden eylemlerin etkili bir şekilde soruşturulması zorunluluğu, bağımsız bir ülke başsavcılığının kurulmasını gerektirmektedir” diye konuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, yasalarla kendisine verilen görevleri etkin ve hızlı bir şekilde yerine getirebilmesi için anayasada bağımsız bir kuruluş olarak ”Türkiye Cumhuriyeti Başsavcılığı” ismi ile düzenlenme yapılması konusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın taslağını hazırladığı anlatan Yalçınkaya, düzenleme için anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu, anayasal bir kurum olarak da Türkiye Cumhuriyeti Başsavcılığı’nın ayrı bir bütçe, kadro ve personel imkanına kavuşturulması gerektiğini söyledi.

-”HSYK, YARGIYI SİYASİ GÜCÜN ETKİSİ DIŞINDA TUTABİLMENİN GÜVENCESİDİR”-

Yargının temel sorunlarına, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) görev ve yetkilerine ilişkin eleştirilerini de dile getiren Yalçınkaya, Adalet Bakanlığı’nın yargı üzerindeki fonksiyonlarının, yargıya gölge düşürmeyecek şekilde değiştirilmesi gerektiğini savundu. Hakim ve savcı adaylarının atanması, yargı mensuplarının işe alınmaları, terfi ve eğitimleri gibi konuların HSYK’ya verilmesi gerektiğini söyledi.

Adalet Akademisi’ne özerklik verilerek, bağımsız bir bütçe oluşturulması, çalışanlarının işe alma ve çıkarma yetkilerinin kendi içinde oluşturulacak kurula verilmesi, HSYK’nın üyelerini, yüksek yargı mensuplarının kendi aralarından seçmesi ve Cumhurbaşkanlığının HSYK üyelerinin seçimi konusundaki katılımının kaldırılması gerektiğini ifade eden Yalçınkaya, ”HSYK’nın, yargıyı siyasi gücün etkisi dışında tutabilmenin güvencesi olması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır” dedi.

Yalçınkaya, yargıç ve savcıların, Yargı Bağımsızlığı Hakkında Birleşmiş Milletler Temel İlkelerinin 9. İlkesine ve Hakimlerin Bağımsızlığı Hakkında Avrupa Konseyi Tavsiyesi’nin 4. ilkesine uygun bir şekilde, meslek birliği olarak ”Yargıç ve Savcılar Birliği” adı altında örgütlendiklerini anımsatarak, Yargıçlar ve Savcılar Birliği’nin, tüzüğünde de belirtildiği üzere, ”siyaset üstü bir kuruluş olarak yargı bağımsızlığı, yargıç güvenceleri, hukukun üstünlüğü, yargının güvenilirliği ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi evrensel değerleri amaçladığını” anlattı.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE