Yalçınkaya'ya göre hükümetin yöntemi

-”TEMEL İLKELERE AYKIRI DAVRANMAYAN PARTİYE KAPATMA DAVASI AÇILMAZ”-

Anayasa’nın değiştirilemez maddelerindeki temel ilkelere aykırı davranmadıkça hiçbir partinin kapatma davası ile karşı karşıya kalmayacağını vurgulayan Yalçınkaya, ”Anayasal ilkelere uymamayı temel hak ve özgürlük olarak tanımlayanlar yanılgı içindedirler, anayasal rejime, üniter devlete ve demokratik toplumsal düzene zarar vermektedirler” diye konuştu.

Anayasa Mahkemesinin mevcut yapısının değiştirilmesi yönünde çalışmalar olduğunu da anımsatan Yalçınkaya, mevcut yapının değiştirilmesi için herhangi bir durum veya ihtiyacın ortaya çıkmadığını savundu.

Yalçınkaya, ”Sakıncaları görülerek terk edilen önceki düzenlemeye dönme çabaları ve hatta Meclis tarafından seçilecek üye sayısının sembolik rakamları aşar miktarda düzenlenmesi, yargı bağımsızlığına aykırıdır. Yargının bağımsızlığını tamamıyla ortadan kaldıracak yasalar ve işlemler niteliğindedir” dedi.

Yargının siyasallaştığı iddialarının günümüzde arttığını belirten Yalçınkaya, ”Yüce Divan sıfatıyla başbakan ve bakanları yargılama, Meclis’in yasama faaliyetleri ile bazı kararlarını Anayasa karşısında denetleme görev ve yetkisine sahip Anayasa Mahkemesine, görev alanına girebilecek ve hukuka aykırı işlemleri yapabilecek kişi ve kurumlar tarafından üye seçilmesinin, Mahkemeye siyasi kimlik kazandıracağını ve güçler ayrılığının ihlali sonucunu doğuracağını öne sürdü.

”MUHAFAZAKAR PARTİLER ÖNE ÇIKTIKÇA, ARTAN RADİKALLEŞMEYLE BİRLİKTE EKONOMİK BÜYÜME VE MODERNİZASYONA DAHA ÇOK VURGU YAPILMAK SURETİYLE, BATI TİPİ DEMOKRASİLERİN AYRILMAZ PARÇASI OLAN LAİKLİĞİN GÜNDEMDEN DÜŞÜRÜLDÜĞÜ VE TANIMININ DEĞİŞTİRİLMEYE ÇALIŞILDIĞI GÖRÜLMEKTEDİR”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, ”Muhafazakar partiler öne çıktıkça, artan radikalleşmeyle birlikte, ekonomik büyüme ve modernizasyona daha çok vurgu yapılmak suretiyle, batı tipi demokrasilerin ayrılmaz parçası olan laikliğin gündemden düşürüldüğü ve tanımının değiştirilmeye çalışıldığı görülmektedir” dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17. Onur Günü dolayısıyla Yargıtay Büyük Genel Kurul Salonu’nda düzenlenen törende konuşan Yalçınkaya, Başsavcılığın görevleri, yetkileri ve bağlı olduğu hukuki düzenlemeler hakkında bilgi verdi.

Başsavcılığın, siyasi olasılıklardan hiçbir şekilde etkilenmeksizin, demokratik ve laik toplum düzeninin korunması için Anayasa ve yasaların verdiği görevleri yerine getirmek zorunda olduğunu söyleyen Yalçınkaya, Anayasa’nın 68. maddesi gereğince, ”siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemlerinin, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamayacağını, sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamayacağı gibi, suç işlenmesini de teşvik edemeyeceğini” anlattı.

Siyasi partilerin tüzük ve programları ile beyan ve eylemlerinin, anayasa ve yasalarda belirtilen ilke ve hükümlere uygun olmak zorunda olduğunu ifade eden Yalçınkaya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, bağımsız ve yansız bir kurum olarak, anayasa ve yasaların verdiği görev ve yetki çerçevesinde siyasi partilerin tüzük ve programları ile beyan ve eylemlerinin denetlenmesi işlemini sürekli ve etkin bir biçimde hiçbir etki altında kalmaksızın, parti ayrımı gözetmeksizin büyük bir titizlikle objektif bir şekilde yerine getirdiğini kaydetti.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE