54 yıl sonra YÜZLEŞME!

54 yıl sonra YÜZLEŞME!

Gösterime dün giren ‘Güz Sancısı’  isimli film 6-7 Eylül olaylarını anlatıyor.

İstanbul Rum cemaatinin yaşayan en eski gazetesi Apoyevmatini’nin sahibi Mihail Vasiliadis ile dün vizyona giren ve 6-7 Eylül 1955 olayları panoramasında Behçet ile Elena’nın aşkını anlatan “Güz Sancısı”nı izledik. Vasiliadis, “Filmi çekme cesaretini gösterenlere teşekkür ederim” dedi

1955 yılında geçen “Güz Sancısı” nda milliyetçi, zengin bir toprak ağasının idealist oğlu olan Behçet, karşı komşusu Rum Elena’ya aşık olur ve 6-7 Eylül olaylarının panoramasında duygularıyla ve siyasi fikirleriyle bir iç hesaplaşmaya girişir.

Mihail Vasiliadis de İstanbullu bir Rum. Görmediği ne Varlık Vergisi kalmış, ne de 6-7 Eylül olayları. 20 yıl İstanbul’da gazetecilik yapmış. Türk Ortodoksları ile ilgili bir yazısına ‘Rumluk propagandası’ndan dava açılmış. 10 yıl sürmüş yargılanması. Mihail de kalkmış Yunanistan’a gitmiş. 20 yıl da orada gazetecilik yapmış.

Yunanistan’dayken Ege adalarındaki hastaların Yunanistan yerine daha yakın olan Türkiye’ye taşınmasını önermiş. Sonunda Vasiliadis hakkında ‘Yunanlılığa hakaret’ten dava açılınca o da 20 yıl önce ayrıldığı anayurduna geri dönmüş. Yılmaz Karakoyunlu’nun aynı adlı eserinden beyaz perdeye uyarlanan Tomris Giritlioğlu’nun yeni filmi ‘Güz Sancısı’nı 6-7 eylül olaylarının merkezi Beyoğlu’nda Mihail Vasiliadis ile izliyoruz. Vasiliadis film sırasında heyecanlanıyor, çoğu zaman da üzülüp sinirleniyor.

6-7 Eylül 1955’te 16 yaşında bir genç olan Mihail Vasiliadis “Bu olayları yaşamış birisi olarak film çok canımı sıktı, tekrar o karanlık günlere geri gittim, yaralandım. Bizler için bu olaylar sadece bir ‘güz sancısı’ değil, yıllar boyu bizim her anımızda yaşadığımız bir sancı. Bu film bir belgesel değil bu nedenle bir belgesel gibi yargılanmamalı. Film derin devletin tezgahını ve halkın nasıl kışkırtıldığını net olarak yansıtıyor .”

Vasiliadis, “Film maalesef bir arada yaşamayı savunmuyor. Benim filmden bir azınlık olarak çıkardığım mesaj: ‘Azınlıklarla Türkler tabii ki beraber yaşayamaz, çok üzgünüz, sizi çok seviyoruz ama en iyisi sizler başınızı daha fazla belaya sokmadan bu topraklardan gidin’ oldu. Ayrıca film İstanbullu Rumları iki karakterle temsil ediyor, ‘torununu satan bir babaanne ve fahişe Elena’Bu karakterler film boyunca öne çıkıyor ve vurgulanıyor. Bu imaj çok rahatsız etti, Rumlar bu değildir.”

Bizi kapıcı kurtardı

Vasiliadis film sırasında bir sahneye takılıyor ve heyecanlını gizleyemeyip “Bu bizim Ahmet Efendi” diyor. Vasiliadis kapıcıları Ahmet Efendi’nin ailesini nasıl kurtardığını şöyle anlatıyor: “Tarlabaşı’nda oturduğumuz evin kapıcısı Ahmet Efendi bizi evleri yağmalayan güruhtan korumak için elinde bayrakla kapının önünde bekliyordu. Hızla içeri girdim, kapıyı kapadı. Kalabalık binanın önüne geldiğinde ‘burada gavur yok’ dedi. Bizi kurtaran Ahmet Efendi elindeki bayrağı bırakıp kazmayı aldı ve Rumların evlerini yağmalamaya gitti. Yani bize dostluk görevini yaptı, yağmayla da vatani görevini.” Vasiliadis “Bu nedenle Ahmet Efendi’nin suçlanamayacağını” söylüyor: “Asıl özrü kandırdıkları halktan dilemeli.”

Filmin başrolündeki Elena’yı Beren Saat oynuyor.

Olay çıkacak evinize gidin

Mihail Vasilidis o gün ve sonrasındra yaşadığı bir kaç olayı şöyle anlatıyor: ” Tahtakale’de çalışıyordum. Saat ikiye doğru, daha Selanik’teki bomba haberi duyulmadan evvel ortalık karışmaya başlamıştı. Türk dükkan sahipleri yanımıza gelip, ‘Hemen kapatıp eve gitseniz iyi olur’ diyorlardı. Eminönü’nde gruplar halinde adamlar bekliyordu. O sıra İstanbul Ekspres gazetesi çıktı. Beklenen haber gelmişti. Ortalık karıştı, saldırılar artık başlayabilirdi.”

Kaynak : Vatan Gazetesi

Bu konu hakkındaki yorumunuz

  

  

  

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE