”SİZ NASIL ASKERİ MAHKEMELERİ BU ŞEKİLDE TANIMLARSINIZ?”
Orgeneral Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü: ”(Efendim askeri mahkemeler tarafsız değildir) iddiaları da var. Çok çirkin. Bu, devlete, Anayasa’ya, hukukumuza saygısızlık. Bu mahkemeler sokak mahkemeleri mi, çatı mahkemeleri mi, anayasal kurum. Siz nasıl askeri mahkemeleri bu şekilde tanımlarsınız. ‘Askeri mahkemeler bağımsız değildir…’ Ben size bir örnek vereyim. Belki ikinci örneğini bulamazsınız. Bakın şu anda askeri mahkemelerin yapısına baktığınız zaman hakimler vardır, subaylar vardır. Peki ne oldu bundan biraz evvel, hatırlayın. Genelkurmay Askeri Mahkemesi, yani benim mahkemem, askeri mahkemelerde subayların bulunmasının Anayasa’ya aykırı olduğu düşüncesinden hareketle Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı ve Anayasa Mahkemesi de kabul etti. Bu kadar çarpıcı örneği ben size ifade edeyim siz de kalkın ‘askeri mahkemeler bağımsız değil’ deyin. Böyle şey olur mu? Yine bir şey söyleniyor. Soruşturma tabii ki kanunlarımıza göre soruşturma askeri mahkeme nezdinde kurulan kıta komutanının soruşturma emri vermesiyle de başlıyor. Evet. Emri biz verdik. Emirle başlattık. Peki, biz bu emri ne zaman verdik? Olayın akabinde yarım saat sonra verdik. Belki tersi olsaydı diyebilirdiniz ki ‘bakın komutanlık vermiyor’ Tersi. Yeri gelmişken onu da ifade edeyim; soruşturmaların açılması sadece kıta komutanın soruşturma emri vermesiyle de olmaz. Savcı aciliyet görürse derhal soruşturmayı açar. Şimdi bu kadar faktörler bu kadar durumlar varken kalkıp nasıl ‘bağımsız değildir’ yargısına gidersiniz? Bu savcının verdiği kararı beğenmeyebilirsiniz, ona bir şey demiyorum ama saygı saygı göstermek durumundasınız.”
”SUÇLAMALAR GERÇEK DIŞI VE MAKSATLI”
Basın toplantısının yapıldığı binanın yan salonunda Yarbay Mustafa Dönmez’in mahkemesinin bugün başladığını anımsatan Orgeneral Başbuğ, ”Yargı kesin karar ulaşmadan evvel herkes bir kere suçsuzdur. Bu prensibe uymak durumundayız. Ama Yarbay Dönmez ile ilgili iddianameyi kim hazırladı? Yine bu savcılar hazırladı ve iddianamede Yarbay Dönmez’e yönelik suçlamalar oldukça ciddi. Şimdi bütün bu gerçekler varken bir kere askeri mahkemelere, savcılara yöneltilen bu şekildeki düşünce ve suçlamalar gerçek dışı ve maksatlıdır” dedi. Haberin 12 Haziranda gazetede çıkması üzerine askeri savcılık yetkisi dahilinde olan bir konu olduğu için soruşturmaya başlandığını anımsatan Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi: ”Soruşturmaya başladığı andan itibaren bu belgenin bulunduğu ki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasının içindeki bir belgedir, bu da bir dokümandır, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıyla iş birliği yaptılar savcılar ‘benim yetkimde, ben araştırıyorum…’ Bizim amacımız burada bu belge doğru mudur, değil midir? Bunu bulmak mecburiyetindeyiz. Ne dedik; ‘Elinizde ne kadar bilgi, belge, doküman varsa bize verin.’ Bu işbirliği ve koordinasyon yapıldı ve ne kadar sürdü bu soruşturma? 12 gün sürdü. Şimdi bir taraftan hem ‘bu soruşturma yetersiz’ diyeceksiniz bir taraftan da ‘niye 12 gün niye sürdü?’ diye kritize edeceksiniz. Yani bu kadar çelişki olur mu? Elbette askeri savcılık hukuk kuralları çerçevesinde yapması gereken her şeyi en ince noktasına kadar yapmıştır. Genelkurmay Karargahı da bu konuda üzerine düşeni yapmıştır ki belki de kamuoyunun bu konuya ilişkin sabırsızlıkla bizden bir cevap beklemesine rağmen, bunun aleyhimize bazı noktaları doğurmasına rağmen bunu göğüsledik. Niçin? Hukuk için. Şimdi askeri savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararını vermiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesin değildir. Biz hukuk devletiyiz. Hukuk devleti ilkelerine sadığız. Kesin değildir. Evet. Önemli olan şu; bu belgenin doğru olduğuna ilişkin yeni delil, bilgi, emare ortaya çıkarsa elbette bu soruşturma tekrar açılabilir. Soruşturma şartlarında değişiklik olmaması durumunda, merak ederseniz bulursunuz bunların ne olduğunu, bu soruşturma tekrar burada açılır. Bunun aksini düşünmek yanlıştır. Hukuka aykırıdır. Ama soruşturma şartlarında değişik durumlar olabilirse elbette usul hukukuna göre soruşturmayı devam ettirecek yargı organı değişebilir. Ne mi? Sizi çok zorlamayalım. Olayda bir müştereklik bulunabilir. Müştereklik demek sivil ve asker beraber yapması demektir. Bu eğer Askeri Ceza Kanunu’na girmiyorsa elbette bunun yargı makamı farklı olur. Ancak soruşturma şartlarında değişiklik olmadığı takdirde ilave belge delil çıkarsa elbette kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesin olmadığı için elbette soruşturma açılabilir. Baştan ifade etik. Silahlı kuvvetler olarak bizim her şeyimiz açıktır, hukuka saygılıyız. Hukuka açığız. Hiçbir şekilde hiçbir olayı örtbas yapma gibi ne niyetimiz vardır ne o şekilde bir hareketimiz vardır. Ancak bizim TSK olarak da delil toplama üzerinde yetki ve sorumluluğumuz yoktur. Bu konunun bu şekilde net olarak ifade ettiğimizi zannediyorum.”
”DOĞRU OLMADIĞI NOKTASINDAN HAREKETLE…”
Orgeneral Başbuğ, ”Şu ana kadar bize ulaşan bilgi, deliller çerçevesinde gerek Genelkurmay Başkanlığı olarak gerek Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı olarak biz üzerimize düşen görevi yerine getirdik” dedi. Orgeneral Başbuğ, ”Bizim istediğimiz şudur; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından istiyoruz, diyoruz ki, bu belgenin gerçek olmadığı noktasından hareketle bu kağıt parçası kimler tarafından, ne amaçla hazırlandı? Bunu bulun. Bu açıdan zaten Genelkurmay Askeri Savcılığı da görevsizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Biz bu belgenin doğru olmadığı noktasından hareket ederek, bu belgenin kimler tarafından ne maksatla hazırlandığını istiyoruz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından. Yoksa, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından bu belge doğru mudur, yanlış mıdır noktasını açıklığa kavuşturulmasını şu anda mevcut soruşturma şartları çerçevesinde istemiyoruz.” diye konuştu.
”DEDİKODULARLA, İFTİRALARLA KİMSE BİZDEN TSK İÇİNDE CADI AVI GİBİ FAALİYET YAPMAMIZI BEKLEMESİN”
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ”Bizim karşı olduğumuz, hiçbir gerçeğe dayanmayan, ön yargılı, ön amaçlı, yıkıcı faaliyetler… Elbette bunları artık geldiğimiz noktada, fitne ve fesat olayları olarak görüyoruz” dedi. Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Karargahı’nda düzenlendiği basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin, soruşturmaya konu olan Albay Dursun Çiçek’in belgedeki imzasıyla Askeri Savcılığa verdiği ifadeye attığı imzanın farklı olduğu tartışmalarını anımsatması üzerine Orgeneral Başbuğ, soruşturmanın Genelkurmay Askeri Savcılığınca yürütüldüğüne dikkati çekti. Genelkurmay Askeri Savcılığının bağımsız olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, şöyle devam etti: ”Bakın çok açık söylüyorum, benim samimi olduğumu da biliyorsunuz. Şimdi şuraya 20 tane hakim albayı getirin ve bana sorun, Genelkurmay Başsavcısı kim, samimi olarak söylüyorum tanımıyorum. Ha tanımış olabilirim, bu illa kesin tanımamış olacağım anlamına gelmez. Başka bir görevde benim yanımda çalışmış olabilir, tanımıyorum şimdikini. Bizim prensip olarak savcılarla hiçbir zaman direkt ilişkimiz yoktur. Bizim adli müşavirlerimiz vardır. Biz elbette bu konuda her türlü faaliyetimizi adli müşavirlerimizle yaparız. Bunun da bu vesileyle anlaşılmasını istiyorum. Gelelim bu imza konusuna. Askeri savcılık elbette bu konunun üzerinde durdu. Yani bu konunun üzerinde durmadığını nereden çıkarıyorsunuz? Ama gelinen sonuç şudur: Ben de bu konuyu bildiğim ve takip ettiğim kadarıyla imza değişiklikleri kriminal inceleme sonucunu değiştirmiyor. Bilimsel olarak yapılan bu incelemelerde teknik kriterler kullanılıyor ve siz nasıl şekilde imza atarsanız atın, imzanızın şeklini değiştirin, isterseniz -imzanın ıslak olması lazım tabii bunun net anlaşılması için- elinizin mahsulü olduğu anlaşılabiliyor. Yani bir noktada çizgileriniz, elinizin el hareketleri, sizin bir noktada parmak izi gibi sonuç çıkarıyor. Şimdi burada ıslak imzaya sahip belge yok. Dolayısıyla elbette askeri savcılık bu konu üzerinde durmuştur. Ancak belgenin aslı ıslak imzaya sahip bir belge olmadığı için buruda bir sonuca ulaşılması mümkün değil. Dolayısıyla bu bir noktada sonucu da değiştiremeyeceği kanaatine varmıştır. Nitekim askeri savcılık bu şekilde değerlendirmesini hazırlamış olduğu karara da açık şekilde yazmıştır.”











Bu konu hakkındaki yorumunuz