Yangından kurtulan koala ölümden kurtulamadı

Avustralya’da bu yıl çıkan büyük orman yangınında bir itfaiyecinin şişesinden su içerken çekilen fotoğrafıyla ünlenen koalanın ameliyatta öldüğü bildirildi.

“Sam” adlı 4 yaşındaki dişi koalanın kaldığı vahşi yaşam barınağından yapılan açıklamada, Sam’in “acılarına son vermek için iğneyle uyutularak öldürüldüğü” belirtildi.

Sam, geçen şubattaki orman yangınlarında ikinci ve üçüncü derece yanıklarla kurtarılmış ve Victoria eyaletindeki bir vahşi hayat barınağında koruma altına alınmıştı.

İddianamede Ergenekon'un diğerlerinden farkı

3. Ergenekon iddianamesinde, “Ergenekon silahlı terör örgütünün hücre tipi bir yapılanmaya haiz gizli bir örgüt olması, yapılanmasını geniş bir alana yaymış bulunması, devlet içerisinde değişik kurumlara sızması, gerçekleştirdiği eylemlerin ya da teşebbüs ettiği eylemlerin niteliği bir taraftan örgütün büyüklüğünü gösterirken diğer taraftan da tüm yapılarının ve mensuplarının aynı anda deşifre edilmesini zorlaştırmıştır” denildi.

“Örgütün nihai amacı”

İddianamede, “Ergenekon silahlı terör örgütüne” yönelik bugüne kadar yapılan soruşturmada, ele geçirilen örgütsel içerikli dokümanlar ve elde edilen deliller çerçevesinde, “örgütün nihai amacının”, “Sürekli iç çatışma, kaos, komşu ülkeleri ile düşman, dünyaya kapalı, Avrupa Birliği ve insan haklarına karşı, ekonomik kriz, iç etnik çatışmalar ve naylon terör örgütleri ile uğraşan ve ekonomik yönden zayıf bir devlet imajı oluşturulmaya çalışılarak, devlet otoritesini içte ve dışta zafiyete uğratmak, ülkeyi yönetilemez hale getirmek, böylece Ergenekon silahlı terör örgütünün daha rahat yönetip, yönlendirebileceği siyasal iktidarlar oluşturmak, örgütün belirlediği gizli amaç ve prensiplerinin dışına çıkan tüm siyasal iktidarları değişik yöntemlerle kontrol altına almak, bu başarılamadığı taktirde yasama ve yürütme organlarını devirip kendi ideolojik amaçları doğrultusunda devlet yönetimini ele geçirmek olduğunun anlaşıldığı” öne sürüldü.

Haberal Ergenekon'da üst düzey yönetici

Üçüncü “Ergenekon” iddianamesinde, şüpheli, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın, “Ergenekon Silahlı Terör Örgütü”nün karar mekanizmasında yer alan üst düzey yönetici konumunda bulunduğu iddia edildi.

Haberal’ın Cumhuriyet Çalışma Grubu kararları doğrultusunda planlanan “Cumhuriyet’e Saygı” mitinglerinde diğer rektörlerle birlikte hareket ettiği, “ordu göreve” pankartlarının açıldığı mitinglere iştirak ettiği, birçok siyasi liderini bir araya getirip, “Ergenekon Silahlı Terör Örgütü”nün amaçları doğrultusunda organize edip yönlendirmeye çalıştığı ifade edildi.

Yalçın Küçük, PKK ile irtibatı sağlıyordu

YALÇIN KÜÇÜK

Üçüncü “Ergenekon” iddianamesinde, “Yalçın Küçük’ün, ‘Ergenekon silahlı terör örgütü’ yapılanması içinde üst düzey görevlerde bulunduğu, bu görevleri arasında, PKK ve diğer örgütlerle irtibatları sağlamak, çalışmaları organize etmek ve darbe çalışmaları sırasında yapılacak dezenformasyon faaliyetleri ile gerekli ortamı hazırlamanın yer aldığı sonucuna ulaşılmaktadır” denildi.

Yalçın Küçük’ün emniyet ve savcılıktaki ifadelerine yer verilen iddianamede, Küçük’ün “Ergenekon silahlı terör örgütü” ve PKK terör örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığını, Abdullah Öcalan’a “Sayın” demediğini söylediği kaydedildi.

Galatasaray, Fenerbahçe tura çıkıyor

Galatasaray ve Fenerbahçe UEFA Avrupa Ligi 3. ön eleme rövanş maçlarına bu akşam çıkıyor.

Türkiye’yi UEFA Avrupa Ligi’nde temsil eden Galatasaray ve Fenerbahçe, ilk maçta elde ettikleri avantajı kullanarak UEFA Avrupa Ligi’nde play-off’a yükselmek amacında.

Fenerbahçe teknik direktörü Christoph Daum, Şükrü Saracoğlu’nda 5-1 yendikleri Honved ile Budapeşte’de oynayacakları maç için bazı as oyuncularını İstanbul’da bıraktı.

Sarı-lacivertlilerde Semih, Roberto Carlos ve Mehmet Topuz’un tedavileri sürüyor. Beşiktaş karşılaşmasında başına darbe alan Kazım ve üst adalesi sertleşen Emre ise dinlendirilecek.

Gürüz, Eruygur'a düzenli bilgi veriyordu

Üçüncü “Ergenekon” iddianamesinde, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’ün, “emekli Orgeneral Mehmet Şener Eruygur’a düzenli bilgi verdiği ve ‘Ergenekon’ silahlı terör örgütünün ara yöneticisi olduğu” öne sürüldü.

İddianamede, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’ün, YÖK başkanlığından emekli olduğu halde, örgütün talimatı ile YÖK üyeliği ve üniversitelerdeki rektörlük seçimlerine müdahale ettiği, bu amaçla seçime iştirak eden kişilerle görüşmeler yaptığı ve örgütün ileride kullanabileceğini düşündüğü şahısların üniversite yönetimlerine seçilmelerini sağlamak ve üniversitelerde kadrolaşmak amacıyla bu kişilere oy verilmesi yönünde baskı uyguladığı, seçilmesini istemediği kişiler hakkında asılsız söylentiler ve haberleri yayarak onları yıpratmaya ve böylece üniversite yönetimlerine, örgütün belirlediği strateji doğrultusunda yönlendirmeyi amaçladıkları kişilerin seçilmesini sağlamaya çalıştığı” belirtildi.

' Yat asena görev var. Ermeni öldürülmeli '

Üçüncü “Ergenekon” iddianamesinde, eski Özel Harekat Daire Başkanvekili İbrahim Şahin’in, “Ermeni kökenli kişilerle ilgili araştırmalar yaptığı, tarihe malolmuş bir kısım olaylarla ilgili düzenlenen kampanyalara katılan kişilerin isimlerini tespite çalıştığı” öne sürüldü.

İddianamede, Şahin’in, Susurluk kazasından sonra Veli Küçük’ün Balıkesir Emniyet Müdürü Nihat Camadan’ı arayarak, “Abdullah Çatlı bizim adamımız. İki kişi yolluyorum. Onların naaşlarını alsınlar” dediğini, o tarihte Başbakan olan Mesut Yılmaz’ın kendisine söylediğini, naaşları almaya giden kişilerden birinin Sami Hoştan, diğerinin de eğer yanlış hatırlamıyorsa Mehmet Şehirli isimli bir gazeteci olduğunu, Mesut Yılmaz’a da bu bilgiyi Nihat Camadan’ın bildirdiğini beyan ettiği belirtildi.