Hamileler balık tüketmeli

İzmir’de 250 hamile kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, gebelerin yüzde 41’inin haftada bir kez, yüzde 20’sinin bazen balık tükettiği, yüzde 4’ünün ise bu ürünü hiç tüketmediği sonucu ortaya çıktı.

Kent Hastanesi Kadın Sağlığı Merkezi Başkanı Prof. Dr. Namık Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kıyı kenti olan İzmir’de özellikle hamile kadınların balık tüketim davranışını belirlemek amacıyla hastanelerinin kadın doğum bölümünde çalışma yaptıklarını söyledi.
Deniz ürünlerinin beyin gelişimi için önemine dikkati çeken Prof. Dr. Demir, balığın vücut tarafından üretilemeyen ve dışarıdan alınması gerekli olan Omega 3 yağ asitlerinin de ana kaynağı olduğunu belirtti.

Polen alerjisine dikkat

Havaların ısınmasıyla birlikte bitkilerin doğaya bırakacağı polenlerin 10 milyon kişiyi etkileyebileceği bildirildi.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Sapan, faaliyetlerine kış döneminde ara veren bitkilerin, bahar aylarında havaların ısınmasıyla birlikte tekrar canlandığını ve polenlerini bırakmaya başladığını söyledi.

Alerjik polenlerin toplumun yüzde 10-15’ini etkilediği düşünüldüğünde yaklaşık 10 milyon kişinin alerjik yakınmalarda bulunacağını kaydeden Sapan, “yani 10 milyon kişi polen alerjisi riski taşıyor. Polenler yüzünden burun kaşıntısı ve akıntısı, göz kızarması, kaşıntısı ve akıntısı, boğazda kaşıntı ile birlikte yorgunluk belirtileri, alerjik nezle gibi bulgular ortaya çıkacak. Bunlar, alerjisi olanları bir süre rahatsız edecek” dedi.

Gelecekte erken doğumlar engellenebilir

Doğum sancılarının başlamasına neden olan hormonları tespit eden Avustralyalı bilim adamları, gelecekte erken doğumları önleyebileceklerini, hatta doğum sancılarını öne alabileceklerini umuyor.

Journal of Clinical Endocrinology&Metabolism dergisinde yayımlanacak makaleye göre, Newcastle’deki John-Hunter hastanesinde görevli bilim adamı Roger Smith ve ekibi, gebelik boyunca östradiol ve östriol adlı östrojenlerin dengede olduğunu, bu dengenin bozulması halinde doğum sancılarının başladığını tespit etti.

Bitkisel ürünleri kullanırken ‘ottur, zararı yoktur’ demeyin

Bitkisel ürünleri kullanırken 'ottur, zararı yoktur' demeyin

Bitkisel ürünlerden oluşan zayıflama ilaçları, aktarlarda satılan karışımlar, zayıflama çayları son günlerde çok popüler. Yıllardır kullanılan birçok bitkisel kaynaklı ürünün yararlı olduğu biliniyor. Bununla beraber bazı bitkisel ürünlerin ciddi yan etkileri olabiliyor.

Bitkisel ürünler, ilaçlardan daha güvenli değil. Hepsinin olmasa bile bitkisel ürünlerin birçoğunun zararlı etkilerinden bahsedilebilir. Ticaretini yapanlar kullanıcılara bu bitkisel ürünlerin çoğunun natürel oldukları söyler. İlaçlardan farklı olarak bitkisel ürünler kullanılmadan önce test edilmezler ve dolayısıyla güvenli oldukları söylenemek çok zordur. Bu ürünlerden bazıları toksik maddeler ve polen içerir ki; bu durum bazı kişilerde hastalıklara neden olur. Bazılarının içersinde üzerindeki etikette belirtilmeyen steroid ve östrojen gibi maddeler bulunabilir. Bir kısmının içerisinde ise arsenik, civa, kurşun ve pestisid gibi zehirli maddeler vardır.

Yılın en önemli sağlık haberi

270320091132590999933

İngiliz bilimadamları, ülkemizde de çok fazla tüketilen çay için ‘fazla sıcak içmeyin kanseri tetikliyor’ uyarısında bulundu.

British Medical Journal: Çay ve kahveyi çok sıcakken içmeyin. 5 dakika soğumasını beklemek hayatınızı kurtarabilir

Çayı ve kahveyi 70 dereceden sıcak içmek kanser riskini 8 kat arttırıyor.

Times gazetesi haberi şu sözlerle duyurdu:

“Taze demlenmiş çaydan ilk yudumunuzu almak için yanıp tutuşuyor olabilirsiniz. Ancak sadece 5 dakika sabretmek hayatınızı kurtarabilir. Araştırmacılar içecekleri aşırı sıcak içme alışkanlığının özefagus yani yemek borusu kanseri ile bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.

Hastalıklara karşı süper antibiyotik

Hastalıklara karşı süper antibiyotik

Amerikalı bilim adamlarından müthiş çalışma…

Amerikalı bilim adamları, bakterilerin direnç geliştiremediği süper antibiyotik üretmeyi başardı.

Nature Chemical Biology dergisinde yayımlanan makaleye göre, New York’taki Albert Einstein Tıp Fakültesinde görevli bilim adamı Vern Schramm ve ekibi, yeni geliştirdikleri antibiyotiği kolera ve e.coli bakterilerinde denedi.

SAĞLIKLI DİŞLER İÇİN 5 ÖNERİ

SAĞLIKLI DİŞLER İÇİN 5 ÖNERİ

İdeal ağız ve diş bakımı için sadece diş fırçalama ve diş ipi kullanımından daha fazlası gereklidir.

Milliyet’te yer alan habere göre; İşte uzun yıllar sağlıkla gülebilmemiz için yapmamız gerekenler;

1.Ağız Sağlığını Korumanın En Önemli Üç Elemanı

“Diş fırçası, diş macunu ve diş ipi”

Ağız hijyeninin olmazsa olmaz en önemli üç bakım elamanı diş fırçası, macunu ve diş ipidir. Toplum olarak ağız ve diş sağlığına gereken önemi vermediğimizin altını çizen Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı oysa gün içerisinde ayıracağınız 10 dakika kadar kısa bir süre de sağlıklı dişlere ve dişetlerine kavuşabileceğimizi belirtiyor. Günde 2 defa diş fırçalamak ve bir defa diş ipi kullanımının sağlıklı bir ağzın anahtarı olduğunun altını çizen Kazandı bu alışkanlığın çocuk yaşta kazanılması taktirde bireylerin ilerleyen yaşlarda da sıkıntı yaşamayacaklarını ifadelerine ekliyor.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE