Annesinin kafasını ve kolunu keserek öldürdü

fft1_mf13626.jpg

KONYA’da 33 yaşındaki Benal Sönmez, tartıştığı annesi 58 yaşındaki Sebahat Gülbeyaz’ı bıçakla kafasını ve kolunu keserek öldürdü.

Olay, saat 16.30 sıralarında Selçuklu İlçesi Kılıçarslan Mahallesi Telafi Sokak Muradiye Sitesi D Blok 7’nci katta meydana geldi. 10 yıl önce şu an Antalya yaşayan eşi Hüseyin Sönmez’den boşanan Sebahat Gülbeyaz, bekar kızı Benal Sönmez ile birlikte yaşıyordu. İddiaya göre alt kattaki komşusuna oturmaya gidecek olan Sebahat Gülbeyaz gelmeyince, komşusu evine çıkarak kapıyı çaldı. Cevap alamayan komşusu durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, anne Sebahat Gülbeyaz’ı kanlar içinde yerde buldu.

Kızı Benal Sönmez’in de annesinin başında olduğu öğrenildi. Benal Sönmez’in annesinin kafasını ve bir kolunu keserek öldürdüğünü belirlendi. Benal Sönmez’in annesini bileklerini de kestiği öğrenildi. Polis, genç kızı gözaltına aldı. Sebahat Gülbeyaz’ın oğlu Yenal Sönmez’in de bir yıl öncesine kadar aynı evde kadığı, oğlunun evlenmesi üzerine ayrı eve taşındığı öğrenildi. Komşuları Benal Sönmez’in psikolojik tedavi gördüğü ve annesi ile sürekli tartıştığını söyledi.

Olay yerinde inceleme yapan polis ekiplerinden alınan ilk bilgilere göre, Gülbeyaz’ın kafasının ve bir kolunun kesildiğini söyledi. Gözaltına alınan Benal Sönmez, Numune Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Sönmez, gazetecilere, “Pişman değilim. Onu istemiyorum” dedi. Polis olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Perinçek cezaevinde Alemdaroğlu serbest

fft17_mf125531.jpg

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İşçi Partisi lideri Perinçek ‘örgütün üst düzey yetkilisi iddiasıyla tutuklanırken, eski İÜ Rektörü Prof. Dr. Alemdaroğlu ‘kuvvetli delil olmadığı’ gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de aralarında olduğu 4 kişi tutuklanırken, eski İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldı. “Adli kontrol tedbiri” ve yurtdışı yasağı getirilen Alemdaroğlu, çıkışta yaptığı açıklamada, Türk toplumunun “Ergenekon soytarısı”nın ne olduğunu göreceğini söyledi.

Kuvvetli delil yok
Ümraniye’de bir gecekonduda el bombaları ve patlayıcıların ele geçirilmesi sonrası ortaya çıkartıldığı iddia edilen “Ergenekon terör örgütü”ne ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında önceki gün İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Kemal Alemdaroğlu, Serhan Bolluk, Ferit İlsever, Adnan Akfırat ve İbrahim Benli soruşturmayı yürüten savcılar tarafından sorgulandı. Savcılık, işadamı İbrahim Benli’yi serbest bırakırken, Alemdaroğlu ile diğer 3 kişiyi tutuklanması istemi ile nöbetçi mahkemeye sevk etti.
Nöbetçi 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Alemdaroğlu’nu serbest bıraktı. Kararda, “Kemal Alemdaroğlu’nun üzerine atılı olan suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunduğuna” dikkat çekildi. “Şüphelinin yaşı ve sağlık durumunun dikkate alındığı” bildirilen kararda, Alemdaroğlu’nun CMK’nın 109. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yurt dışına çıkışının yasakladığı” da belirtildi. Kararda Alemdaroğlu’nun aynı madde uyarınca, mahkemeye bildirdiği ikamet adresinin bulunduğu yerin polis merkezine her ayın 1. ve 15. günlerinde imza vererek adli kontrol altına alınmasına hükmedildi.
Mahkeme, Ulusal TV Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever, Aydınlık dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk ve gazeteci Adnan Akfırat’ın ise tutuklanmasına hükmetti. Adliyeden ayrılırken kısa bir açıklama yapan Alemdaroğlu, “Anayasaya, yasalara, demokrasi hayranı kişilere yakıştırılamayacak bir suçlama. Hepimizin takdir edeceği nedenlerle yapılmıştır. Yargının bazı kararları, arkadaşlarımızla ilgili olsa da yargıya saygılıyız” dedi.

‘Ergenekon soytarısı’
Emniyet mensuplarına, kendilerini üç gün ağırladıkları için teşekkür eden Alemdaroğlu, Türk toplumunun, “Ergenekon soytarısı”nın ne demek olduğunu göreceğini belirtti. Alemdaroğlu, “İktidar sahiplerinin Ergenekon üzerinden birtakım mesajlar üretmesini ve çalışmalar yapmasını mutlaka ödeyecektir. Türk toplumunun sağduyusuna inanıyorum. Ve yargı da bunu en güzel şekilde gösterecektir” dedi.

‘Üst düzey yetkili’ suçlaması
Savcılar tarafından sorgulanan son isim Doğu Perinçek oldu. Perinçek adliyeye girişte gazetecilerin soruları üzerine, “Hedefte ordu var” dedi. Perinçek sorgunun ardından “Ergenekon terör örgütünün üst düzey yöneticisi olmak ve devlete ait gizli belgeleri temin edip elinde bulundurmak” suçlarından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkemenin tutuklanmasına karar verdiği Perinçek, geniş güvenlik önlemleri altında Bayrampaşa Cezaevi’ne götürüldü.
Bu arada Perinçek’i cezaevine götüren minibüsünün önünü kesmeye çalışan ve aralarında Perinçek’in eşi Şule ile oğlu Can Perinçek’in de bulunduğu İP’li bir gruba polis izin vermedi.

İstanbul'da 100'den fazla evin çatısı uçtu

5253182.jpg

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamanın ardından, İstanbul genelinde şiddetli rüzgar akşam saatlerinden itibaren etkisini göstermeye başladı.

Etkili rüzgar nedeniyle İstanbul’da 100’den fazla binanın çatısı uçarken, otomobiller ve elektrik derekleri hasar gördü, ağaçlar devrildi. Bazı sokakların yolları düşen çatı parçalarıyla kapandı. Bağcılar Yüzyıl Mahallesi’nde bir binanın çatısı yerinden sökülüp binanın üzerinde asılı kalınca itfaiye ekipleri yukarıda kalan parçayı indirmek için çalışma başlattı. Karanlık nedeniyle itfaiye ekipleri sarkan parçayı indiremeyince olay yeri kurulan projeksiyon ile aydınlatıldı. Çamlıca’da polis radyosu vericisi şiddetli rüzgarın etkisiyle devrildi. Tepedeki dev Türk bayrağı ise ikiye bölündü. Bİrçok yerde devrilen elektrik direkleri tehlike yarattı.  

Vatandaşlar büyük bir gürültüyle uyandıklarını söyleyerek, “Gümbür gümbür bir ses geldi. Deprem olduğunu sandık. Dışarı çıktığımızda çatıların uçtuğunu gördük. Elektrik direkleri ve otomobiller de zarar gördü” dedi.

 

Edirnekapı-Sultançiftliği hafif raylı sistemin Sultançiftliği-Cebeci-Mescidi Selam arasında ahşap bir evin çatısının enerji direği üzerine uçması ve hatta enerji sağlayan kabloları kopartması nedeniyle seferler yapılamadı. Arıza saat 09.00 itibariyle giderildi ve seferler normale döndü

Ankara Üniversitesi'nde öğrenci kavgası…

fft4_mf13590.jpg

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF) karşıt görüşlü iki öğrenci grubu arasında çıkan kavgada 5’i polis 6 kişi yaralandı.

 Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fkültesi’nde iki karşıt grup öğrenci arasında çıkan çatışmaya polis biber gazı ile müdahale etti. Kavgada 5 polis, 1 öğrenci yaralandı. Üniversitede derslere Pazartesi gününe kadar ara verildi.

ANKARA Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde karşıt görüşlü iki öğrenci grubu arasında kavga çıktı. Üniversitede bir grup öğrencinin basın açıklamasında bulunmak istemesine üzerine karşıt grup öğrenciler müdahale etmek istedi. Bu sırada öğrencilerden bazıları ‘PKK dışarı’ diye slogan attı. Tartışmanın büyümesi üzerine polis müdahalede bulundu. Öğrenciler, çevik kuvvet ekiplerine taş ve sopa atarken, polis ekipleri de biber gazı ile müdahalede bulundu. Olaylarda yaralanan 1 öğrenci  ve 4 polis ambulansla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.  Bu sırada fenalık geçiren bazı öğrenciler de okula gelen sağlık ekiplerince tedavi edildi.

Öğrenciler arasındaki gerginliğin devam ettiği fakültede, polis geniş güvenlik önlemleri aldı. 

EĞİTİME HAFTASONUNA  KADAR ARA VERİLDİ

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF), karşıt görüşlü iki öğrenci grubu arasında çıkan kavga nedeniyle bu hafta sonuna kadar eğitime ara verildi.

AA muhabirinin, DTCF Dekanlığından aldığı bilgiye göre, sabah saatlerinde yemekhanede karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası nedeniyle fakültede bu hafta sonuna kadar eğitim yapılmayacak.

Bu arada, fakülte binasına da üzerinde “Fakültemizde eğitim-öğretim  faaliyetlerine 25-28 Mart 2008 tarihleri arasında ara verilmiştir”  dien yazılı bir duyuru asıldı.

Profesörün katili 21 yaşındaki kızı çıktı

fft1_mf13220.jpg

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Olcay Tiryaki Aydıntuğ (53), Bilkent’te bulunan Planlamacılar Sitesi’ndeki evinde boğazı kesilmiş şekilde ölü bulundu. Elinden kesici aletle yaralanan üniversite öğrencisi 21 yaşındaki kızı Başak Aydıntuğ, çelişkili ifadeleri nedeniyle Jandarma’da sorguya alındı. Başak Aydıntuğ’un sorguda suçunu itiraf ettiği; “Kavga ettik. Ben de öldürdüm” dediği öğrenildi. Sorgusu tamamlanan Başak’ın adliyeye çıkarılacağı belirtildi.

Sabaha karşı 04.00 sıralarında A.Ü. Tıp Fakültesi İç hastalıkları İmmünoloji Bilim Dalında öğretim görevlisi olan Prof. Aydıntuğ, kapısı kilitli olduğu iddia edilen evinde, boğazından kesici bir aletle darbe almış şekilde yatağında ölü bulundu. Prof. Dr Aydıntuğ’un, Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2’nci Sınıf öğrencisi kızı Başak Aydıntuğ’un yakınlarına haber vermesi üzerine Jandarma ve Sağlık Ekipleri olay yerine geldi. Yapılan incelemelerin ardından Prof. Dr. Aydıntuğ’un cenazesi Adli Tıp Morgu’na kaldırılırken, elinden yaralı olan kızı Başak’a ise olay yerine gelen sağlık ekipleri ambulansta müdahale etti.

Erdoğan: Medya olayı tahrik etti

fft1_mf13588.jpg

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılması ardından “Başbakan eğer bir uzlaşı yaklaşımı içinde bu kutuplaşmaya son verici girişimde bulunursa, karanlık günlere doğru sürüklenmekte olan ülkenin selameti açısından olumlu bir davranış yapmış olur” açıklamalarda bulunan Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk’a Saraybosna’dan cevap verdi.

Başbakan Erdoğan, Bosna Hersek Baaşbakanı Nikola Spiriç ile görüşmesinin ardından çıkışta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Selçuk’un serbest bırakılması ardından kendisine yaptığı ‘uzlaşma’ çağrısıyla ilgili olarak, “Uzlaşma mesajının metnini de okursa çok daha isabetli olur. Ben hep uzlaşma mesajı verdim, hâlâ da vermeye devam ediyorum.

A’dan Z’ye Ergenekon

Türkiye’yi sarsan bir operasyon var: Adı, Ergenekon. İddianamesi hâlâ ortaya çıkmadı. Kimine göre, “laikleri sindirme operasyonu”, diğerlerine göre, “Derin devlet açığa çıkartıldı.” İlk işaret 2001 yılında alındı. İlk ipuçları Danıştay’a düzenlenen saldırıya dayanıyor Cumhuriyet gazetesine atılan bombalar.. İsmi geçen emekli askerler… Ümraniye’de bir evde bulunan 27 el bombası… Ve, geçen cuma günü gelen beşinci gözaltı dalgasıyla “Ne oluyoruz” dedirten bu operasyonun işte bugüne kadarki süreci…

Türkiye son 2 yılda yapılanmaları öncekilerden farklı çeteler ile beklenmedik olay ve cinayetlere tanıklık ediyor. Ergenekon operasyonu da bunlardan birisi. Ergenekon, kimine göre, “laikleri sindirme operasyonu”. Bazılarına göre ise, “Derin devletin açığa çıkartıldığı bir operasyon.”

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE