| 
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt, AK Parti’nin kapatılması istemiyle açılan davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sunulan iddianamenin kabulüne karar verildiğini bildirdi. Paksüt, yüksek mahkemenin saat 10.00’da başlayan ve yaklaşık 4 saat süren toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ”Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Mahkememize bir iddianame sunmuş idi. Karar, iddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oy birliğiyle, Abdullah Gül yönünden de kabulüne Haşim Kılıç, Sacit Adalı, Serdar Özgüldür ve Serruh Kaleli’nin karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi” dedi. Başkanvekili Paksüt, açıklamanın ardından soru almayacaklarını belirterek, ”Soru veya yorum yapılmamasını özellikle rica ediyorum” diye konuştu. 

Anayasa Mahkemesi heyeti, AK Parti’nin kapatılması istemiyle açılan davayla ilgili iddianamenin ön incelemesini yapmak üzere toplandı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve üyeler, saat 10.00’da toplantı salonuna geçtiler. Toplantının başlaması ile televizyonların canlı yayın araçları Anayasa Mahkemesi’nin önünden uzaklaştırıldı, çevrede kuş uçurtulmadı. Ancak beklenenden çok daha önce sürpriz bir gelişme yaşandı ve saat 11:05 sıralarında kameralar Anayasa Mahkemesi’ne alındı. Kameramanlar kameralarını açıklama yapılacak salona kurdular. Daha sonra onlarda Anayasa Mahkemesi’nin dışına çıkarıldı. Açıklama yapılacağı sırada karmaşa yaşanmaması için böyle bir tedbir alındığı bildirildi. 

Piton yılanı dev timsahı bütün olarak yutmayı başardı ama ölmekten kurtulamadı. Piton timsahı böyle yuttu… ABD’nin Florida eyaletinde piton ile timsahın karşılaşması ölümcül oldu. Yaklaşık 4 metre uzunluğundaki piton yılanı 1.8 metre uzunluğundaki timsahı yutmayı başardı. Ancak zavallı yılan timsahı yedikten kısa bir süre sonra patladı. Florida Üniversitesi’nden profesör Frank Mazzotti, vahşi doğada böyle bir sonuçla sık sık karşılaşılmadığını söyledi. Timsahlar genellikle pitonlar karşısında üstün geliyor ancak piton ilk hamlede timsahı sıkı kavrarsa yaşama şansı çok düşük. 
Anayasa Mahkemesi, bugün tarihi bir karara imza atacak. Yüksek Mahkeme, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından AKP hakkında açılan kapatma davasının kabul edilip edilmeyeceğine karar verecek.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, davanın kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin raporu geçtiğimiz günlerde üyelere dağıttı. Yalçınkaya’nın AKP hakkında laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu iddiasıyla kapatma talebiyle açtığı davada kapatma kararı için 11 üyeden en az 7’sinin oyu aranacak. 

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Olcay Tiryaki’nin, kızı Başak Aydıntuğ tarafından öldürülmesinin ardından ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Aydıntuğ ifadesinde, şunları söyledi:
“23 Mart günü saat 15.30’a kadar annemin yanındaydım. 15.30’da taksi çağırdım ve babaannemin evine gittim. 15 – 20 dakika kadar burada kaldıktan sonra derslerimde başarılı olabilmem için muska gibi bir şeyler yazdırmak için, 7 ay önce tanıştığım Aslı’nın Tunalıhilmi’de bulunan Tarot Danışma Merkezi’ne gittim. Aslı muskayı kendisi yapmıyor, başka bir kadına yaptırıyor. Bana da bir kâğıda yazılı bir muska yaptırdı. Beysukent’teki evimizin çekmecesinde duruyor. 

83 yıllık yaşamında hep demokratik haklar için mücadele etmiş bir isim olan İlhan Selçuk, tarihin şu garip cilvesine bakın ki darbecilikle suçlanarak gözaltına alındı. Cumhuriyetin fikirsel namusunu temsil eden bu gazeteci yazarla gözaltından sonra görüştük ve kendisini Türkiye’nin geleceği açısından oldukça karamsar bulduk.Tarih 19 Ekim 1972. 12 Mart 1971 askeri müdahalesi ile otorite Süleyman Demirel Hükümeti’nden askerlere aktarılmış. Süreç, korkunun dal budak saldığı bir süreç…
Onu gözaltına almış; bir binaya getirmiş, sırtına kanlı bir pijama geçirip ranzaya zincire vurmuşlar. Bir süre sonra gözlerini bağlayıp sorguya başlamışlar. Bir ses haykırıyor: “İlhan Selçuk! Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı kontrgerilla örgütünün karşısında bulunuyorsun. Sen bizim tutsağımızsın. Burada anayasa, babayasa yoktur. Örgüt seni ölüme mahkum etmiştir. Sana istediğimizi yapmaya yetkiliyiz. Buraya getirilmen örgüt kararıyladır. Seni Marksist, Leninist, Komünist biliyoruz. Eğer konuşur ve böyle olduğunu itiraf edersen hakkında hayırlı olur.” 

TERÖR örgütü PKK’nın dağ kadrosunda 10 yıl silahlı faaliyet yürüttükten sonra örgütten kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan ve PKK’nın Kandil dağındaki kamplarında Osman Öcalan’ın sekreterliğini yapan Y.A. hakkında 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Y.A. güvenlik güçlerine önemli itiraflarda bulundu. PKK’dan kaçtıktan sonra geçen ay Habur Sınır Kapısı’nda güvenlik güçlerine teslim olan kadın PKK’lı Y.A. hakkında‘örgüt üyesi olmak’tan 10 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Kendisini örgütün dağ kadrosuna o dönem Bursa Cezaevi sorumlusu olan ve halen Almanya’da tutuklu bulunan örgütün Avrupa sorumlularından Muzaffer Ayata’nın gönderdiğini belirten Y.A., önemli itiraflarda bulundu. İstanbul’da bir tekstil fabrikasında ütücü olarak çalışırken, cezaevinde tutuklu bulunan kuzenini ziyarete gittiğini söyleyen Y.A., şunları anlattı: 
| |