| 
İngiliz basınından Türkiye’ye uyarı geldi. İngiliz Guardian gazetesi, Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta sergilediği “oyunculuğunun” Gazze’de övgü topladığını, ancak Türkiye’nin Ortadoğu’da güçlükle kazandığı arabuluculuk rolünü baltalama riski yarattığını yazdı. “Erdoğan arabuluculuk rolünü riske atıyor” başlığıyla yayımlanan makalede, AKP hükümetinin, Osmanlı’dan kalan mirası kullanarak komşu ülkelerle yakın ilişkiler kurmaya çalıştığı belirtildi. 

Erdoğan’ın tavrını böyle eleştirdi… CHP’nin İstanbul adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta sergilediği tutumu “Başbakan haklıyken kendini haksız konuma düşürdü. Anlıyoruz ki bu iç politikaya yönelik bir çabaydı” sözleriyle değerlendirdi. şöyle konuştu: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos’ta hak etmediği bir tutumla karşı karşıya kaldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ancak toplantıyı terk etmeyip gerekli yanıtları vermeliydi” dedi. Kılıçdaroğlu, Bahçeşehir Üniversitesi’nde katıldığı konferansta şöyle devam etti: 

Erdoğan Peres’le tartıştı ve ‘Davos benim için bitti’ dedi Davos’ta devam eden Dünya Ekonomik Forumu kapsamında düzenlenen “Gazze Orta Doğu İçin Model” oturumuna katılan Başbakan Erdoğan ile İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres arasında gerginlik yaşandı.Başbakan Erdoğan, oturumun son konuşmacısı Peres’in “sert” sözlerinin ardından, oturum yöneticisinden, İngilizce konuşarak “bir dakika” süre istedi.Panel yöneticisinin söz hakkı vermek istememesine karşılık, Erdoğan, Perez’e dönerek, şöyle konuştu:
“Sesin çok yüksek çıkıyor. Benden yaşlısın biliyorum ki sesinin benden çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar çok yüksek çıkmayacak. Bunu böyle bilesin. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüz, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum. 

Perinçek’ten ilginç çıkış: Bitlis’i öldürdünüz! Hıncınızı alamadınız mı? ‘Ergenekon’ davasının 42. duruşması başladı. Perinçek savunmasına “Her seçimden önce tutuklanıyoruz, seçimden sonra beraat ediyoruz” dedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda görülen davanın bugünkü duruşmasına, 39 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanıklar Mete Yalazangil ve Aydın Yüksek ise duruşmaya gelmedi. Tutuksuz sanıklar Güler Kömürcü Öztürk ve Rafet Arslan ile geçen duruşmada tahliye olan gazeteci-yazar Vadet Yenerer ile emekli astsubay Orhan Tunç da duruşmada hazır bulundu. 

Aracına konulan bombanın patlaması sonucu 24 Ocak 1993’te yaşamını yitiren Araştırmacı-Gazeteci Uğur Mumcu, ölümünün 16. yılında anıldı Uğur Mumcu Araştırma Gazetecilik Vakfı (um:ag) tarafından “16. Adalet ve Demokrasi Haftası” adıyla düzenlenen anma törenlerinin ilki, Batıkent Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlendi. Uğur Mumcu’yu anma etkinlikleri, burada bulunan Mumcu Anıtı’na çelenk koyma töreni ile başladı. Ellerinde Mumcu’nun fotoğraflarını ve Cumhuriyet Gazetesi’ni tutan, vatandaşlar hep bir ağızdan “Ankara’nın taşına bak” başta olmak üzere türküler söylediler. 

Gazeteci Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’te, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ise 24 Ocak 2001’de hâlâ aydınlatılamamış suikastların kurbanı oldular. Her iki suikastın failleri de kamuoyunu tatmin edecek şekilde ortaya çıkarılamadı. İki ismin ortak noktaları sadece ölüm yıldönümleri değil. İkisi de öldürülmeden kısa bir süre önce iki ayrı terör örgütünün bağlantılarına ilişkin ilginç ipuçlarına ulaşmışlardı. Arabasına konan bombayla hayatını kaybeden Mumcu’nun öldürülmesiyle ilgili olarak dört senaryo ortaya atıldı. İ 

“Ergenekon” davasının tutuklu sanıklardan Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, hakkında basında yer alan haberlere ilişkin, kızı olan avukatı Zeynep Küçük aracılığıyla açıklamalarda bulundu. Bugün bir gazetenin köşe yazısında “Veli Küçük adımı kullanmış” başlıklı bir yazının yer aldığı belirtilen yazılı açıklamada, şu hususlara yer
verildi:
“Eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu ile yapılan görüşmeye atfen ‘Ben Veli Küçük’ü tanımam. Yakın çalışmam olmadı. Ben de Küçük’ü televizyona yansıyan sivil görüntülerinden tanıdım. Ama sonradan anlıyorum bu benim adımı kullanmış Cumhuriyet Gazetesinin hisseleri ile ilgili olarak bazı görüşmeler yapmış, ‘İşte yukarısı da böyle istiyor’ falan demiş galiba, herhalde yukarıdakiler derken beni kastetmiş. Ben o zaman Genelkurmay Başkanıydım. Ama böyle bir olaydan haberim bile yok. 
| |