| 
O arsada Ali Cengiz oyunu mu var? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği iddialardan sonra, Futbol Federasyonu’na bağışlandığı açıklanan, İstanbul Eyüp’teki arsanın iki yıl içinde amacına uygun değerlendirilmediği taktirde, aralarında Cihan Kamer’in de bulunduğu eski sahiplerine geri döneceği öne sürüldü. CHP Yalova milletvekili Muharrem İnce, TBMM Milli Eğitim Komisyonunda görüştüğü Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’na kaygılarını iletti. İnce, ”Bağışla ilgili olarak ‘Futbol Federasyonu, bu arsaya 2 yıl içinde bir şey yapmazsa, tekrar eski sahibine iade edilir’ diye bir şerh konulduğunu öğrendim. Bu durumda, arsa tekrar eski sahiplerine dönebilir. Burada, bir Ali Cengiz oyunu olabilir. Altından bir Çapanoğlu çıkabilir” dedi. 

Jerusalem Post, İsrail Genelkurmay Başkanı’nın Başbuğ’u arayarak özür dilediğini yazdı İsrail’in Jerusalem Post gazetesi, İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi’nin bu hafta içinde Orgeneral İlker Başbuğ’u arayarak Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi’nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik, “Aynaya bak” açıklaması için özür dilediğini yazdı. Haberin devamında, Aşkenazi’nin Orgeneral Başbuğ’a, İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi’nin açıklamarının ordunun resmi görüşünü yansıtmadığını söylediği belirtildi. 

Hürriyet’ten Ali Dağlar’ın haberine göre, Jandarmanın 2009 başında bir operasyonda ele geçirip ‘8 numaralı belge’ olarak kayda geçirdiği vekaletname, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in çıktı. Şahin’in, vekaletnameyi, ‘ihaleye fesat karıştırma, tehdit, adam yaralama, yağma’ gibi suçlardan tutuklanan, Tuzla Akfırat eski belediye başkanı Hilmi Yıldız’a gayrimenkul alım-satımı için verdiği anlaşıldı. Sorgusunda Yıldız, vekaletnameyi şöyle doğruladı: “Yüz yüze görüşmede yatırım amacıyla verdi. 15 gün sonra arayıp ‘Kullanmayalım’ dedi.” 

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Doğan Grubu gazetelerine kesilen vergi cezasını eleştirdi ve “Olay, doğrudan Türkiye’de demokrasinin var olup olmadığını, demokrasinin Türkiye’de ne gibi tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olduğunu ortaya koyan muazzam bir konudur” dedi ve şöyle devam etti: Hiç kuşku yok. Bu olay bir şirketle, denetim elemanları arasındaki bir sorun gibi hiçbir şekilde anlaşılamaz. 

DOĞAN TV’nin yüzde 25 hissesinin Alman medya devi Axel Springer’e satışında muhasebe usulsüzlüğü yapıldığı iddiasıyla Doğan Yayın Holding’e 826.3 milyon TL’lik Türkiye tarihinde görülmemiş vergi cezasını çıkaran Maliye’nin uygulaması vergi uzmanlarını da hayrete düşürdü. Vergi uzmanları, inceleme elemanının bakış açısının sakat olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’na ters düştüğünü ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirttiler 
Doğan Yayın Holding’den sözkonusu ceza ile ilgili olarak dün bir açıklama daha yapıldı ve asıl amacın bağımsız tarafsız medyayı sindirmek olduğu vurgulandı. Açıklamada bir gruba ait 7 şirketin aynı anda 5 şirketinin 40’dan fazla Maliye elemanı tarafından incelenmesinin Maliye Bakanlığı tarihinde görülmediği, bunun siyasi ortamdan tetiklenen bir inceleme olduğuna dair şüpheler bulunduğu belirtildi ve şöyle denildi:
Ülkemizin köklü kurumlarından biri olan Doğan Grubu, yıllardır Türkiye’ye hizmet etmekte ve ülkemizin büyük vergi mükelleflerinden biri olarak, bu hükümet dönemi dahil sürekli takdire mazhar olmaktadır. 

Maliye tarafından vergi rekortmeni Doğan Grubu’na kesilen hukuk dışı ceza yetmedi, Aksaray’da konuşan Başbakan yine Doğan Grubu’na boykot isteğini tekrarladı Aksaray’da konuşan Başbakan Erdoğan yine medyaya yüklendi. Doğan Grubu’na boykot isteğini tekrarladı. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle… DOĞAN GRUBUNA CEZA Devletin bir kurumu yasal bir işlem yapıyor. Hemen hükümete yüklenmeye başlıyorlar.Başınıza ne gelse hükümetten AKP’den biliyorsunuz, iftira atmak yerine hukuka uygun davranmayı öğrenseniz daha doğru olmaz mı?Bunlar iftira konusunda ne yazık ki uzmanlaşmışlar. Vatandaşlarla ilgili, TSK ve polisimiz hakkında, hükümet hakkında yalan yanlış haber yapmada, gayet başarılı. Şu veya bu demiyorum, ayırt etmiyorum. Böyle bir basın özgürlüğü olmaz. (Doğan Grubu’nu kastediyor) Patronunun sesi olan, bunu özgürlük mücadelesi sananların durumu da doğrusu ibret vericidir. Basın özgürlüğünden dem vurarak, yalan yanlışı normal gösteremezsiniz. Medya gücünü kullanarak haksızlığa kalkışamazsınız. Bizim iktidarımızda bu olamaz. 
| |