| 
AIR France yetkilileri, Brezilya açıklarında yaşanan kazada uçağın fırtınanın içinde kalması nedeniyle düştüğü tahmininde bulunurken, havacılık uzmanları kazanın asıl sebebinin “ekonomik kriz” olabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanların en çok üzerinde durduğu nokta, uçağın rotası üzerindeki fırtınanın nasıl olup da tespit edilemediği… Çünkü bu tip uçuşlarda rota üzerindeki hava şartları uydular aracılığıyla tespit ediliyor ve gerekli görülürse rota değiştiriliyor. Güçlü fırtınalarla karşılaşıldığında ise doğrudan fırtınanın içinden geçmek yerine çevresinden dolaşılıyor. Bu da mesafeyi uzattığı için fazladan yakıt masrafına yol açıyor. Amaç yakıt tasarrufu muydu? Havacılık sitelerinde yapılan yorumlara göre, pilotlar fırtınayı görmüş olmalarına rağmen, şirketleri tarafından tasarrufa zorlandıkları için yakıt masrafından kaçınarak, rota değiştirmemeye karar vermiş olabilir. Uzun süredir havayolu şirketleri azalan yolcu sayısı ve artan maliyetler nedeniyle sert tedbirler alıyordu. Yolcu oranı yüzde 9.4 azalan Air France da bu yıl 200 milyon euro zarar edeceği tahmininde bulunmuştu. Şirket nisanda da personelini 3 bin kişi azaltacağını açıklamıştı. Kaynak : Vatan 
Üç dil bilen arp sanatçısı Necipoğlu da uçaktaydı. BREZİLYA’DAN Paris’e giderken Atlas Okyanusu’na düşen Air France’a ait uçakta dünyaca ünlü Türk arp sanatçısı Fatma Ceren Necipoğlu’nun da olduğu ortaya çıktı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim görevlisi olan Necipoğlu, 28-29 Mayıs’ta düzenlenen IV. Rio Arp Festivali’ne katılmak için Rio de Janeiro’ya gitmişti. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Sürmeli, Ceren Necipoğlu’nun bir davet üzerine Brezilya’ya gittiğini ve 28 Mayıs’ta Rio de Jenerio Silahlı Kuvvetler Müzesi’nde arp konseri verdiğini bildirdi. Rektör Sürmeli, “Yolculardan birinin öğretim görevlimiz Necipoğlu olduğunu öğrendik. Ailesi ve biz şu ana kadar kendisinden haber alamadık. İnşallah hayırlı haberler alırız” dedi. 

“AKP, bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felakettir”‘ AKP dönemi karanlık ve kirli dönem’‘Başbakan’ın izlemiş olduğu tarz, soğuk savaş tarzıdır’‘AKP, muhafazakâr bir parti değil’‘En büyük felaket AKP’dir. ‘Mayın tasarısının, Yüce Divan’dan kurtulmak için hükümet tarafından çıkarılmaya çalışıldığını söyleyen Türkiye Partisi Genel Başkanı Şener’den, çarpıcı açıklamalar.
AKP’den ayrılarak Türkiye Partisi’ni kuran Abdüllatif Şener, yolsuzluklarda AKP döneminin karanlık ve kirli bir dönem olduğunu belirterek “Siyasetin lekelendiği, yolsuzlukların yaygınlaştığı bir dönemdir” dedi. AKP’nin İhale Yasası’nda yaptığı değişikliklere dikkat çeken Şener, “Eğer bir ihale özel bir yasaya bağlanıyorsa orada temiz bir iş yoktur. Bunun sorgulanması gerekir” diye konuştu. Mayın tasarısının da Yüce Divan’dan kurtulmak için getirildiğini belirten Şener, Deniz Feneri ile ilgili iddiaların ürkütücü bir hal aldığını, ancak AKP hükümetinin bu konuda adım atmamasının düşündürücü olduğunu söyledi. Şener, “AKP, bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felakettir” görüşünü dile getirdi. 

Kanadoğlu’nun Ergenekon soruşturması kapsamında ’şüpheli’ sıfatıyla ifadesinin alınması için tebligat yapıldığı ileri sürüldüİSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ergenekon soruşturması kapsamında “şüpheli” sıfatıyla Ocak 2009’daki 10. dalgada evi aranan Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun ifadesinin alınabilmesi için tebligat gönderildiği ileri sürüldü. Savcılıktan, 29 Mayıs’ta tebligatın gönderildiği iddia edilirken, Ayvalık’ta bulunduğunu belirten Kanadoğlu VATAN’a, kendisine bu yönde bir tebligat yapılmadığını söyledi. 

Akman’ın “Arınç istifamı istemedi, Başbakan da arkamda” sözleri kafaları karıştırdı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “Zahid Akman’ın istifasını istedim. O da söz verdi” sözlerine karşı RTÜK Başkanı Zahid Akman, “Başbakan arkamda. Arkamda olmasa hala bu koltukta oturuyor olabilir miyim?” dedi. Hayırlı olsun ziyareti sırasında Arınç’ın kendisine “İstifa etmeyi düşünüyor musun” diye sorduğunu belirten Akman, “Hayır” yanıtını verdiğini söyledi. Konuşulanları hayretle izlediğinin altını çizen RTÜK Başkanı, Habertürk’e yaptığı açıklamada, şöyle konuştu: “Konu açıldı. İstifayı düşünüp düşünmediğimi sordu. ’Hayır’ dedim. Bence istifayı düşünmek suçlu olduğuna inanmak demek. Hayatımda hiçbir zaman koltuk sevdalısı olmadım. Makamlar benim için önemli değil. Nihayetinde ben bir kamu görevlisiyim. Hepsini anlatacağım ama bir süre sonra. Anlattıklarımı öğrenince herkes şaşıracak. Ne kadar hakkımın yendiği ortaya çıkacak. Benimle uğraşanlarla tek tek uğraşacağım.” Ancak Akman daha sonra yaptığı açıklamada “Başbakan arkamda” sözlerini yalanladı. 

Türkiye, mahkemenin insan hakları sözleşmesi sistemini çöküşe götürdüğünü iddia ederek AİHM’de reform çağrısı yaptı. 2008 yılında AİHM davalarına 5.7 milyon euro tazminat ödeyen Türkiye, mahkemenin insan hakları sözleşmesi sistemini çöküşe götürdüğünü iddia ederek AİHM’de reform çağrısı yaptı. Mahkemenin geleceği 2010’da masaya yatırılacak. Avrupa Konseyi tarafından 1950 yılında kurulan ve son katılımlarla Avrupa’da 49 ülkenin en yüksek uluslararası mahkeme olarak kabul ettiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, tarihinde ilk kez reform çağrısına maruz kaldı. Reform isteyen ülke ise AİHM’deki davalarda yüzlerce kez mahkum edilen ve milyonlarca euro tazminat ödeyen Türkiye. 2008 yılında Türkiye, AİHM’de açılan davalarda 5.7 milyon euro tazminat ödemeye mahkum edildi. Türkiye bu miktarla 47 ülke arasında 4’üncü sırada yer aldı. Yine Adalet Bakanlığı verilerine göre AİHM’e işlkence nedeniyle yapılan başvurular sonucunda 2002-2008 yılları arasında Türkiye 13.6 milyon TL tazminata mahkum oldu. 

Şehitlerimizin FotoğraflarıÇukurca bölgesinde operasyona çıkan birliklerin geçişi sırasında, yola döşenmiş bir mayın uzaktan kumanda ile patlatıldı. Patlamada biri uzman çavuş 6 asker şehit düştü, 8’i yaralandı. Hain saldırı sonrası bölgede operasyonlar yoğunlaştırılırken, Özel Harekát Timleri de teröristlerin peşine düştü. Bu operasyonlarda da bir uzman çavuş, kayalıklardan düşerek şehit oldu. 
| |