| 
Siyasette yeni kavga: Sen, siz ve sayın… Başbakan: Bu ülkede bir genel başkanın ‘Sen ve siz’ ifadelerini kullanmasının ne anlama geldiğini bilmesi gerekir. Bak ben sana ‘Sayın Baykal’ diyorum. DENİZ FENERİ’NDE RAHATIZ: Mazisi kara olanlar, tabii ki bunu hazmedemeyecekler. Ama biz huzurluyuz. Bizim temizliğimize leke sürmeye gayret eden Sayın Baykal, bana dün edep dersi vermeye kalkıyor. Önce bu ülkede bir partinin genel başkanının (sen ve siz) ifadelerini kullanmasının ne anlama geldiğini öğrenmesi lazım. Bak ben sana (Sayın) diyorum. Sayın Baykal, Anayasa Mahkemesi seni ve sizi mahkum etti. Yaklaşık 1 trilyonluk hazinenin parasını nereye harcadın, bunun hesabını ver. Bunu nereye harcadınız? Siz tescillisiniz. AKP’ye leke süremeyeceksiniz. Bizim Deniz Feneri ile şunla bunla alıp veremediğimiz yok. Biz o konuda rahatız. Partimizi kurduğumuz günden itibaren, her harcadığı kuruşu, partimize giren çıkan web sitemize girer. Bize leke atamazsınız, güneşi balçıkla sıvayamazsınız. 

DTP de, PKK da, halk da aynı şeyi istiyor. Tek eksik güçlü bir siyasi irade. DTP eş başkanı Ahmet Türk’le ne zamandır konuşmayı istiyordum. Farklı bir Kürt, farklı bir siyasetçi olduğunu düşünüyordum. Yanılmamışım. İnancı beni heyecanlandırdı. Yumuşak ve sakin anlatımı etkiledi. Dürüstlüğü çarptı. Ahmet Türk bu barışın en önemli isimlerinden biri. Geçen hafta, 32. Gün programında cesur ve etkileyici açıklamalar yaptınız. “Gerekirse Kandil’e giderim” bile dediniz. Ama beni etkileyen “Kardeşlik için 17 bin faili meçhulun katilini affetmeye hazırım” demeniz oldu. Bu söylenmesi kadar da kolay bir duygu değil. Çarpıcıydı gerçekten. Nasıl tepkiler geldi Türklerden ve Kürtlerden? Olumsuz bir tepki almadım. İnanın bana orada söylediklerimi hiçbir politik hesap yapmadan, sözcükleri seçmeden, inancımla, hissettiğim gibi söyledim. Yaşanan sürecin açık bir şekilde değerlendirmesini yaparak kamuoyuna sunmak istedim. Kendimi hiç frenlemedim. Olabildikçe açık oldum. Devletin bir kesiminde rahatsızlık yaratmış olabilir. 

Başbakan Erdoğan ve AKP Hükümeti için, “Abbas yolcu’ dedi. Başbakan Erdoğan’ın, partisine ‘AKP’ diyenleri edepsizlikle suçlamasını eleştiren Baykal, “Şimdi bu milletin yarısı edepsiz mi ? Sen memlekete edep mi öğreteceksin?” diye sordu. Nevşehir Kapadokya Havaalanı’na uçakla gelen CHP lideri Deniz Baykal, partililer tarafından karşılandı. Baykal, karayoluyla, yarın belediye başkanlık seçiminin yenileneceği Niğde’nin Bor İlçesi’ne bağlı Kızılca Beldesi’ne geçti. Seçimleri kazanan CHP’li İbrahim Gülümser’in karıştığı bir darp olayı nedeniyle sabıka kaydının düştüğüne dair yazının Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) geç ulaştırılması nedeniyle belediye başkanlığı yenilecek olan beldede coşkuyla karşılanan Baykal, belde meydanında üzerine halı serilen, çevresi CHP bayraklarıyla donatılan traktör römorkundan yapılan platformda konuşma yaptı. 
 
‘Bu UFO görüntüsüyle Türkiye literatüre girdi’ İSTANBUL – Kumburgaz’da 13-17 Mayıs 2009 tarihleri arasında çekilen ve bir “UFO”ya ait olduğu iddia edilen görüntüler basına gösterildi. Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan, WOW İstanbul Airport Otel’de düzenlediği basın toplantısında, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “UFO” gözlemlerinin yapıldığını belirterek, bu gözlemlerin zaman zaman amatör kameralara yansıdığını kaydetti. Sirius merkezine 2009 yılının ilk 5 ayında 337 “UFO” ihbarı yapıldığını, bu ihbarlardan 74’ünün belgelendiğini dile getiren Akdoğan, bunlardan 16’sının video kamera görüntüsü, 58’inin de dijital fotoğraftan oluştuğunu bildirdi. 

Adapazarı´nda 4 ay önce eşinden ayrılan ve 3 yaşındaki kızı İrem Hatice’yi kendisi alan 30 yaşındaki Kamil Karıncalı amcasının oğlunun telefonuna “Kızımla birlikte intihar ediyorum. Hakkınızı helal edin” diye mesaj attıktan sonra kızını uykusunda kalbinden vurup kendisi de şakağına dayadığı tabanca ile intihar etti. Mesajın ardından eve gelen yakınları baba ile kızının kanlar içinde cesetleriyle karşılaştı. Adapazarı’nda motosikletli servis işlerinde çalışan Kamil Karıncalı, 4 ay önce 4 yıllık eşi Hatice’den boşandı. Mahkeme, tarafların anlaşmasıyla çiftin 3 yaşındaki çocukları İrem Hatice´yi babasına verdi. Anne ise mahkeme kararıyla haftada bir gün çocuğunu görebiliyordu. 

Ergenekon davasının kilit noktalarından birisi olarak bilinen ve MİT tarafından hazırlanan ‘Ergenekon şeması’nın nasıl oluşturulduğuna dair bilgiler mahkemeye verildi. MİT tarafından 6 CD halinde gönderilen belgelerin içinde Tuncay Güney’in sorgusu, Aydınlık dergisindeki haberler ve bazı askeri dosyalar yer alıyor… İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen Ergenekon davasının en önemli konularından biri de Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından hazırlanan ’Ergenekon Terör Örgütü Şeması’. Şimdiye kadar çok tartışılan bu konuyla ilgili olarak dün mahkemede önemli bir gelişme yaşandı. Ergenekon Terör Örgütü Şeması’nın oluşturulmasında kullanılan belgelerle ilgili olarak daha önce 6 CD olarak 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. Mahkeme bu belgelerdeki incelemesini dün tamamladı ve bu CD’leri avukatlara dağıttı. 

Başbakan Erdoğan yurda dönüşünde havaalanında bir açıklama yaptı. Erdoğan daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Güneydoğu Avrupa Ülkeleri İşbirliği Süreci Dönem başkanlığımız süresince yürüteceğimiz çalışmalarda bölgesel işbirliğinin geliştirilmesine ve Balkanların Avrupa Atlantik kurumları ile entegrasyonuna odaklanacağız” dedi. Başbakan Erdoğan, Moldova’dan dönüşünde Esenboğa Havalimanı’nda geziyle ilgili açıklamalar yaptı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Moldova’da Güneydoğu Avrupa Ülkeleri İşbirliği Süreci Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, toplantıda sürece taraf ülkelerin yanı sıra Balkan coğrafyasına yönelik faaliyet gösteren bölgesel ve uluslararası kuruluşların da temsil edildiğini söyledi. 
| |