| 
Dört yıl önceki olayları park kavgası başlatmıştı. PKK’lı diye linç edilmek istenen beş kişi Arap’tı. ‘Slogan atıp jandarmaya saldırdılar’ diyen tanıklar görmemiş ‘duymuş’tu. Mağdurlara ceza yerine boşuna yatılan hapis nedeniyle tazminat çıktı İSTANBUL – İzmir Seferihisar’a bağlı Ürkmez’i dört yıl önce yangın yerine çeviren gerilimin sebebi basit bir park yeri kavgasıydı. Fakat, hatalı park eden araçtan biri Diyarbakır plakalı, araçtan çıkıp jandarma trafik eriyle tartışanlar Diyarbakırlı olunca, önce “PKK’lılar asker dövdü” söylentisi yayıldı, ardından bütün belde üzerlerine çullandı. Ve işte Aziz Nesin’lik öykü böyle başladı. Beş kişi, “Biz Kürt bile değiliz. Arabız” deseler de Adliye binası önünde ve cezaevine götürülürken linç girişiminden kurtulamadılar. Üstüne bir de tutuklandılar. Jandarmada, “Slogan atıp sopa ve bıçakla saldırdılar” diyen 38 tanık, savcılıkta, “Görmedik, biz duyduklarımızı anlattık” dedi. Beş mağdurun davası dört yıl sürdü. Karar mı? İkisine ‘memura direnmek’ten verilen ceza ertelenirken, üçü boşuna cezaevinde yattıkları için tazminat kazandı. 

Emekli Albay Erdal Sarızeybek, yeni kitabında Ergenekon kapsamında tutuklanan komutanların daha önceden dinlendiklerini iddia etti. Sarızeybek, savcı Zekeriya Öz’ün de 2008’de kendisini İstanbul’a çağırdığında “Siz iyi bir subaymışsınız” dediğini, Avcı’nın da bu görüşmeden 4 yıl önce kendisine aynı şeyleri söylediğini anlattı. Kendisinin muhbir durumuna düşürülmek istendiğini belirten Sarızeybek, “Bu benzerliğe kızdım. Bu nedenle açıklama gereği duyuyorum” dedi. İSTANBUL – Ergenekon soruşturmasının Ümraniye’de ele geçirilen el bombalarıyla başladığı iddiasını yalanlayan emekli Albay Erdal Sarızeybek, 2003 yılından itibaren Genelkurmay Başkanlığı’ndaki üst düzey komutanların Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından dinlendiğini iddia etti. Bu iddiasını son kitabına taşıyan Sarızeybek, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı’nın kendisini 2004 yılı nisan ayı sonunda görüşmeye çağırdığını ve kendisine bu görüşmede halen Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu-tutuksuz yargılanan üst düzey komutanların teknik takibe takıldıklarını açıkladığını yazdı. 

Geçtiğimiz ay Ankara’da bir polisin hayat kadınını dövmesiyle başlatılan operasyonda, emniyet müdürünün futuş çetesine liderlik yaptığı ortaya çıkmıştı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde hukuk müşaviri olarak görev yapan Birinci Sınıf Emniyet Müdürü Hacı Murat D.’nin de örgüt yöneticisi olarak yargılandığı çete operasyonunda şok gelişmeler yaşanıyor. Başkent’te bazı gece kulüplerini sevk ve idare ettiği iddia edilen Hacı Murat D.’nin, bir anlaşmazlık üzerine adamlarına, ‘Kafalarına sıkın. Kan gölüne çevirin’ talimatı verdiği ortaya çıktı. 

Sungurlu savcısı, suçluluğu ‘maruf’ TİKKO liderini ananlara dava açtı. Mahkeme, 1973’de ölen şahsın ‘suçluluğunu maruf olmaz’ diyerek davayı reddetti Çorum’un Sungurlu İlçesi’nde mahkeme ile savcı arasında, 1970’lerin devrimci liderlerinden TKP/ML-TİKKO’nun kurucusu İbrahim Kaypakkaya’nın (İbo) suçlu olup olmadığı tartışması yaşandı. Savcının, İbrahim Kaypakkaya’nın ölüm yıldönümü etkinliklerine katılan zanlılarla ilgili ‘suçu ve suçluyu övme’ iddiasıyla hazırladığı iddianame, Sulh Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmedi. Mahkeme, Kaypakkaya’nın suçlu olduğunun delillerle kanıtlanması gerektiğine vurgu yaparak, iddianameyi iade etti. 

Law silahları TSK’nın çıktı. İşte şok rapor… MKE, Ergenekon firarisi Dalan’ın arazisindeki kazıda bulunan law silahı ve muhimmatla ilgili rapor hazırladı. 4’ü boş 7 law silahı TSK’ya teslim edilmiş. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) Genel Müdürlüğü, Genelkurmay Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün üstlenmediği silah ve mühimmatla ilgili tartışmalara açıklık getirdi. Ergenekon firari şüphelisi Bedrettin Dalan’ın kurucusu olduğu İSTEK Vakfı’na ait İstanbul Poyrazköy’deki arazide bulunan silah ve mühimmat üzerinde inceleme yapan MKE, bunların önemli kısmının TSK için üretildiğini belgeledi. İNCELEMEYİ BAŞSAVCILIK İSTEDİ MKE Genel Müdürlüğü, Ergenekon soruşturması kapsamındaki kazılarda bulunan silah ve mühimmatla ilgili incelemesini 14 Mayıs 2009 günü tamamladı. MKE Raporu, ‘Bu silahlar TSK’ne ait değildir’ diyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’u doğrulamadı. Ergenekon soruşturması kapsamında el konulan çok sayıda bomba, mermi ve anti tank law silahı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın envanterinden çıktı. 

Ailesiyle pikniğe giden Mehmet Ateş’in kullandığı otomobil, asfalt çalışması nedeniyle bölünen yolda bir kamyonla kafa kafaya çarpıştı. Kazada aynı aileden 3’ü çocuk 5 kişi öldü. İstanbul Bağcılar’da oturan Mehmet Ateş 15 gün önce otomobil aldı. Ailesine verdiği “Otomobil alınca sizi pikniğe götüreceğim” sözünü unutmayan Ateş, dün sabah eşi ve üç çocuğunu alarak Çatalca’ya pikniğe gitmek üzere yola koyuldu. Aile, önce bir yıl önce evlenen büyük kızları Elif Polat’ın İkitelli’deki evine gitti. Elif Polat, “Ben de sizinle geleceğim” demesine rağmen babasının ısrarıyla kardeşinin aracına bindi. Aile, sabah saat 07.00’de iki araç olarak Çatalca’ya yola çıktı. 

DTP Çanakkale il kongresinde konuşan Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Türk, Kürt, Laz ve Çerkezler’in bu kentte ortak vatan için mücadele ettiklerini belirterek, “Ret ve inkar politikalarıyla Cumhuriyeti yönetenler, Çanakkale’de toprağa gömülenlere ihanet ettiler” dedi. DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ve Batman Milletvekili Bengü Yıldız, bugün partilerinin Çanakkale il kongresine katıldı. Belediye Sosyal Tesisleri’nde saat 11.00’de başlaması gereken kongre, çoğunluk sağlanamadığı için 1.5 saat gecikmeli başladı. Saygı duruşu yapılırken İstiklal Marşı okunmadı. Muş Milletvekili Sırrı Sakık kongrede yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti temellerinin Çanakkale’de atıldığını hatırlatarak şöyle dedi: “Burası emperyalizme karşı Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle herkesin omuz omuza mücadele edip toprağa gömüldüğü yerdir. 
| |