Koza İpek Grubu’na ait Kanaltürk ve Bugün televizyonlarına yönelik dün sabahki polis baskını dünya basınında da geniş yer buldu.
![]()
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, “Yöneticilerime, ‘Trabzon’un misafirperverliğini gösterin, çayını, kahvesini yemeğini ısmarlayın, sabaha kadar, ben gelene kadar o hakem, o stattan çıkmayacak’ dedim. Ama benim de saygı duyduğum, gönül bağım olan, o değerli insanın beni aradıktan sonra, ‘hem Türkiye hem dünya genelinde büyük rezillik yaşamayalım. Ama yanlışların da hesabı sorulacak’ sözü üzerine ben de arkadaşları aradım. Bizi katleden şahısların, Trabzonlu’ya yakışan şekilde en ufak fiziki müdahalede bulunulmadan bu şehri terk etmelerine izin verdik” dedi.
TERÖRÜN DE BİR NAMUSU OLSUN: Ambulansa kurşun sıkacak kadar caniler, hainler, alçaklar. Teröründe bir namusu olsun ya. 1 Kasım’ın neticesi ne olursa olsun operasyonlar halkımızın huzurunu yakaladığı ana kadar devam edecek. TEL ABYAD UYARISI: PYD Tel Abyad’da kanton yapmışlar. O kadar kolay mı ya? Kendileri buralardan çekilir, ‘Araplarındır, Türkmenlerindir’ deme noktasına gelirse mesele yok. Bu anlayış devam ederse gereği yapılmalıdır.
Medyaya yapılan operasyonu 3 gün önceden yazan twitter fenomeni Fuat Avni dün gece yine flaş iddialarda bulundu. Medyaya Operasyonların devam edeceğini söyleyen Fuat Avni ayrıca Erdoğan’ındevlet içinde devlet kurduğunu ve tüm güçleri eline geçirmek için planlar yaptığını iddia etti.
Kanaltürk, Bugün TV ve Millet Gazetesi’nin de içinde olduğu İpek Medya önünde toplanan ve kayyum atanmasını protesto eden gruba, polis, dün sabah erken saatlerde sert müdahalede bulundu. Tazyikli su ve biber gazıyla kalabalığı dağıtan polis, çalışanları copladı, çok sayıda kişiyi yerlerde sürükledi. Bugün muhabiri dahil bir çok kişi tartaklandı, ters kelepçelendi. Gözaltına alınanlardan 5’i emniyete götürüldü. Kanaltürk TV’nin canlı yayınlarına yansıyan müdahale sırasında, yaralananlar oldu. Polis, kapıyı kırarak içeri girdi, kanalların yayınları karartıldı.
Kanaltürk ve Bugün televizyonlarının ‘kayyum tayini’ bahanesiyle polis tarafından basılması, basın ve ifade özgürlüğüne pervasız bir saldırıdır. Bu saldırı, bir yayın grubuna yapılmış gibi görünse de hepimize bir gözdağıdır. Bunun bilincindeyiz. Söz söyleme özgürlüğümüze direnerek sahip çıkma kararlılığındayız. Gün; geçmiş tartışmaları, hesaplaşmaları, ayrılıkları konuşma günü değil, bunları özgürce konuşabileceğimiz demokratik zemini yok etmeye çalışan zorbaya ve zorbalığa karşı birlikte olma günüdür. Bu saldırının hesabı, elbette sorulacaktır. Cumhuriyet Gazetesi olarak zorbaya ve zorbalığa karşı mücadelede taraf olduğumuzu ve en ön safta yer alacağımızı okurlarımıza, kamuoyuna duyuruyoruz. Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/
Tayyip Erdoğan, geçmişte Cumhuriyet adına milletin tariz ve hatta taciz edildiğini, kılık-kıyafetiyle, diliyle, inancıyla, kültürüyle ve müziğiyle tanımladıkları bir ‘makbul vatandaş’ modelinin dışında yok sayılıp ‘cumhur’ olarak kabul edilmediğini, vurgulayarak “Biz, insanımızı istiskal eden bu tür dayatmalara son verdik” dedi.
| |||||||||||
61 sorgu. 0,181 saniye. | |||||||||||