Süleyman Soylu hakkında suç duyurusu

Bakan Soylu hakkında suç duyurusu

CANLI RADYO & TV

Milyon dolarlar şirketlere aktarıldı.

Yardım çeklerini yakınlarına dağıtmış!

İmamoğlu’ndan Kültür Bakanı’na Mektup

Huawei P40 Pro Türkiye’de

Metro, Albayrak ilişkisi

Tuncay Özkan

Metro İstanbul için bir rüyaydı. Sonuçta dünyanın en kısa mesafeli ama en pahalı metrosuna kavuştuk. Metro ile Albayrak firması ne alaka diyeceksiniz. Öyle demeyin, çünkü metro ile Albayrak firması tam 180 milyon dolara çok zor şartlar altında buluştu. Buluşurken yanına Cengiz İnşaat ile Cegelec Division’u da aldı. Ama dedik ya, buluşma çok zor oldu. İhale tam dört kez ertelendi. Çok kavga verildi. Diğer katılımcılar çekildi. Albayrak için bunca erteleme neden? Neden metro? Bu konuda soruşturma bitince bu soruların yanıtı da ortaya çıkacak. Bu fiyata, bu metro nasıl yapılmış? İhaleler ertelenirken devletin 30 milyon dolar kaybetmesine neden göz yumulmuş? Neden? 

İtalya’dan çürük ağaçları aldılar

Tuncay Özkan

Bugün önemli bir ifadeye yer vereceğim. İstanbul Belediyesi’nin Recep Tayyip Erdoğan dönemindeki en önemli projesi. Ağaçlandırma seferberliği. Sadece dikim için açılan çukurlarına trilyonlar yatırılan bu projeyle ilgili gerçekleri duymaya hazır mısınız? İşte 32 kısım tekmili birden ağaç dikmenin öyküsü. Hem de eski bir RP milletvekili adayının ağzından:

“Bilgisine başvurulan İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski park ve bahçeler müdürü ve aynı zamanda kapatılan Refah Partisi Antalya milletvekili adayı Ali Karakoç’un ifadesinden:

Söz konusu 200.000 ağacın alınması işi ben gelmeden önce belediye iktisadi teşekküllerinden olan İSTAÇ’a ihale edilmiş idi.

İşte benim müthiş servetim

Tuncay Özkan

Albayrak şirketlerinden biri olan Yeni Şafak gazetesi benim müthiş bir servetim olduğunu ve bu serveti 1996 yılından sonra İstanbul’a gelince edindiğimi yazdı dün. Ve bana servetini açıkla diye çağrıda bulundu.

Memnuniyetle kabul ediyorum. Derhal. Ama ben de buradan çağrıda bulunuyorum Albayrak kardeşler ile Recep Tayyip Erdoğan da servetlerini açıklasınlar. Hodri meydan diyorum. Eğer açıklamazlarsa üzerlerinde şaibe kalacaktır sonra haklarında pek çok iddia var. Onları aydınlatmak istemiyorlar mı? İşte benim müthiş diye niteledikleri servetimi ortaya döküyorum, onlar da açıklasınlar bir karşılaştıralım, haydi artık bu yoldan dönüş yok kim geri kaçarsa ahlaksız da, erdemsiz de, şerefsiz de odur. 

Gerçeğin peşinde gazeteci olmak

Tuncay Özkan

Gazeteci için en zoru siyasetçilerle ilgili yazmak.

Sevenleri küfreder, sevmeyenleri alkışlar. Oysa ne alkışa ne küfre dönüktür gazetecinin çabası. Gerçek her ikisinin de ötesindedir. Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili yazılarıma tam böyle bir tepki geldi. Yüzlerce mesaj “Helal olsun” diyor, yüzlercesi “Hain” diye bağırıyor.

Bunları niye yazıyorum?

Recep Tayyip Erdoğan, (1999’da Radikal’de ‘Vay Tayyip Vay’ diye yazdığım yazılar) geçmişte yazdığım eleştiriler ve araştırma yazılarımdan sonra da zaman zaman oturup konuştuğum, sık sık telefonla görüştüğüm, Türkiye’yi konuştuğum bir insan. Ali Müfit Gürtüna da öyle. Yaptıkları pek çok iyi şeyden dolayı kutladım da her ikisini. Bundan sonra da yine oturup konuşurum bu siyasetçilerle. Kendileri ne zaman hazır olursa o zaman oturup bu iddiaları da konuşacağız elbette. Gazeteci ile siyasetçi arasındaki ilişkide, gazeteci adam gibi denetim görevini yapacak, siyasetçi şeffaf olup yanıt verecek. Öyle gazetecinin sustuğu, siyasetçinin koruma zırhları içinde olduğu düzene demokrasi demiyorlar. O düzenlerde de gazetecilik yok, yalaklık var.

Devletin olanakları seferber edildi

Tuncay Özkan

ALBAYRAK raporundan çarpıcı bölümler: Yaşlı otobüslerle haksız kazanç sağladılar. İstanbul’da bütün yollar Albayrak’a çıkar. Belediye mal ve hizmet alımlarında tekel yaratıldı. İhalelere başka firmaların katılılımı engellendi.

Albayrak şirketi bir tekeldir.” Bu söz bana ait değil. Bu söz Albayrak şirketini inceleyen müfettişlere ait. Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanı olunca bütün ihale şartnameleri Albayrak şirketinin kazanması için düzenlendi. İstanbul’da Fazilet Partisi’nin kontrolündeki hangi belediyede olursa olsun, kim Albayrak’a karşı çıkarsa işinden oldu. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan, Albayrak ve birkaç şirket dışında İstanbul’da belediyeden iş alınmasına izin vermedi. Ve Albayrak bir tekel oldu. Müfettişlere göre: “Devletin bütün olanakları Albayrak şirketi için seferber edildi.”

Sen neymişsin be Tayyip!

Tuncay Özkan

Albayrak şirketi ile Recep Tayyip Erdoğan!..

Bu ikili Türkiye’nin 1994 sonrası serüveninde yıldızı parlayanlar arasında en öndekiler. Çünkü ellerine geçirdikleri devlet olanaklarını el ele, omuz omuza, gönül gönüle birbirleri için öylesine kullanmışlar ki, bugün ellerinde bulunan ve bir kısmını parti kurmak için kullandıkları paranın toplam bir milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Yanlış okumadınız tam bir milyar dolar. Saptanabilen bu. Bu hesabı Recep Tayyip Erdoğan ile Albayrak şirketini, Albayrak kardeşleri inceleyen görevliler yapıyor. Tek tek de dökmüşler bu paraların kaynaklarını. Şimdi İstanbul DGM bu konuda daha derinlemesine bir soruşturmayı başlattı.

Albayraklar ve Tayyip’e çeteden DGM soruşturması

Tuncay Özkan

Yeni Şafak gazetesinin sahibi olan Albayrak ailesi ile bu ailenin servet yapmasını sağladığı iddia edilen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında İstanbul DGM tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 313. maddesi uyarınca “suç işlemek için çete oluşturmak ve menfaat temin etmek” suçundan soruşturma başlatıldı. DGM’nin başlattığı soruşturmaya İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren’in hazırladığı soruşturma raporu kaynak oldu.

Hortumcu siyaset

Tuncay Özkan

“Hortumculuk” bize özgü bir siyasi ve ekonomik kavram olarak yaşamımızdaki yerini aldı. Kelimeye yüklenen mananın arkasında, soygun düzeninin bütünü bulunuyor. Yenilikçi siyasetçi Recep Tayyip Erdoğan, ilk siyasi gezisinin önemli bir bölümünü “Hortumcu olmayan siyasetçi ve bürokrat” kavramına ve arayış çabalarına ayırmış. İmaj çalışması.

Şimdi temiz toplum moda ya…