Süleyman Soylu hakkında suç duyurusu

Bakan Soylu hakkında suç duyurusu

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a zor soru

İBB 1.YIL DEĞERLENDİRME TOPLANTISI

Ekrem İmamoğlu Erdoğan’a resti çekti: Kimin malıyla ne yapıyorsun sen kardeşim!

CANLI RADYO & TV

Yardım çeklerini yakınlarına dağıtmış!

“Sen Eşkiya Mısın” ( ARŞİV )

Huawei P40 Pro Türkiye’de

Çinkonuz yetersizse yaralarınız kapanmaz

d7f78f7dd6d8dd4aaa03ea1br.jpg

Sağlıklı ve dengeli beslenme, vücudunuzdaki yaraların iyileşmesi için çok önemlidir. Çinko, selenyum ve B vitaminleri başta olmak üzere antioksidan desteğinin alınması, yaraların kapanmasını ve cildin kendini tamir etme sürecini hızlandırır. Özellikle bebekler ve çocuklarda; ağız çevresinde ve bez bölgesindeki iyileşmeyen yaralar, çinko eksikliğinden kaynaklanabilir. Şüpheli durumlarda kanınızdaki çinko düzeyinize baktırın. Düzensiz, arada kanayan ve kapanmayan yaralar için doktorunuza başvurun.

Ergen sivilcesinin en iyi ilacı günde üç kez yüz yıkamaktır

cbc0379e6199c74480edb636r.jpg

Ergenlik dönemindeki gençlerin çoğu, yüzlerini kaplayan sivilceler nedeniyle kendilerini kötü hissediyor. Prof. Dr. Büyükgebiz, gençleri uyarıyor: Kozmetik ürünler peşinde koşmayın! Sivilcenin ilacı sudur. Yüzünüzü bol bol yıkayın!..

Acıbadem Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi, Büyüme ve Ergenlik Bölüm Sorumlusu Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, ergenlik döneminde en fazla görülen sorunlarla ilgili sorularımızı yanıtladı:

* Ergenlik sivilceleri neden ve ne şekilde oluşur?
Sivilceler veya tıbbi adı ile akneler ergenlik döneminde en sık rastlanılan sorunlardandır. Bu dönemde kız ve erkekler, çevre ve yaşıtları tarafından beğenilme arzusu içindedir. Aknelerin oluşumu görünümlerini bozar ve güven kaybına yol açar. Akneler ergenlik döneminde yüz, sırt ve göğüste az veya çok sıklıkta ortaya çıkabilir ve mikrop kapmazsa yani enfekte olmazsa kendiliğinden geçer. Akneler, özellikle 20 yaşından sonra kendiliğinden geçer. Akneler kızlarda daha çok görülür. Ergenlik sivilcesinde genetik yatkınlık söz konusudur. Ailesinde şiddetli aknesi olan gençlerde daha sık gözlenir. Ergenlikte salgılanmaya başlayan seks hormonları nedeniyle, yağ bezi üretiminde artış olur. Zaten kısmen kapalı olan gözeneklerde yağın da birikmesi ile tıkaçlar oluşur. Tıkaç nedeniyle deriye açılamayan ve artmış yağ üretimi yüzünden gerilen folliküller patlayarak, deride iltihabi reaksiyonun daha da artmasına sebep olurlar.

NEMLENDİRİCİ SÜRMEYİN

* Ergenlik sivilceleri geçici midir? Zamanla artarlar mı?
Besin maddeleri içindeki yağlı gıdaların, çikolatanın ve kuruyemişin akneyi arttırdığı söylense de, kesin kanıt yoktur. Akneyi arttıran en önemli faktör strestir çünkü stres kortizon salgılanmasını arttırır. Kızlarda adet öncesinde de akneler artmaktadır. Ergen kızların yüzde 70’inde akne görülür. Kullanılan kozmetikler akneyi arttırır. Gece kremi gibi yağlı nemlendiriciler de akneyi arttırır. Doğum kontrol hapının da, akneyi arttırıcı etkileri vardır. Akneleri sıkarak temizlemek önerilmez çünkü kıl follikülü patlayabilir. Derideki iltihabi reaksiyon artar ve ciltte iz kalır. Ayrıca mikrobik olmayan sivilceler de iltihaplanabilir. Yüzü yıkamak, deri üzerindeki yağ miktarını azaltır. Deri üzerindeki yağın azalmasının temizlik hissine neden olması ve yağlı görünüşü düzeltmesi önemlidir. Aknesi olan her ergen, yüzünü kuruluğa yol açmayacak şekilde kremli sabunlar veya nötral PH temizleyiciler ile günde 2-3 kez yıkamalıdır. Bu en etkili ve en kolay sivilce ilacıdır. Aknesi olan ergenler için özel bir cilt bakımı yoktur. Kozmetik kullanımı akne sorunlarını arttırabileceğinden, aknesi olan bireylerin bu konuda daha seçici davranmaları gerekir. İltihaplanmış sivilceler uygun şekilde tedavi edilmezse, iz bırakır. Bu durumda dermatolog desteği gerekir.

TİROİT BEZLERİNE DİKKAT!

* Ergenlik döneminde gençlerde en sık görülen hastalıklardan biri de guatr. Bu hastalık neden bu kadar yaygın?
Bu soruna gençlerde çok sık rastlıyoruz. Tiroit bezi normalden fazla büyürse ya da değişik nedenlerle aşırı çalışırsa, guatr ortaya çıkar. Bazen boyunda şişlik şeklinde gözle görülebilir. Eğer tiroit hormonları yetersizse halsizlik, yorgunluk, üşüme ve tembellik gibi belirtiler ortaya çıkar. Tiroit bezi fazla çalıştığında ise terleme, taşıkardi ve çarpıntı gibi belirtiler görülür. Özellikle okul çağındaki ve ergenlikteki kızlarda, Hashimato hastalığı denilen guatr çok sık görülür. Sebebi; vücudun tiroit bezine karşı antikor yapmasıdır. Kızlarda erkeklerden, 5-8 kat daha sık görülür. Tedavisi zor değildir. Bazen yalnız takip edilir, bazen de tiroit hormon tabletleri ağızdan verilerek guatr küçültülür.

* Ergenlik döneminde gencin sırtında oluşan kambur, sonradan geçer mi?
Ergenlik dönemine ilişkin bir diğer dikkat çekici husus; duruş şeklidir. Özellikle kız çocukları memelerini saklamak için, kanmbur durur. Bu duruş şekli düzeltilmezse, ileride kalıcı olur. Ergenlere kendine güven azlığını belirten bu duruşu düzeltmeleri gerektiği hatırlatılmalıdır. Gerekirse ayna karşısına geçirilerek, kambur ve dik durduğundaki pozisyonları, ergene gösterilmelidir.

SERT HAVLU KULLANMAYIN

* Ergenlerin saçlarındaki kepekleri geçirmek için ne yapmak gerekir?
Haftada en az bir veya iki defa saçların yıkanması ve diğer günlerde de fırça ile taranarak saçların arasına giren tozlardan, kir ve ölü kıllardan arındırılması gerekmektedir. Saç kurutmak için kullanılan havlular sert olursa, saç uçları çatallanabilir. Elektrikli kurutucu aletlerin ve fön makinelerinin saça çok yakın tutulmaması gerekir. Bunların saça ve saçlı deriye zararları dokunabilir. Yanmalara neden olabilirler.

Kargo paketinden dinazor fosili çıktı

40760008ac1d3747b2439e76r.jpg

Peru’nun güneyindeki dağlık kesimlerinde bir otobüsü durduran polis güçleri, şüpheli bir kargo paketinin içinde büyük bir dinozora ait çene kemiği buldu.

Başkent Lima’ya giden otobüsteki kargo paketinin ağırlığından şüphelenen polisler, paketin üzerinde hiçbir şeyin yazmaması üzerine içini açma kararı verdi. Polis yetkilisi Kleber Jimenez, kemiğin ağırlığının 8 buçuk kilo olduğunu söyledi.

Biletler karaborasaya düştü, taraftar çıldırdı

ac7909a762f8b74b99e4a600r.jpg

Fenerbahçe’nin 2 Nisan Çarşamba günü Chelsea ile oynayacağı Şampiyonlar Ligi çeyrek final maçının satışa sunulan 20 bin biletin, biletix gişelerinde birkaç dakika içinde tükendiği söylenince kuyrukta bekleyen Fenerbahçe taraftarları isyan etti.

Bilet bulamayan taraftarlar, biletix gişelerinde satış yapan elemanlara ve karaborsacılara saldırdı. Olayların büyümesi güvenlik güçlerince önlendi. Bu arada birkaç dakika içinde biten 20 bin biletin karborsacıların eline geçtiği ileri sürülüyor.

Aymakop Sanayi Sitesi'nde yangın

 

 

Küçükçekmece’de, 6 katlı bir binada faaliyet gösteren ayakkabı imalathanesinde yangın çıktı.

İkitelli Ziya Gökalp Mahallesi Aymakop Çiftoğlu Sanayi Sitesi D-2 Blok’ta sabah saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı. 6 katlı binada faaliyet gösteren ayakkabı imalathanesindeki yangın, kısa sürede bütün binayı sardı.

Yangını söndürmek için, Kocasinan, Bakırköy, Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Başakşehir itfaiye ekipleri çalışmalarını sürdürürken, çok amaçlı itfaiye aracı ”Koca Yusuf” da olay yerine sevk edildi.

İSKİ’den de iki su tankerinin takviye olarak gönderildiği yangın söndürme çalışmaları halen sürüyor.

Çevrede önlem alan güvenlik güçleri, vatandaşların yangın alanına yaklaşmasını engelliyor.

YANGIN, KONTROL ALTINA ALINDI

Küçükçekmece’de 6 katlı bir binada faaliyet gösteren ayakkabı imalathanesinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucu kontrol altına alındı.

Alınan bilgiye göre, İkitelli Ziya Gökalp Mahallesi Aymakop Çiftoğlu Sanayi Sitesi D-2 Blok’ta sabah saatlerinde başlayan yangına, Kocasinan, Bakırköy, Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Başakşehir itfaiye ekipleri ile çok amaçlı itfaiye aracı ”Koca Yusuf” tarafından müdahale edildi. Yangın, yürütülen çalışmalar sonucu saat 09.50 sıralarında kontrol altına alındı.Yangın nedeniyle dumandan etkilenen bazı kişiler hastanelere kaldırılırken, bazı kişilere de olay yerine gelen ambulanslarda oksijen verildi.

İtfaiye ekiplerinin yangını tamamen söndürebilmek amacıyla yürüttüğü çalışmalar sürüyor.

ABD’li General İran’ı suçladı

fft22_mf13742.jpg

Irak’taki Amerikan birliklerinin komutanı General David Petraeus, Bağdat’taki Yeşil Bölge’ye geçen pazar yapılan son saldırıların ardında İran’ın bulunduğunu iddia etti.

Irak’taki Amerikan birliklerinin komutanı General David Petraeus, Irak’ın başkenti Bağdat’ta, parlamento, hükümet binaları ve Amerikan Büyükelçiliği’nin bulunduğu korunaklı Yeşil Bölge’ye geçen pazar günü düzenlenen havan topu ve füze saldırılarının sorumlusunun İran olduğunu söyledi.

Kral’dan dinlerarası diyalog için çağrı

fft17_mf13744.jpg

Suudi Kralı Abdullah ‘ateizmin yükselişine karşı insanlığı kurtarmak için’ tüm tek tanrılı dinlerin temsilcileriyle görüşmek istediklerini söyledi.

Suudi Arabistan Kralı Abdullah, aralarında Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin de bulunduğu tüm tek tanrılı dinlerin temsilcilerinin bir araya gelerek “dinlerarası diyalog kurması gerektiğini” söyledi.
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da önceki gün konuşan Kral Abdullah, “Dünyada doğruluğun, erdemin azalmasına ve ateizmin yükselişine karşı insanlığı kurtarmak için diğer tek tanrılı din mensubu kardeşlerimizle görüşmek istiyoruz” dedi.

İlk Suudi kralı
Geçen kasım ayında Vatikan’ı ziyareti sırasında bu projeyi Papa 16. Benedictus’la da paylaştığını söyleyen Kral Abdullah, Suudi din adamlarının da onay verdiği görüşmenin nerede yapılabileceğine dair bir öneride bulunmadı.
Bu açıklamasıyla Kral Abdullah aşırı muhafazakâr ülkede, diğer dinlerin temsilcileriyle görüşme talebinde bulunan ilk kral oldu.

Normal doğum mu sezaryen mi?

26813hamb.jpg

Her ne kadar doğum öncesi takiplerde normal doğum mu sezaryen mi sorusuna cevap aranıyorsa da, gerçek bulgular doğum eylemi başladığında yapılan ilk muayenelerde elde edilir.

Normal doğumun avantajları nelerdir?

Öncelikle alışılagelmiş doğal bir yoldan bebeğin dünyaya gelmesidir. Doğa zaten vagina ile biten doğum yolunu gebelik süresince bu doğum eylemine kendini hazırlar ve tüm olaylar bu yoldan gerçekleşmesi için yönlendirilir  Her ne kadar uzun da sürse ayağa kalkıp normal hayata dönme olasılığı daha çabuk olur.  Bebeğinizin ilk ağlamasını duyar ve bunun verdiği heyecan herhalde hiçbirşeyle karşılaştırılmaz.  Diğer doğumların da normal vaginal yoldan olma olasılığı daha yüksektir.

Normal doğumun dezavantajlar nelerdir?

Uzun ve yıpratıcı bir süreçtir ve doğum ağrılarına katlanmanız gerekmektedir.  Normal vaginal doğum sonucunda oluşan sekeller ve deformasyonların oluşumu da herkes tarafından bilinmektedir. Vaginanın genişlemesi, idrar kesesi ve kalın barsağının vagina içine doğru fıtıklaşması sıkça rastlanan olaylardır ve ileride bunların düzeltilebilmesi için ek operasyonlar gerekebilir.  Doğum yolundaki bebeğin iyilik hali çok yakından takip edilmesi gerekir ve en küçük ihmaller ilerde ciddi sekellere sebep olabilir. İri bebeklerin doğumunda oluşan geniş vagina yırtıkları hem tamir edilmesi zor hem de uzun operasyon zamanı gerektiren problemlerdir. Ciddi bir şekilde tamir edilmeyen yara ve yırtıklar genç yaştaki hanımların idrar ve büyük abdest kaçırmasına sebep olur ki normal yaşamı zehir eden bir sıkıntıdır.
Tabii şunu da iyi bilmek gerekir: normal doğum için yatırılan hastaların ortalama % 25 ‘i doğum ağrılarını çekerler ama muhtelif sebeplerden dolayı, doğum yine ACİL sezaryenle sonuçlanmaktadır.   

Sezaryen doğumun avantajları nelerdir?

Doğum ağrılarını çekmek zorunda değilsiniz. 
Bebeğinizin sıkınıtıya düşme olasılığı en düşük orandadır.
Normal operasyon gibi randevu ile gelip anestezi hazırlığı sonrası uyuyup gözünüzü açtığınızda bebeğiniz yanınızda görmeniz herhalde azımsanmayacak kadar önemli bir konfor. Tabii spinal anestezi yapılmışsa doğum ağrısı olmadan 2-3 dak içinde bebeğiniz kucağınızda olmaktadır.
Aynı zamanda tüplerin de bağlanarak ek bir operasyona gerek duyulmadan bu önemli işlem gerçekleşebilir. 
        

Sezaryen doğumun dezavantajları nelerdir?

Genel anestezi gerektirir. Spinal (epidural) anestezi denen belden yapılan anestezi çeşitleri de mevcuttur. Fakat genel anestezi hem hastanın hem de doktorun öncelikle tercih ettiği bir yöntemdir.
Karın boşluğu açılır ve bunu takip eden operasyon sonrası ciddi bir bakım gerektirdiği gerçeği gözardı edilemez.
Normal doğumda hastanede kalma süresi 1-2 günle sınırlı iken, sezaryende bu süre ortalama 3 gün kadardır.
Tabii ki bir sezaryen hastasının tamamen normal hayatına dönmesi en azından 7-8 gün içinde olur
Bu avantaj ve dezavantajlar listesi istendiğinde uzatılabilir ve her hekim kendi tecrübe ve bilgisine göre sezaryen ve normal doğum kriterlerini genişletebilir. Fakat evrensel olan bazı gerçekler her hasta için geçerlidir.

Öncelikle bebeğinizin makat (popo) ile gelmesi, doğum öncesi tahmin edilen ağırlığının 3 500 gram’dan fazla hatta 4000 gr üstünde ise anne adayının doğum kanalının yapısına göre normal doğum riskine girmek anlamsız olur. Bebeğin doğum öncesi takiplerinde gelişme sorunu veya bazı sağlık sorunlarının olasılıklarında tabii ki normal doğum stresini ilave etmek her zaman gerekmeyebilir. Özellikle premature doğumlarda ve bebeğin bir an evvel doğurtulması gerektiği hallerde de normal doğumda ısrar etmek iyi bir davranış değildir. Tabii ki anne adayının normal doğum korkusu ve doktoru ile bu eylem sürecinde uyumsuzluk belirtileri de sezaryen için geçerli bir sebeptir.

Her ne kadar doğum öncesi takiplerde normal doğum mu sezaryen mi sorusuna cevap aranıyorsa da, gerçek bulgular doğum eylemi başladığında yapılan ilk muayenelerde elde edilir. Tabii takiplerde özellikle bebek kalp ritmindeki problemler başta olmak üzere baş ile doğum yolu arasındaki uyumsuzluk, uzun ve anne adayının yorgun düştüğü ve bu yorgunluk neticesinde doğum ağrılarının durduğu durumlarda sezaryen kurtarıcı olarak imdadımıza yetişir. 

Kilo vermek neden zor?

2685dietb.jpg

Bu soru karşısında bazıları “hayır hiç de zor değil” diye cevap vermiş olabilir. Ancak artık şununla yüzleşelim; kilo vermenin ciddiye alınması gerekir.

Kilo verme aynı zamanda stratejik bir planlama ve davranış değişikliğini de gerektirir. Bilmediğiniz ve anlamadığınız hiçbir işte başarılı olmayacağınız gibi kilo verme işinde de eğer gerekli öğrenme çabası ve değişim isteği içinde değilseniz başarılı olamayabilirsiniz ve bu durumda kilo vermek çok zordur.
Yaşam şeklinizi tamamen değiştirmediğiniz sürece kilo vermeyi bir süreç olarak gördüğünüzde evet kilo vermek zordur ve verilen kilo geri alınır! Aşırı kilolu olan çoğu kişi, kilo vermeyi gerçekten çok ister. Ancak bunu çok zor gerçekleştirir. Bunun çeşitli nedenleri vardır.

Önce isteyin, kabullenin

Kilo vermeye hazırlanırken önemli olan, kilo vermenin emek ve zaman gerektirdiğini kabul etmektir. Böylece zor zamanlarınızda da moraliniz bozulmaz. Kilo verme hızı bazen yavaşlar, bazen durur, bazen de vücut ağırlığı artmış gibi bile görünebilir.
Yemek yemek karmaşık bir aktivitedir. Yemeğin sizi baştan çıkarması, örneğin yemekten sonra bir dilim kek ikram edilmesi karşısında o keki yiyip yemeyeceğinizi belirleyen çeşitli faktörler söz konusudur. Metabolizmanız çalışmaktadır, açlık hissi uyarılmış olabilir. Ailenizin sizi yetiştirme tarzı da bu tabloyu etkiler, çünkü yemeklerin doğanın bir ikramı ve kutsallık bağlantısı olduğu size öğretilmiş olabilir. Ayrıca kültürün de rolü vardır. Özellikle de bir başkasıyla birlikte yemek yiyorsanız ve tatlı dahil bütün yemeklerin yenilmesi gerektiğini hissediyorsanız, ısrarlı ikramlar karşısında ‘hayır’ diyemiyorsanız cevabınız farklı olur.

Psikolojiniz de önemli

Psikolojik faktörler de önemlidir. Özelikle de kendinizi depresif ya da yalnız hissediyor ve memnun olmak için yiyecek istiyorsanız reddetme olasılığınız çok düşüktür. Yemek yeme davranışı ve iştahı kontrol edememe durumuna tek bir sebep gösterilemez. Ancak tek bir doğru çıkış yolu var ki o da kendinize en uygun egzersiz ve yeme alışkanlıklarıyla bu durumu kontrol altında tutmak ve düzeltmektir. Yedikleriniz yüzünden suçluluk ve yiyemedikleriniz yüzünden kızgınlık hissetmek yerine, besin gruplarını tanıyıp yemeniz gereken porsiyon miktarlarını ve metabolik hızınızı öğrenebilir ve yemekten daha fazla zevk alabilirsiniz!

Test

Kendinizi değerlendirin

Beslenme konusunda birçok şey öğrenmiş olabilirsiniz ancak beslenme bilimi o kadar geniş kapsamlı ve günlük hayatımızın içinde olan bir bilim dalı ki bu konuda sürekli bilgilerinizi test edip yenilemekte fayda var. Bilginizi değerlendirmek için aşağıdaki cümleleri doğru ve yanlış olarak cevaplayın ve sonucu değerlendirin.

1 – Araştırmalara göre, kilo verirken arkadaşların sosyal desteği yararlı olmayabilir. DOĞRU / YANLIŞ
2 – Hızlı yemek yemek. yiyeceklerden alınan zevki artırır, çünkü bu şekilde tat memecikleri daha çok uyarılır. DOĞRU / YANLIŞ 
3 – Yemek yerken mola vermek, yemek yeme miktarını artırır, çünkü beden yiyeceği sindirir ve daha çok yemek yemek için sinyal gönderir. DOĞRU / YANLIŞ 
4 – Dinlenme sırasındaki nabzınız, siz kilo verdikçe ve kondisyonunuz iyileştikçe artar. DOĞRU / YANLIŞ 
5 – Egzersiz uzun vadede tekrar kilo almaya engel olmaz, ancak yine de sağladığı sağlığa yönelik avantajlar yüzünden egzersiz yapmaya devam edilmelidir. DOĞRU / YANLIŞ

Cevaplar:

1 – Yanlış: Sosyal destek hakkında bir çok araştırma yapılmıştır ve bu araştırmalara göre sosyal destek alan bireyler daha sağlıklı bir yaşam sürmekte ve hayatın pek çok alanında daha başarılı olmaktadır.
2 – Yanlış: Tat memecikleri hızla yenen yemeğin tadını alamaz. Yemekten alınan zevki artırmak için daha yavaş yenmelidir.
3 – Yanlış: Yemek yerken mola vermek, vücudun yeterince yemek yendiği sinyalini göndermesi için bir fırsat verir. Daha az yemek yiyerek doymanızı sağlar.
4 – Yanlış: Kilonuz azaldıkça ve daha sağlıklı oldukça, nabzınız büyük ihtimalle azalacaktır. Bu da kalbinizin daha az atış ile görevini yapabildiğini gösterir.
5 – Yanlış: Egzersiz uzun vadede kilo almaya engeldir.

Bile bile ölüme gitmek!

1987’de yayınlanan bir makalede haftada 3-9 kadeh içki içen kadınlarda meme kanseri riskinin yüzde 30 arttığı ve daha çok içtikçe riskin de büyüdüğü belirtildi. 1998’de altı çalışmayı özetleyen bir çalışma yapıldı. Bu çalışmada 320 bin kadın yer aldı. Sonuç, günde bir içkinin meme kanseri riskini yüzde 10, 2-5 içkininse yüzde 40 artırdığı yönündeydi. Bu riskler belirtilerek soru sorulmasına rağmen bir internet sitesinde yapılan bir oylamada okuyucuların yüzde 60’ı içmeyi azaltmayacağını ya da kesmeyeceğini belirtti.

Cem Yılmaz broş gafını ’affetmedi’

fft1_mf13833.jpg

Yeşilçam broşunu vermek üzere sahneye gelen Altınbaş Genel Müdürü “Yılın En İyi Kadın Oyuncusu” ödülünü alan Özgü Namal’a ‘Nurgül Hanım’ diye hitap edince Cem Yılmaz fırsatı kaçırmadı ve sahneye fırladı.

BEYOĞLU Belediyesi ile TÜRSAK Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği “Yeşilçam Ödülleri”nin Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki gecesine giderken bu denli eğlenebileceğimi tahmin etmiyordum. Cem Yılmaz sahnede olduğu birkaç dakikada salonda kahkaha fırtınası kopardı. “En İyi Kadın Oyuncu” seçilen Özgü Namal’a bu kategori için hazırlanan broşu vermek üzere sahneye gelen Altınbaş Genel Müdürü Atilla Sezgin’in gafı geceye damgasını vurdu.

SEZGİN  “Altınbaş olarak ‘En İyi Kadın Oyuncu’ seçilen Nurgül Yeşilçay’a bir broş hazırladık” deyince Namal, mahcup bir şekilde, “Ben de isterdim burada olmasını” dedi. Altınbaş’ın gafı salonda gülüşmelere neden olurken, bir sonraki ödülü vermek üzere kuliste bekleyen Cem Yılmaz sahneye fırlayarak Sezgin’i tebrik edince salon kahkahaya boğuldu.